Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/27064 E. 2022/10993 K. 28.09.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/27064
KARAR NO : 2022/10993
KARAR TARİHİ : 28.09.2022

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun kesinlik nedeni ile reddine ilişkin verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi’nce temyiz talebinin reddine dair verilen 18/11/2021 tarihli ek kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyizi istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

K A R A R
Davacı vekili; 30/07/2015 tarihinde davalı İski Genel Müdürlüğü ile yüklenici firması Kentsel Tasarım Restorasyon ve İnşaat A.Ş. tarafından yapılan alt yapı çalışması sırasında müvekkili şirketine ait tesislere zarar verildiği, müvekkil şirket personelince arızanın giderilmesi ve enerji verilmesine müteakip hasara maruz kalan tesislerin onarımı için kullanılan malzeme ve işçilik gibi bedelleri kapsayan hasar bedeli olan 3.786,11 TL hasar verenler aleyhine tahakkuk ettirildiği, davalı tarafından hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine faizi ile birlikte 4.308,90 TL’nin tahsili amacıyla borçlu aleyhine ilamsız takip yapıldığı, borçluya ödeme emri gönderildiği ve davalıların süresi içinde borca itiraz ederek takibi durdurduğu belirtilerek borca itirazın haksız olması nedeni ile davalılarca sebebiyet verilen hasar bedeline ilişkin takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tazminat talebine dayanak gösterdiği olguların hizmet kusuru niteliğinde olduğu, sorumlu ve aktif hasım olanın müteahhit firma olduğu, her türlü zarar ziyanın kazanın ve hasar firmaya ait olduğu, dava konusu hasar ve müteahhit firma tarafından verilen zararlardan idarelerinin sorumlu olmayacağı, pasif husumet ehliyeti yönünden davanın reddi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; aynı alacaklı aynı borçlu hakkında aynı tarihlerde haksız ve kötü niyetli farklı icra dosyalarından takip yapıldığı, takibin dayanağına sıkı sıkıya bağlıdır ilkesinin ihlal edildiği, davacının sunduğu delillere muvafakatleri bulunmadığı, davanın bu yönden de reddi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılamada toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile davalı İSKİ yönünden davanın reddine, takibe davalı …’nin yaptığı itirazın 1.663,13 TL üzerinden iptaline, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiş; karara karşı vekalet ücretinin hatalı belirlendiğinden bahisle davacı vekilince tavzih talebinde bulunulmuş, İlk Derece Mahkemesince tavzih talebinin reddine karar verilmiş, davacı vekilince tavzih talebinin reddi kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince asıl kararın kesinlik sınırının altında olması gerekçesi ile istinaf talebinin kesinlik nedeni ile reddine kesin olarak karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince verilen kesin kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince bu kez 18/11/2021 tarihli ek karar ile temyiz talebinin reddine karar verilmiş, son olarak bu ek karar da davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi’nin, hükmü temyiz eden davacı vekilinin temyiz talebi hakkında vermiş olduğu “temyiz isteminin kesinlik nedeni ile reddine” ilişkin 18/11/2021 tarihli ek kararı usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle ek kararın ONANMASINA; HMK’nın 373. maddesi uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 21,40 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 28/09/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.