Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/1881 E. 2023/1415 K. 07.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1881
KARAR NO : 2023/1415
KARAR TARİHİ : 07.03.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SUÇ : Nafaka hükümlerine uymamak

… 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (İcra Ceza Mahkemesi sıfatıyla) 24.09.2020 tarihli ve 2020/18 Esas, 2020/26 sayılı kararı ile sanık …’ün, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 344. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına ilişkin kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin (İcra Ceza Mahkemesi sıfatıyla) 07.12.2020 tarihli ve 2020/28 değişik … sayılı kararı ile hükmün 07.12.2020 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

… Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 27.12.2022 tarihli ve 94660652-105-75-4651-2022-KYB sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.02.2023 tarihli ve KYB- 2022/165492 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Dairemize gönderilmekle gereği düşünüldü:

I.İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.02.2023 tarihli ve KYB- 2022/165492 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“1- Dosya kapsamına göre, … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin İcra Ceza mahkemesi sıfatıyla

vermiş olduğu tazyik hapsine karşı yapılan itirazın … 2. Asliye Hukuk Mahkemesince İcra Ceza mahkemesi sıfatıyla değerlendirilerek reddine karar verilmiş ise de, 2004 sayılı Kanun’un 353. maddesinde bulunan; “İcra mahkemesinin verdiği tazyik ve disiplin hapsine ilişkin kararlara karşı, tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edilebilir. Mahkeme itirazı incelemesi için dosyayı o yerde icra mahkemesinin birden fazla dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için birinci daireye, o yerde icra mahkemesinin tek dairesi bulunması hâlinde asliye ceza mahkemesine, icra mahkemesi hâkimi ile asliye ceza mahkemesi hâkiminin aynı hâkim olması hâlinde ise en yakın asliye ceza mahkemesine gönderir.” şeklindeki düzenlemeye göre, bir yargı teşkilatının kurulu olduğu her hangi bir bölgede birden fazla icra mahkemesi bulunuyor ise numara olarak sonraki icra mahkemesinin itirazları incelemeye yetkili olduğu, tek bir icra mahkemesi bulunuyor ise asliye ceza mahkemesinin itirazları incelemekle görevli olacağı anlaşılmakla, somut olayda … Adlî Yargı … Komisyonu’nun yargı çevresi içerisinde icra mahkemesinin kurulu olmaması sebebiyle Asliye Hukuk mahkemelerinin icra ceza mahkemesi sıfatıyla görev yaptıkları, bu anlamda anılan yargı çevresinde bir adet icra mahkemesinin bulunduğunun kabulünün gerektiği cihetle, … 2. Asliye Hukuk Mahkemesince itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilerek dosyanın görevli asliye ceza mahkemesine gönderilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girerek karar verilmesinde,
Kabule göre de;

2- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19.04.2005 tarihli ve 2005/17-7 Esas, 2005/37 sayılı kararında belirtildiği üzere, 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 344. maddesinde düzenlenen ve şikayete tabi bulunan nafaka hükmüne uymamak suçunun oluşabilmesi için, nafaka ödenmesinin kesinleşmiş bir mahkeme kararına dayanması, aylık nafakanın tahsili için icra takibine başlanılmış ve icra emrinin borçlu-sanığa tebliğ edilmiş olması, borçlunun ilamda yazılı ödeme koşullarına uymaması, aylık nafakaya hükmedilmesi halinde icra emrinin tebliği ile şikayet tarihi arasında işlemiş en az bir aylık cari nafaka borcunun bulunması, borçlu-sanık tarafından nafakanın kaldırılması veya azaltılması hususunda açılmış bir davanın bulunmaması, dava açılmış ise sonuçlanmış olması ve şikayet hakkının suçun işlendiğinin öğrenilmesinden itibaren 3 ay ve her halde işlenmesinden itibaren 1 yıl içinde kullanılması gerekmesi karşısında, somut olayda … İcra Müdürlüğünün 2018/2200 sayılı takip dosyası ile 2020 yılının Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran ayları için birikmiş tedbir (300,00 Türk lirası) ve iştirak (400,00 Türk lirası) nafaka borcu ödenmediğinden dolayı şikayette bulunulduğu, dilekçenin havale edildiği Temmuz ayından geriye doğru olan 3 ayın nafaka borcu ödenmediği için tazyik hapsine hükmedilmesi ve ilgili ayların nafaka borcu ödendiği takdirde cezanın düşürülmesine karar verilmesi gerektiği, ayrıca müşterek çocuk 28.09.2000 doğumlu Enes’in 28.09.2018 tarihinde reşit olduğu gözetildiğinde, bu tarihte iştirak nafakasının kendiliğinden sona ereceği, borçlunun anılan müşterek çocuk için şikayete konu aylara ilişkin ödeme yapmak zorunda olmadığı gözetilmeden, aylık nafaka borcu 700,00 Türk lirası olarak belirtilerek ve ödendiği takdirde düşme kararı verilecek aylar belirtilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II.GEREKÇE
1.Sanığın, yargılama konusu eylemi için 2004 sayılı Kanun’un 344. Maddesinde “üç aya kadar tazyik hapsi” öngörüldüğü belirlenmiştir.

