YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6967
KARAR NO : 2023/580
KARAR TARİHİ : 26.01.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM : Asıl ve birleşen davanın reddi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleşen davada davacı vekili; davacı şirketin yetkilisinin yetkili ve ortağı olduğu dava dışı Royal … Otelcilik Tur. Otm. Nak. ve İnş. Ltd. Şti. ile davalı … arasında otel malzeme ekipmanlarının alım satımı konusunda anlaşıldığını, buna göre 26.09.2011 tarihli teklif sipariş formunun hazırlandığını, dava dışı şirketin satın aldığı malzemelere ilişkin bu şirketin çek karnesi olmaması nedeniyle davacı şirket tarafından, 8 adet, toplamda 46.800,00 TL bedelli olan çeklerin davalı şahsa avans, teminat amaçlı olarak teslim edildiğini, ancak malzemelerin dava dışı şirkete teslim edilmediğini, bu nedenle çeklerin iadesi talebini içerir ihtarın gönderildiğini, ancak sonuç alınamadığını, çeklerin bedelsiz kaldığını ileri sürerek davalıya avans-teminat olarak teslim edilen 46.800,00 TL bedelli, 8 adet çekten dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, birleşen davada ise, asıl dava ile borçlu olmadığının tespiti talep edilen çeklerden, Türkiye İş Bankası Yenihal … Şubesi’nin 104983 nolu hesabından keşide edilen 29.01.2012 keşide tarihli, 3400424 seri numaralı, 5.000,00 TL bedelli çeke dayalı takibin davalı şirket tarafından başlatıldığını, ancak davalı şirketin iyi niyetli hamil olmadığını, faktoring şirketi olması sebebiyle çekleri teslim alırken tevsik eden belgeleri de kontrol etmesinin gerektiğini, asıl dava dosyasında davalı şirketin taraf olmaması nedeniyle işbu davanın açıldığını ileri sürerek takibe konu 5.000,00 TL bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl ve birleşen davada davalı …; cevap dilekçesi sunmamıştır.
2.Birleşen davada davalı … Hiz. Tic. A.Ş. vekili; davaya konu çekin, diğer davalı ciranta … tarafından aralarındaki factoring ve temlik sözleşmesi uyarınca davalı firmaya teslim edildiğini, çekin dayanağı olan faturaların da davalı şirkete teslim edildiğini, davacının çeklerin avans-teminat olarak verildiğine ilişkin bir belge sunmadığını, davacının diğer davalı ile ilgili def’ilerini temlik alan davalıya karşı ileri sürme imkanına sahip olmadığını savunarak davanın reddi ile %40’tan aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının asıl dava ve birleşen dava konusu çeklerin davalıya avans niteliğinde verildiğini yazılı delille ispatlayamadığı, bu nedenle davalı …’e karşı açılan davanın reddinin gerektiği, birleşen davaya konu çekin asıl davaya da konu edilmesi, birleşen davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı Kanun) döneminde açılmış olması nedeniyle birleşen davada, davalı …’e karşı açılan davanın derdestlik nedeniyle reddine karar vermek gerektiği, birleşen davada davalı … için de bedelsizlik def’i ileri sürülmüş ise de, bedelsizlik def’i mutlak def’ilerden olmayıp nispi def’i niteliğinde olduğundan çeke ciro yoluyla hamil olan iyi niyetli kişilere karşı ileri sürülemeyeceği, davacının çekin bedelsizliğini ispatlayamadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen dava dosyasında davalılara karşı açılan davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 02.12.2021 tarihli ve 2021/7178 E., 2021/6801 K. sayılı kararı ile asıl ve birleşen davada davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı asıl ve birleşen davada davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacı vekili; davaya konu çeklerin müvekkili ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olmadığını, davalı … tarafından müvekkili şirkete dava konusu çekler nedeni ile herhangi bir mal veya ürün teslim edilmediğini, çeklerin bedelsiz ve karşılıksız olduğunu, bu nedenle davaya konu çeklerden dolayı müvekkilinin davalı …’e borçlu olmadığı hususunun nazara alınmadığını, birleşen dava davalısı Şirinoğlu Faktoring A.Ş.’nin birleşen dava dosyasına konu çeki, alacağın temliki hükümleri kapsamında iktisap ettiğini, dava konusu çek, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu’nun yürürlük tarihinden önceki tarihli bir çek olması nedeniyle şahsi def’ilerin faktoring şirketine karşı da ileri sürülebileceğini belirterek onama kararının düzeltilerek Mahkeme kararının bozulmasını karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, asıl ve birleşen davaya konu çeklerin bedelsiz kalması nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 440 ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Asıl davada; dosyadaki yazılara, Mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl davada davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hâllerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
2.Birleşen davada;1086 sayılı Kanun’un 5219 sayılı Kanun ile değişik 440 ıncı maddesinin üçüncü fıkrasının (1) inci bendi gereğince “Miktar veya değeri 6.000 (Altıbin) Türk Lirasından az olan davalara ait hükümlerin onanması veya bozulmasına ilişkin kararlar” hakkında karar düzeltilmesi yoluna gidilemez. 01.01.2021 tarihinden itibaren karar düzeltme sınırı 26.310,00 TL’ye yükseltilmiştir. Dosya içeriğine göre reddedilen ve karar düzeltme istemine konu edilen toplam miktar 5.000,00 TL olup Dairemizin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 26.310,00 TL’nin altında kalmaktadır.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Asıl davada davacı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun’un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
2.Birleşen davada davacı vekilinin birleşen davaya yönelik karar düzeltme dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Aşağıda yazılı bakiye 206,80 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun’un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine (asıl dava yönünden),
26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.