YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/34733
KARAR NO : 2023/1165
KARAR TARİHİ : 01.03.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.07.2013 tarihli ve 2011/145 Esas, 2013/156 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.07.2013 tarihli ve 2011/145 Esas, 2013/156 Karar sayılı kararının, katılan … vekili ile vasisi tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 28.06.2018 tarihli ve 2015/7517 Esas, 2018/4849 Karar sayılı kararı ile; “…eylemin TCK’nın 158/1-c maddesinde düzenlenen suçu oluşturup oluşturmadığının tespiti için katılanın vesayet dosyasındaki raporu ve varsa emeklilik dosyasındaki raporunun da temin edilmek suretiyle katılan … hakkında mahkeme tarafından her iki rapor gözönüne alınıp çelişkinin giderilmesi amacıyla Adli Tıp Kanunu’nun 15. maddesi (f) fıkrası gereğince Adli Tıp Genel Kurulu’ndan rapor alınması, alınan raporda katılanın algılama yeteneğinin zayıf olduğunun tespiti halinde sanıkların eyleminin zincirleme şekilde TCK’nın 158/1-c maddesi kapsamında nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturacağı, aksi halde ise, sanıkların eylemlerinin 6763 sayılı yasa ile uzlaşma kapsamına alınan zincirleme şekilde TCK’nın 157/1 maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin, sanıklar hakkında eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması…” gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.
3. Bozma üzerine … 2.Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.09.2020 tarihli ve 2019/57 Esas, 2020/165 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 4.160,00.TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiilerinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, müvekkilerinin suçsuız olduğuna, dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına, dosyada hukuka uygunluk nedeni bulunduğuna ve hata hükümlerinin tartışılması gerektiğine, ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 28.06.2018 tarihli ve 2015/7517 Esas, 2018/4849 Karar sayılı bozma ilamından sonra Mahkemece dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, ilk uzlaştırma teklifinin yapıldığı 05.02.2020 tarihi ile uzlaştırmanın teklif aşamasında kaldığına ilişkin raporun uzlaştırma bürosuna verildiği 16.03.2020 tarihleri arasında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253/21. maddesi ile Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 34. maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin durduğu anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 22.02.2012 tarihli sorgu işlemi olduğu ve durma süresi de dikkate alındığında, bu tarihten hüküm tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 2.Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.09.2020 tarihli ve 2019/57 Esas, 2020/165 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiilerinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.03.2023 tarihinde karar verildi.