2.2004 sayılı Kanun’un “Nafakaya ilişkin kararlara uymayanların cezası” başlıklı 344. maddesi

“Nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse, borçlu tahliye edilir.
Borçlunun, nafakanın kaldırılması veya azaltılması talebiyle dava açmış olması halinde, ileri sürdüğü sebepler göz önünde bulundurularak, tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir.” şeklinde düzenlenmiştir.

3.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un 2/l. maddesinde disiplin hapsi; “Kısmî bir düzeni korumak amacıyla yaptırım altına alınmış olan fiil dolayısıyla verilen, seçenek yaptırımlara çevrilemeyen, önödeme uygulanamayan, tekerrüre esas olmayan, şartla salıverilme hükümleri uygulanamayan, ertelenemeyen ve adlî sicil kayıtlarına geçirilmeyen hapsi” olarak tanımlanmıştır.

4.2004 sayılı Kanun’un da icra suçlarıyla ilgili hükümlerin 331 ilâ 345/b maddeleri arasında, muhakeme usulüne ilişkin hükümlerinin ise 346 ilâ 354 üncü maddelerinde düzenlendiği, icra suçlarının, suç olarak düzenlenmek suretiyle hapis ve adlî para cezası şeklinde yaptırımlara bağlananlar ile disiplin veya tazyik hapsi yaptırımına bağlananlar şeklinde ikili bir ayrıma tâbi tutulduğu, disiplin hapsi veya tazyik hapsinin, bir suç karşılığı olmayıp kısmî bir düzeni korumak amacıyla yaptırım altına alınmış bir fiil karşılığı olarak uygulanan seçenek yaptırımlara çevrilemeyen, ön ödeme uygulanamayan, tekerrüre esas olmayan, şartla salıverilme hükümleri uygulanamayan, ertelenemeyen ve adlî sicil kayıtlarına geçirilmeyen yaptırımlardır.

5.Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19.04.2005 tarihli ve 2005/17-7 Esas, 2005/37 sayılı kararında belirtildiği üzere, 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 344. maddesinde düzenlenen ve şikâyete tabi bulunan nafaka hükmüne uymamak suçunun oluşabilmesi için, nafaka ödenmesinin kesinleşmiş bir mahkeme kararına dayanması, aylık nafakanın tahsili için icra takibine başlanılmış ve icra emrinin borçlu-sanığa tebliğ edilmiş olması, borçlunun ilamda yazılı ödeme koşullarına uymaması, aylık nafakaya hükmedilmesi halinde icra emrinin tebliği ile şikayet tarihi arasında işlemiş en az bir aylık cari nafaka borcunun bulunması, borçlu-sanık tarafından nafakanın kaldırılması veya azaltılması hususunda açılmış bir davanın bulunmaması, dava açılmış ise sonuçlanmış olması ve şikayet hakkının suçun işlendiğinin öğrenilmesinden itibaren 3 ay ve her halde işlenmesinden itibaren 1 yıl içinde kullanılması gerekir.

6. 2004 sayılı Kanun’un 353/1. maddesinde yer alan “İcra Mahkemesinin verdiği tazyik ve disiplin hapsine ilişkin kararlara karşı, tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edilebilir. Mahkeme itirazı incelemesi için dosyayı o yerde icra mahkemesinin birden fazla dairesinin bulunması halinde, numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için birinci daireye, o yerde icra mahkemesinin tek dairesi bulunması halinde asliye ceza mahkemesine, icra mahkemesi hakimi ile asliye ceza mahkemesi hakiminin aynı hakim olması halinde ise en yakın asliye ceza mahkemesine gönderir. İtiraz incelemesi neticesinde verilen karar kesindir.” şeklindeki düzenlemeye göre bir yargı teşkilatının kurulu olduğu her hangi bir bölgede tek bir icra mahkemesi bulunuyor ise asliye ceza mahkemesi itirazları incelemekle görevlidir.

7. 4721 sayılı TMK’nun 328/1 maddesindeki “Ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder.” şeklindeki düzenlemeye göre, babanın çocuğuna bakma mükellefiyeti onun reşit olmasıyla sona erer. Dolayısıyla küçüğün reşit olduğu tarihte hükmedilen iştirak nafakası kanun gereği

kendiliğinden sona erecektir.

