YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/386
KARAR NO : 2023/45
KARAR TARİHİ : 17.01.2023
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Kısmen Esastan Red
MAHKEMESİ : İzmir 4. Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki maddi-manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen esastan reddi ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen esastan reddi karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2013 yılında göz üstü kapağı, göz altı kapağı kırışıklıkları giderme ve orta yanak düzeltme amacıyla davalıya ait hastanede, diğer davalı doktor tarafından 12/12/2013 tarihinde estetik ameliyat olduğunu, ameliyat sonrası deformasyon ve aşağıya doğru çökme gözlemlendiğini, davalının düzeleceğini söylemesi üzerine 18/11/2014 tarihinde davalının ikinci kez ameliyat yaptığını, ancak yine istenen sonucun elde edilemediğini, gözlerindeki durumun arkadaşları tarafından alay konusu yapıldığını, işsiz kalma ihtimali bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL maddi, 300.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya yapılan işlemlerde müvekkillerine yüklenecek kusur bulunmadığın savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … Sağlık Hiz. San. Ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle, diğer davalı doktorun, müvekkili hastanenin çalışanı olmadığını, doktorun ameliyathaneyi kiraladığını, bu nedenle davalı hastanenin sorumlu tutulmasının doğru olmadığını, yine davalı doktorun davacıya yapılan işlemlerde kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı hastanede diğer davalı doktor Ata Atabey tarafından göz altı ve göz üstü kapağında yapılan estetik ameliyatında davacıda oluşan olumsuz belirtilerin operasyon sonucu gelişen komplikasyon olduğu, davalı doktor tarafından yan etkilerin ortaya çıkmaması için gerekli önlem ve işlemlerin plastik cerrahi kurallarına uygun olarak alındığı, ancak davacının ameliyat sonrasında uyması gereken kurallar ve kontrol takip işlemlerine yeterince uymaması sonucu ameliyat olan davacının gözlerinde mevcut komplikasyonların ortaya çıktığı, ortaya çıkan olumsuz sonuçta davalıların kusuru bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; müvekkilinin davalının yapmış olduğu ameliyat ile beklediği menfaati elde edemediği gibi eski görüntüsünden daha kötü bir görünüme sahip olduğunu, tüm pansuman ve tedavi işlemlerini eksiksiz yaptığını, ancak bilirkişi heyetinin müvekkilinin gerekli pansuman işlemlerini yapmadığını belirttiğini, oysa müvekkilin ameliyatlardan sonra davalı …’in önermesi ve tedavisinin bittiğinin söylenmesi üzerine yurtdışına çıktığını, davalıların bünyesinde kontrol ve pansumanların yapıldığını, davalıların aksi yönde iddialarının kusuru müvekkiline yükleme çabası olduğunu, yargılamanın tüm safahatında dosyaya kazandırılan deliller, dosyadaki bilgi ve belgeler, emsal kararlar ve mevzuat gereğince davalıların müvekkilinin gözlerinde meydana gelen deformasyondan müşterek ve müteselsilen sorumlu olmaları gerekirken davalıların kusurlarının olmadıklarından bahisle davanın reddine karar verilmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu belirterek davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
2
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının manevi tazminat istemi yönünden, davacının vücut bütünlüğü üzerinde gerçekleştirilen operasyonlardan istenilen sonucun elde edilememiş olması nedeniyle davacı lehine uygun bir miktar manevi tazminat verilmesi gerektiği halde davanın tümden reddine karar verilmiş olmasının yerinde olmadığı belirtilerek davacının manevi tazminata yönelik istinaf istemi dışındaki diğer tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK’nın 353/1 nci maddesinin (b-1) bendi uyarınca kısmen esastan reddine; davacının manevi tazminata yönelik istinaf istemi yerinde olduğundan 6100 Sayılı HMK’nın 353/1 nci maddesinin (b-2) bendi uyarınca kabulüne; ilk derece mahkemesinin 07/03/2019 tarihli kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasını gerektiren bir eksiklik bulunmadığından, düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesine; davacının maddi tazminat davasının reddine; davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine; dava konusu 10.000 TL manevi tazminatın ilk ameliyat tarihi olan 12/12/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde, hükmedilen manevi tazminat miktarının caydırıcılık özelliğinin bulunmadığını belirterek kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
2.Davalı … vekili temyiz dilekçesinde, dava konusu olayı eser sözleşmesi kapsamında değerlendirmenin işin mahiyetine uygun düşmediğini belirterek kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
3.Davalı … Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde, kapak kaldırma ameliyatının estetik amaçla değil, tedavi amaçla yapıldığını,istinaf kararında bilirkişi raporunun yetersiz olduğunun belirtilmesine rağmen kusur incelemesi olmaksızın yetersiz rapora göre karar verildiğini, bilirkişi raporunda doktorun tıbbi açıdan kusurunun bulunmadığını, komplikasyon oluştuğunun belirlendiğini, davalı doktorun, müvekkili hastanenin çalışanı olmadığını, doktorun ameliyathaneyi kiraladığını, bu nedenle davalı hastanenin sorumlu tutulmasının doğru olmadığını belirterek kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık alt üst göz kapağı estetiği ve orta yüz germe ameliyatlarından kaynaklanan eser sözleşmesinin ayıplı yapıldığından bahisle maddi ve manevi tazminat talebine hükmedilip hükmedilemeyeceği hususundadır.
3
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı TBK’nın 49, 50/1,56/1, 470-486. maddeleri, Avrupa Biyotıp Sözleşmesinin 4.maddesi.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.1.Davalıların temyizi değerlendirildiğinde, dosya kapsamına alınan 24/06/2018 tarihli raporda, davacının ikinci kez davalı tarafından ameliyat edilmesine rağmen sağ alt göz kapağında şişlik, gözlerde aşırı kuruluk ve sağ alt göz kapağında hafif skar bulunduğunu; böylece davalı doktorun ikinci ameliyatı yaparak ilk ameliyat ile davacı tarafa taahhüt ettiği sonucu veremediğini, eserini gereken özen yükümlülüğü kapsamında tam ve eksiksiz olarak yerine getiremediğini kabul ettiğini, ancak ikinci ameliyata rağmen davacının arzu ettiği sonuca ulaşamadığı anlaşıldığından kararın yerinde olduğu görülmüştür.
2.2.Davacının temyizi değerlendirildiğinde, 6098 Sayılı TBK’nın 49.maddesi ve 56/1 maddesine göre, mahkemece olayın özellikleri göz önünde tutularak davacıya takdir edilen manevi tazminat miktarı yerinde bulunmuştur.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılardan alınmasına,
Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
17.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
4
5