YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/521
KARAR NO : 2023/1855
KARAR TARİHİ : 22.03.2023
N
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.04.2013 tarihli ve 2011/193 Esas, 2013/201 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2005 ve 2006 yıllarına ait defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 ncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.04.2013 tarihli ve 2011/193 Esas, 2013/201 Karar sayılı kararının, katılan vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 10.06.2015 tarihli ve 2015/1971 Esas, 2015/2599 Karar sayılı kararı ile eksik inceleme gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.
3. Bozma üzerine, … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.11.2022 tarihli ve 2015/389 Esas, 2022/582 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçundan, açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca olağanüstü zamanaşımının dolduğundan bahisle düşmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; zamanaşımı süresi dolmadığından sanığın üzerine atılı suçlardan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 225 inci maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiil ve failden ibaret olup, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak açılmayan davadan yargılama yapılıp hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı; … Cumhuriyet Başsavcılığının 12.05.2011 tarihli iddianamesi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun (213 sayılı Kanun) 367 inci maddesine göre dava şartı olan mütalaa ve vergi suçu raporuna uygun olarak sanık hakkında, “2005 ve 2006 yıllarına ait defter, kayıt ve belgeleri gizleme” suçundan kamu davası açıldığı, “2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura kullanma” suçundan açılmış bir dava bulunmadığı gibi birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olan “sahte fatura kullanma” ve “defter, kayıt ve belgeleri gizleme” suçlarının birbirine dönüşemeyeceği ve Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 10.06.2015 tarihli bozma ilamına da Mahkemece uyma kararı verilmesine rağmen bozma sonrası yapılan yargılamada “2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura kullanma” suçundan düşme kararı verilmesi yasaya aykırı ise de, zamanaşımının olumsuz bir muhakeme şartı olduğu, verilen düşme kararının sonucu itibariyle doğru olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
2. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin (a) fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
3. Suç tarihinin 18.03.2010 olduğu ve bu tarihten hüküm tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.11.2022 tarihli ve 2015/389 Esas, 2022/582 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.03.2023 tarihinde karar verildi.