Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/672 E. 2023/9755 K. 04.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/672
KARAR NO : 2023/9755
KARAR TARİHİ : 04.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) (d) ve (h) bentleri, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.02.2022 tarihli ve 2021/297 Esas, 2022/67 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) (d) ve (h) bentleri, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

3. Sanıklar hakkındaki hükümlerin sanıklar müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf başvurusu üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 07.06.2022 tarihli ve 2022/1600 Esas ve 2022/1395 Karar sayılı kararı ile;
“…Sanıklar hakkında TCK 168/3-1 maddesi gereği yarı oranında indirim yapılırken sonuç ceza “6 yıl 6 ay” olması gerektiği halde, “5 yıl 5 ay” şeklinde yanlış hesaplanarak eksik ceza tayini…”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bölge Adliye Mahkemesinin bozma kararı sonrası … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.09.2022 tarihli ve 2022/280 Esas, 2022/230 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) (d) ve (h) bentleri, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 6 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

5. … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 17.10.2022 tarihli ve 2022/2589 Esas, 2022/1975 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına,
2. Etkin pişmanlık uygulanırken indirim oranının daha fazla olması gerektiğine,

Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına,
2. Etkin pişmanlık uygulanırken indirim oranının daha fazla olması gerektiğine,

Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Yağma suçunda TCK 150/1. maddesinin uygulanması gerektiğine,
2. Değer azlığı indirimin uygulanması gerektiğine,
3. Etkin pişmanlık uygulanırken indirim oranının daha fazla olması gerektiğine,

Sanık … ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri:
1. Yağma suçunda TCK 150/1. maddesinin uygulanması gerektiğine,
2. Etkin pişmanlık uygulanırken indirim oranının daha fazla olması gerektiğine,
3. Takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılan …’in, … ilinde ikamet ettiğini, uyuşturucu satın almak için … iline geldiğini, burada … Apart isimli rezidanstan oda kiraladığını, mağdur …’nin de kendisini arayarak yanına gelmek istediğini, …’ta olduğunu söylemesi üzerine …’nin de …’a gelmeyi kabul ettiğini, kendisinin bu sırada bir parka gittiğini, burada sanık … ile 3 şahsın uyuşturucu madde kullandıklarını gördüğünü, yanlarına giderek oturduğunu, sanık …’ın kendisinden uyuşturucu madde istediğini, sanık …’a kaldığı rezidansa geldiği takdirde uyuşturucu madde vereceğini söylediğini, mağdur …’in …’a geldiğini söylemesi üzerine buradan ayrıldığını, sanık … ile diğer şahısların da bulundukları parktan gittiklerini, mağdur … ile suça konu olayın gerçekleştiği rezidansa gittiklerini, sanık …’ın bu rezidansa bir süre sonra geldiğini, ancak fiyatta anlaşamamaları üzerine uyuşturucu madde vermediğini, sanık …’ın çıkarak gittiğini, bir süre sonra rezidansın kapısının çalındığını, mağdur …’nin kapıyı açması üzerine tüm sanıkların zorla apartın içerisine girdiklerini, sanık …’ın, eliyle kendisini darp ettiğini, diğer sanıkların, cebinden 600,00 TL parasını, saatini, tespihini, cüzdanı ve cüzdanının içinde bulunan kartlarını aldıklarını, sanıklardan birinin, mağdur …’nin cebindeki cüzdanı da zorla aldığını, sanıkların ellerinde bıçak ve sopaların bulunduğunu, sonrasında sanıkların ellerinde bulunan bıçak zoruyla kendilerini aşağıya indirerek arabaya bindirdiklerini, tehdit etmek suretiyle aracın bagajına koyduklarını, kendilerini dağlık, ormanlık bir alana götürdüklerini, burada darp etmeye başladıklarını, sanıkların sırasıyla kendilerini darp ettiklerini, bir aparatla kendilerinin vücutlarını yaktıklarını, üzerilerinde bulunan bütün kıyafetlerini çıkarttıklarını, sanık …’ın çakmak gazı ile vücudunun çeşitli yerlerini yaktığını, çıplak vaziyette fotoğraflarını çektiklerini, ayrıca kafalarına poşet geçirerek kendilerini nefessiz bıraktıklarını, sanık …’ın elindeki bıçakla tehdit ederek birbirlerini dövdürdüklerini, bu şekildeki eylemlerin yaklaşık 4-5 saat boyunca devam ettiğini, bu eylemlerini telefonla video kaydına aldıklarını, sonrasında tekrardan aracın bagajına bindirerek bulundukları yerden ayrıldıklarını, yoldayken bulundukları aracı polislerin durdurması üzerine kurtulduklarını beyan ettiği anlaşılmıştır.

