Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/8546 E. 2023/1430 K. 07.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8546
KARAR NO : 2023/1430
KARAR TARİHİ : 07.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki şikayet uyuşmazlığından dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince; şikayetçilerden … açısından şikayetin kabulü ile icra emrinin iptaline, diğer davacı … açısından ise davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın şikayet edilen alacaklı ve şikayetçilerden … tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf başvuruların esastan reddine hükmedilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçilerden … tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. ŞİKAYET
Şikayetçi borçlular, hesap kat ihtarlarının her ikisine de usulsüz tebliğ edildiğinden haklarında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi yapılamayacağını ve takibe konu ipoteğin üst limit ipoteği olduğundan limit üstünde takip yapılamayacağını ileri sürerek davanın kabulü ile icra emrinin iptaline karar verilmesini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
Şikayet edilen alacaklı cevap dilekçesinde; borçlulara yapılan tebligatların hukuka uygun olduğunu, herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını, davacı …’in oturduğunu belirttiği adresine yapılan tebligatın usule uygun olduğunu, davacılar … ve … tarafından taahhüt edilen teminatların ayrı ayrı 1.050.000,00 TL ve 500.000,00 TL üst sınır ipoteği olarak verildiğini, dolayısıyla banka lehine verilen bu ipoteklerin toplam değerinin 1.550.000,00 TL olup borçlular aleyhine başlatılan takibin değerinin ise 1.069.000,00 TL olduğunu, davacıların bu yöndeki iddialarının kanuna ve hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayetçilerden … yönünden hesap kat ihtarının usulsüz tebliğ edildiğini, diğer şikayetçi yönünden ise dava dilekçesinde açıkca ailesi ile oturduğunu kabul ettiği adresine gönderilen tebligatın usulüne uygun olduğundan onun yönünden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılmasının yerinde olduğunu kaldı ki bu şikayetçi yönünden ipotek limiti ile sınırlı olarak takip yapıldığının da açık olduğu gerekçesiyle davanın … açısından kabulü ile icra emrinin iptaline, davacı … açısından ise davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet edilen alacaklı ve şikayetçilerden … istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçilerden … istinaf dilekçesinde; mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hesap kat ihtarnamelerinin usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edilmediğini, tebligat zarfında adı geçen Ayhan Bakar isminde bir komşusu bulunmadığını, bu konuya ilişkin Çınarlı Mahallesi Muhtarlığından alınan 15.10.2020 tarihli yazıda görüleceği üzere 01.06.2019 tarihinde beri ilgili mahallede Ayhan Bakar isimli bir komşusunun olmadığının yazdığı bu yazıyı dilekçe ekinde sunduklarını, şayet böyle bir komşusu bulunsa dahi bu sebeple yapılan takibin usulüne uygun olmadığını, dolayısıyla borçlulara icra emri gönderilemeyeceğini, ayrıca takibe konu ipotek üst limit ipoteği olup bu limitin üstünde bir takibat yapılamayacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Şikayet edilen alacaklı istinaf dilekçesinde; 17.06.2019 tarihli tebliğ mazbatasını incelediği takdirde; tebliğ memurunun belirtilen adreste kimsenin bulunmadığını bilgisini yazarak ilgilinin neden adreste bulunmadığını “tahkik etme” görevini yerine getirdiğini, yine tebliğ memurun, tahkik etmekle kalmayıp, tevsike yönelik olarak yaptığı tahkikatın sonucunu muhatap hakkında bilgi veren komşunun kimliği, komşu isim ve imzadan imtina ettiği için bu isteği tebligat kağıdına şerh düştüğünü, kaldı ki tebliğ memurunun tevsik görevini de yerine getirerek davacı borçlunun işte olma durumunu tebliğ mazbatasına şerh düştüğünü, tebligatın hukuka uygun olduğunu, kararın yalnızca davacı … bakımından kaldırılarak davanın tüm davacılar açısından reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacılardan …’e gönderilen hesap kat ihtarının tebliğine ilişkin tebliğ mazbatasının incelenmesinde; “gösterilen adres geçici kapalı olup muhatabın çarşıya gittiği imzadan imtina eden komşu ayhan baykar sözlü beyanından öğrenildi, evrak ilgili mahalle muhtarına tebliğ edildi, 2 nolu haber kağıdı kapıya yapıştırıldı, yukarıda adı geçen komşuya tekrar haber verildi.” açıklaması ile 21.06.2019 tarihinde tebligat işleminin yapıldığını, davacıya yapılan hesap kat ihtarı tebliğinin usulüne uygun olduğunu, hesap kat ihtarı usulüne uygun tebliğ edildiğinden alacaklının ipotek veren hakkında icra emri gönderilmek suretiyle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapmasının mümkün olduğunu, diğer davacıya gönderilen hesap kat ihtarının ise usulsüz tebliğ edildiğini, kaldı ki takip talebi ve icra emrinde şikayetçinin ipotek limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğunun yazılı olduğunu belirterek tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi … temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi … istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususlarla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibinde hesap kat ihtarının usulsüz tebliğ edildiğinden bahisle icra emrinin iptali ve limit aşımına dair şikayete ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK md. 149., 149/b, 150/c , TMK 883/2, Tapu Kanunu Geçici md. 4

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi …’in temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2004 sayılı Kanun’un 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.