YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6697
KARAR NO : 2023/3852
KARAR TARİHİ : 30.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Zimmet, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Düşürülme
… 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.09.2020 tarihli ve 2019/525 Esas, 2020/264 sayılı Kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere “suçtan zarar görme” kavramının “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali” olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle sanıklar hakkında zimmet suçundan açılan kamu davasına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesine göre doğrudan zarar görmeyen … Başkanlığının katılma hakkının olmadığı, usulsüz olarak verilen katılma kararının temyiz hakkı vermeyeceği, bu itibarla bu suçtan kurulan hükümleri temyiz yetkisinin bulunmadığı kabul edilmiştir.
Sanıklar hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan düşürülme hükümlerinin; hüküm tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.03.2009 tarihli ve 2009/694 Esas, 2009/1920 Soruşturma, 2009/68 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci fıkrası, resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları ve haklarında aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluğu uygulanmasına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
B. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.07.2013 tarihli ve 2009/87 Esas, 2013/192 sayılı Kararı ile sanıklara yönelik zimmet isnadının dolandırıcılık suçunu oluşturduğu kabulüyle sanıklar hakkındaki kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına, resmi belgede sahtecilik suçundan mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 339 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 59 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sanıkların 2 yıl 6’şar ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
C. Bahse konu kararın katılan vekili, sanık … ve müdafii, diğer sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 10.10.2019 tarihli ve 2015/13431 Esas, 2019/9464 sayılı Kararı ile hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
Ç. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde temyiz incelemesine konu karar ile sanıklar hakkındaki kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı düşürülmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilininin temyiz sebepleri; suçların işlendiğinin tüm bilgi ve belgelerle sabit olduğuna, süresi içerisinde yapılan bir şikayetin, yargılamanın uzaması ile cezasız kalmasının yargıya duyulan güveni azalttığına, işlenen suçların tarafların yanına kâr kaldığına ve sair hususlara ilişkindir.
IV.GEREKÇE
Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşmesi yerine düşürülmesine karar verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu hukuka aykırılığın Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
1. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle katılanın suçtan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle katılma ve hükümleri temyiz hakkı olmadığından, vekilinin zimmet suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.09.2020 tarihli ve 2019/525 Esas, 2020/264 sayılı Kararına yönelik temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan “düşürülmesine” ibaresinin “düşmesine” şeklinde değiştirilmesi suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.03.2023 tarihinde karar verildi.