YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/14816
KARAR NO : 2008/18777
KARAR TARİHİ : 02.12.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacılar murisinin, iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle, davalılardan D.S.İ.Genel Müdürlüğü ile Sosyal Güvenlik Kurumu açısından davanın reddine, 3.934.09 YTL maddi ve manevi tazminatın diğer davalılardan kusurları oranında alınarak davacılara verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davacılar vekilince istenilmesi ve duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.11.2008 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı … … ile davalılardan D.S.İ.Genel Müdürlüğü vekili Avukat …. ve Kurum vekili Avukat ….geldiler. Diğer davalılar adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan … ile Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek bırakılan günde Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 06.10.1998 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davalılardan Sosyal Güvenlik Kurumu ve DSİ Genel Müdürlüğüne yönelik davanın kusursuz olduğundan bahisle reddine, davacı çocukların maddi zararları sigorta tahsisleri peşin sermaye değeri ile karşılandığından reddine, davacı eşin maddi tazminat istemi ile davacı eş ve çocukların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile kusurları oranında davalılardan tahsiline karar verilmiş ve bu karar süresinde davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Dava konusu iş kazasının davalı DSİ Genel müdürlüğüne ait hurda sahasında, DSİ ye ait iş makinesini kullanan DSİ işçisinin müterafik kusurlu eylemi ile meydana geldiği uyuşmazlık konusu değildir uyuşmazlık kusuru bulunmasa bile DSİ’nin zarardan sorumlu olup olmayacağı noktasında toplanmaktadır.
Gerçekten davalı DSİ’nin sattığı hurda malzemeyi göstermek ve tartılmasına nezaret için hurda sahasında temsilcisinin bulunduğu, bunun dışında söküm, yükleme, nakliye, işine müdahalesi söz konusu olmadığının anlaşılmasına göre dava konusu olay nedeniyle kusurunun bulunmadığının kabulü doğrudur. Ancak kazada işçisi …’in kusurlu olduğu belirlendiğine göre istihdam eden sıfatıyla kusur bulunmasa bile zarardan sorumlu olacağının göz ardı edilmesi isabetsiz olmuştur.
Borçlar kanunun 50,51 ve 142 maddeleri gereğince birden ziyade kimsenin birlikte bir zarar vermeleri söz konusu ise, alacaklının bunların tamamından ya da bir bölümünden borcun tamamını istemesi mümkündür. Öte yandan davanın müteselsil sorumluluğa dayanılarak açıldığı dava dilekçesinin içeriğinden açıkça anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca hüküm altına alınan tazminatın tamamından tüm davalıların sorumluluğuna karar verilmek gerekirken kusurları oranında sorumlu olacaklarının kabulü ile yazılı şekilde karar verilmesi bozma nedenidir.
Manevi tazminata yönelik temyize gelince; Olayın oluş şekline, müterafik kusur oranlarına, husule gelen elem ve ızdırabın derecesine, tarafların sosyal ve ekonomik durumuna, paranın alım gücüne, özellikle 22.6.1966 gün ve 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme kararının içeriğine ve öngördüğü koşulların somut olayda; gerçekleşme biçimine, oranına, niteliğine hak ve nesafet kurallarına göre ve özellikle talebin ılımlı olmasına göre, davacılardan her biri yararına hükmedilen manevi tazminatın çok az olduğu açıkca anlaşılmaktadır.
Kabul ve uygulamaya göre de manevi tazminatın takdirinde dikkate alınması gereken tüm veriler dikkate alınarak manevi tazminatın takdiri gerekirken önce manevi tazminat takdiri ve sonra bundan kazalının kusuru oranında indirimle davalıların sorumlu olacakları manevi tazminatların belirlenmesi de hatalıdır.
Yerel Mahkemece Davacı … …’nun maddi tazminatının belirlenmesinde de hataya düşüldüğü görülmektedir. Bu tür, tazminat davaları nitelikçe Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından karşılanmayan zararların giderilmesine ilişkindir. Bu bakımından tazminat belirlenirken maluliyet oranı, kusur oranı ve kanuni nedenler indirildikten sonra Sosyal Sigortalar tarafından bağlanan peşin sermaye değerinin indirilmesi suretiyle tazminatın belirlenmesi gerekir. Somut olayda karar esas alınan 17.03.2007 tarihli hesap raporunda davacının zararı hesaplanırken kazalının müterafik kusuru oranında indirim yapıldığı halde, hüküm kurulurken aynı oranda mükerrer indirim yapılmak suretiyle maddi tazminatın noksan belirlendiği ortadadır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerdel BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 02.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.