YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1253
KARAR NO : 2023/1618
KARAR TARİHİ : 15.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.04.2015 tarihli ve 2013/913 Esas, 2015/395 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a.)Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine;
b.) Dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci , 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 1.660,00.TL adli para cezası, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; süre tutum dilekçesi ile kararı temyiz ettiği anlaşılmıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, katılandan satın aldığı incir karşılığında suça konu 06.12.2010 tanzim, 07.01.2011 vade tarihli, 14.000,00 TL bedelli, borçlusu hakkında ek takipsizlik kararı verilen Hayriye Göktaş olan sahte senedi cirolayarak vermek suretiyle haksız menfaat elde ettiği anlaşılmaktadır.
IV. GEREKÇE
Gerekçeli karar başlığında şikayet tarihi olan “25.01.2013” şeklinde yanlış yazılan suç tarihinin, suça konu senedin 06.12.2010 tarihinde tanzim edilmiş olması nedeniyle 06.12.2010 tarihi olduğu belirlenerek inceleme yapılmıştır.
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 157 inci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü aynı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği zamanaşımın kesilmesi halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzayacağının belirtilmiş olması nedeniyle 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi olduğu anlaşılmıştır.
2. Suç tarihinin “06.12.2010” olduğu ve bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.04.2015 tarihli ve 2013/913 Esas, 2015/395 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.03.2023 tarihinde karar verildi.