YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4061
KARAR NO : 2006/6241
KARAR TARİHİ : 18.07.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, 15.6.2005 tarihli mütevelli heyet toplantısı ve bu toplantıda alınan kararların geçerliliği ile … Teknik Üniversitesi Rektörünün Başkanı bulunduğu Vakıf Yönetim kurulunun vakfı temsil (taahhüt) ve ilzama yetkili bulunduğunun tespiti, karşı davada ise 22.6.2005 tarihli Olağan Genel Kurulun ve seçilen Yönetim Kurulunun yasallığının tespiti, ihtiyati tedbir yolu ile Vakıf Başkanının vakfın mal ve değerleri üzerindeki tasarruf yetkisinin durdurulması ve görevden uzaklaştırılması istenilmiştir. Mahkemece davanın ve karşı davanın reddine karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesi taraflarca, incelemenin duruşmalı olarak yapılması ise davacılar ve karşı davalılar tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz edenlerden davacı Vek.Av…. …ve davaya katılan … ile Av…. ile davalı Vek.Av…. geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacılar vekili; Dava dilekçesinde … Teknik Üniversitesi Geliştirme Vakfının 15.06.2005 tarihli mütevelli heyet toplantısının ve bu toplantıda alınan kararların geçerliliği ile İTÜ Rektörünün Başkanı bulunduğu vakıf yönetim kurulunun vakfı temsil, taahhüt ve ilzama yetkili bulunduğunun tespitini; karşı davacılar ise adı geçen vakfın 22.6.2005 tarihli genel kurul toplantısının ve bu toplantıda seçilen yönetim kurulunun yasallığının tespitini, ihtiyati tedbir yolu ile vakıf başkanının vakıf mal ve değerleri üzerindeki tasarruf yetkisinin durdurulması ile başkanın görevden uzaklaştırılmasını istemişler; mahkemece yapılan yargılama sonunda her iki davanın da esastan reddine karar verilmiştir.
Yukarıda özetlenen her iki dava dilekçesi içeriğinden istemlerin tespit davası niteliğinde olduğu, ayrıca karşı davada Vakıf Başkanının görevden uzaklaştırılmasının da istenildiği anlaşılmaktadır.
Tespit davasının konusu ancak hukuki ilişkiler olabilir. Hukuki ilişkiden amaç bir kişi ile diğer bir kişi veya bir eşya arasında somut bir olaydan doğan hukuki ilişkidir. Bir hukuki ilişki için önemli olsalar bile maddi olaylar yalnız başına tespit davasına konu yapılamaz. Tespit davasının dinlenebilmesi için sözü edilen hukuki ilişkinin yanında hukuki yarar bulunmalıdır. Diğer bir anlatımla davacının tespit davasına konu yapılan hukuki ilişkinin hemen belirlenmesinde hukuki yararının bulunması şarttır. Öğretide ve Yargıtay uygulamalarında Eda davasının hemen açılmasının olanaklı olduğu durumlarda tespit davasının açılmasında hukuki bir yararın olmadığı kabul edilmektedir. Açılmış ve görülmekte olan yada açılacak bir davada, sav ve savunma olarak ileri sürülebilecek konular için ayrı bir saptama davası açmakta hukuksal yarar yoktur. Hukuki yararın varlığı, eda davalarında olduğu gibi, tespit davasının da ön koşuludur. Davacının bir hakkı veya hukuki durumunun bir tehlike ile tehdit edilmiş olması; bu tehdit nedeniyle davacının hukuki durumunun belirsizlik içinde bulunması; tespit davasının bekletilmesinin davacıya zarar vermesi, tespit hükmünün bu tehlikeyi ortadan kaldıracak yeterlikte olması gerekir.
Somut olayda dava ve karşı dava dilekçelerinde ileri sürülen hususların doğruluğunun tespit edilmesi durumunda sözü edilen toplantıların ve bu toplantılarda alınan kararların geçersizliği ve dolayısıyla bunların iptali sonucunu da doğuracağı cihetle bu nitelikteki bir tespit; Eda davasının konusunu oluşturacağından edayı içeren iptal davası yerine, böyle bir tespit davasının açılmasında davacıların hukuki yararlarının bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Ayrıca; karşı davada, Vakıf Başkanının görevden uzaklaştırılması isteminde bulunulmuş ise de 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 112. ve Türk Medeni Kanunu Hükümlerine Göre Kurulan Vakıflar Hakkında Tüzüğün 23. maddeleri, haklı sebepler varsa mahkeme denetim makamının başvurusu üzerine duruşma yaparak yöneticileri görevden alabileceği yada uzaklaştırabileceği buyurucu hükmünü taşımakta olup vakıfların denetim makamı olan Vakıflar Genel Müdürlüğü dışında kişiler veya kurumlar vakıf yöneticilerinin görevden alınmalarını mahkemeden isteyemezler. Somut olayda vakıf başkanının görevden alınmasını isteyen karşı davacıların açıklanan nedenle bu davada aktif husumet ehliyetleri bulunmamaktadır.
Mahkemece, yukarıda açıklanan nedenlerle davanın ve karşı davanın reddi yerine uyuşmazlığın esasına girilerek her iki davanın esasdan ret edilmiş olması yerinde değil ise de sonucu itibariyle doğru bulunan ret kararının yukarıdaki gibi gerekçesi değiştirilerek ONANMASINA, 18.7.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.