8.Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; dosya kapsamına göre, … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin İcra Ceza mahkemesi sıfatıyla vermiş olduğu tazyik hapsine karşı yapılan itirazın … 2. Asliye Hukuk Mahkemesince İcra Ceza mahkemesi sıfatıyla değerlendirilerek reddine karar verilmiş ise de, 2004 sayılı Kanun’un 353. maddesinde bulunan; “İcra mahkemesinin verdiği tazyik ve disiplin hapsine ilişkin kararlara karşı, tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edilebilir. Mahkeme itirazı incelemesi için dosyayı o yerde icra mahkemesinin birden fazla dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için birinci daireye, o yerde icra mahkemesinin tek dairesi bulunması hâlinde asliye ceza mahkemesine, icra mahkemesi hâkimi ile asliye ceza mahkemesi hâkiminin aynı hâkim olması hâlinde ise en yakın asliye ceza mahkemesine gönderir.” şeklindeki düzenlemeye göre, bir yargı teşkilatının kurulu olduğu her hangi bir bölgede birden fazla icra mahkemesi bulunuyor ise numara olarak sonraki icra mahkemesinin itirazları incelemeye yetkili olduğu, tek bir icra mahkemesi bulunuyor ise asliye ceza mahkemesinin itirazları incelemekle görevli olacağı anlaşılmakla, somut olayda … Adlî Yargı … Komisyonu’nun yargı çevresi içerisinde icra mahkemesinin kurulu olmaması sebebiyle Asliye Hukuk Mahkemelerinin icra ceza mahkemesi sıfatıyla görev yaptıkları, bu anlamda anılan yargı çevresinde bir adet icra mahkemesinin bulunduğunun kabulünün gerektiği cihetle, … 2. Asliye Hukuk Mahkemesince itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilerek dosyanın görevli asliye ceza mahkemesine gönderilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girerek karar verilmesinde, kabule göre de; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19.04.2005 tarihli ve 2005/17-7 Esas, 2005/37 sayılı kararında belirtildiği üzere, 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 344. maddesinde düzenlenen ve şikayete tabi bulunan nafaka hükmüne uymamak suçunun oluşabilmesi için, nafaka ödenmesinin kesinleşmiş bir mahkeme kararına dayanması, aylık nafakanın tahsili için icra takibine başlanılmış ve icra emrinin borçlu-sanığa tebliğ edilmiş olması, borçlunun ilamda yazılı ödeme koşullarına uymaması, aylık nafakaya hükmedilmesi halinde icra emrinin tebliği ile şikayet tarihi arasında işlemiş en az bir aylık cari nafaka borcunun bulunması, borçlu-sanık tarafından nafakanın kaldırılması veya azaltılması hususunda açılmış bir davanın bulunmaması, dava açılmış ise sonuçlanmış olması ve şikayet hakkının suçun işlendiğinin öğrenilmesinden itibaren 3 ay ve her halde işlenmesinden itibaren 1 yıl içinde kullanılması gerekmesi karşısında, somut olayda … İcra Müdürlüğünün 2018/2200 sayılı takip dosyası ile 2020 yılının Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran ayları için birikmiş tedbir (300,00 Türk lirası) ve iştirak (400,00 Türk lirası) nafaka borcu ödenmediğinden dolayı şikayette bulunulduğu, dilekçenin havale edildiği Temmuz ayından geriye doğru olan 3 ayın nafaka borcu ödenmediği için tazyik hapsine hükmedilmesi ve ilgili ayların nafaka borcu ödendiği takdirde cezanın düşürülmesine karar verilmesi gerektiği, ayrıca müşterek çocuk 28.09.2000 doğumlu Enes’in 28.09.2018 tarihinde reşit olduğu gözetildiğinde, bu tarihte iştirak nafakasının kendiliğinden sona ereceği, borçlunun anılan müşterek çocuk için şikayete konu aylara ilişkin ödeme yapmak zorunda olmadığı gözetilmeden, aylık nafaka borcu 700,00 Türk lirası olarak belirtilerek ve ödendiği takdirde düşme kararı verilecek aylar belirtilmeden yazılı şekilde karar verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III.KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE;

2…. 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.12.2020 tarihli ve 2020/28 değişik … sayılı kararının 5271

sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, sanık hakkında nafaka hükümlerine uymamak eyleminden dolayı hükmolunan tazyik hapsinin kaldırılmasına, bu eylemle ilgili olarak sanık hakkında tazyik hapsi infaz edilmekte ise salıverilmesine;

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının , Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.03.2023 tarihinde karar verildi.