2. Sanıkların üzerlerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar ettikleri belirlenmiştir.

3. Tanık A.K.’nın beyanları dava dosyasında mevcuttur.

4. Katılan ve mağdurun kaldığı apartın kamera kayıtlarına ilişkin görüntüler dosya içerisinde mevcuttur.

5. Katılan ve mağdura yaptırılan canlı teşhis işleminde sanıklar Gökhan, … ve Kadir’i kesin ve net olarak teşhis ettikleri belirlenmiştir.
6. Sanık …’ın cep telefonundan elde edilen dijital materyallerin incelenmesinde, katılan ve mağdura yönelik eylemlere ait görüntülerin olduğu, olayla ilgisi olan yazışmaların bulunduğunun görülmüştür.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Suçun Unsurlarının Oluşmadığına İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden;
5237 sayılı Kanun’un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır.
Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; olayın Olay ve Olgular başlığı altında (A) paragrafında izah edildiği şekilde kabul edilmesi suretiyle kurulan hükümde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Etkin Pişmanlık Uygulanırken İndirim Oranının Daha Fazla Olması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden;
Zararının belirli bir kısmı soruşturma aşamasında giderilmesine rağmen kısmi iadeye muvafakat vermediği anlaşılan katılanın, geri kalan zararın kovuşturma aşamasında giderildiği anlaşılmakla, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Yağma Suçunda 5237 sayılı Kanun’un 150/1. Maddesinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden;
Yağma suçları 5237 sayılı Kanun’un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır.
5237 sayılı Kanun’un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçu temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun’ un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir.
5237 sayılı Kanun’ un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır. 5237 sayılı Kanun’ un 150 nci maddesinin birinci fıkrasında; yağma suçunun bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla işlenmesi halinde faile yalnızca tehdit ve/veya yaralama suçundan ceza verileceği öngörülmüştür. Bu şekilde de daha az cezayı gerektirir nitelikli hal olarak düzenlenmiştir.
5237 sayılı Kanun’ un 150 nci maddesinin birinci fıkrasında, bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla denildiğinde bu nitelikli hal uygulanabilmesi için; öncelikle ortada failin mağdura yönelik bir alacak hakkı bulunması, alacağın hukuken korunan ve geçerli hukuki ilişkiye dayanması, yağma eyleminin de hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmesi gerekir.
Bu hak hukuki ilişki kurulunca; kurulan hukuki ilişkinin tarafı olan kimseleri kapsar ve onlar yararlanabilir, bunun dışındaki kimseleri kapsamamaktadır.
Anılan açıklamalar ışığında somut olayımıza gelince; taraflar arasında uyuşturucu alım satımı konusunda çıkan ihtilafın, hukuken korunan bir alacak olmadığı anlaşılmakla, sanıkların eylemlerini nitelikli yağma suçunu oluşturduğunu kabul eden ilk derece mahkemesinin suç vasfının tayininde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 17.10.2022 tarihli ve 2022/2589 Esas, 2022/1975 Karar sayılı kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden CMK’nın 288 ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

04.04.2023 tarihinde karar verildi.