Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2020/5272 E. 2023/1307 K. 07.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5272
KARAR NO : 2023/1307
KARAR TARİHİ : 07.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 6.Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2015 tarihli ve 2013/772 Esas, 2015/179 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraate, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısı tarafından; sanıkların eyleminin, 5237 sayılı Kanun’un 75 inci maddesinin yollaması ile 5809 sayılı Kanun’un 56, 63/10-son c. maddeleri uyarınca değerlendirilerek, ön ödeme önerisinde bulunması gerektiği gözetilmeden yalnızca özel belgede sahtecilik suçundan eylemin değerlendirilerek suç vasfından beraatlerine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle hükümler temyiz edilmiştir.

III. GEREKÇE
1. Gerekçeli karar başlığında “2011” şeklinde yazılan suç tarihinin 21.05.2011 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
2. İletişim bayisi yetkilisi olan sanıkların, müşteki adına sahte GSM abonelik sözleşmesi düzenlemek suretiyle özel belgede sahtecilik suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda, hükümden önce 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanun’un 104 üncü ve 105 inci maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56 ncı maddesinin dördüncü fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına … yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez ve bunlar kullanılamaz” ve beşinci fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükümleri karşısında; sanıklara atılı eylemin özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56 ncı maddesindeki suçu oluşturduğu belirlenerek yapılan incelemede;
a. Sanıkların yargılama konusu eylemi için, 5809 sayılı Kanun’un 56 ncı maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
b. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin suçun iştirak halinde işlendiğinin iddia olunması nedeniyle 18.01.2015 tarihli sanık …’ün sorgusu olduğu ve bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 6.Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2015 tarihli ve 2013/772 Esas, 2015/179 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.03.2023 tarihinde karar verildi.