Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2020/1067 E. 2023/906 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1067
KARAR NO : 2023/906
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. . Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2015 tarihli ve 2015/17 Esas, 2015/153 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 210 uncu maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 205 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 51 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve cezaların ertelenmesine, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 16.09.2019 tarihli ve 2015/388352 sayılı, sanıkların eyleminin hırsızlık suçunu oluşturduğuna dair bozma görüşlü Tebliğname ile Yargıtay 13. Ceza Dairesine gönderilmiş, ilgili Daire tarafından 19.02.2020 tarihli ve 2019/11441 Esas, 2020/2193 Karar sayılı Görevsizlik kararı ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan … vekilinin temyizi; sanıkların eyleminin iddianamede belirtildiği üzere nitelikli hırsızlık suçunu oluşturduğuna,
2. Sanık … müdafiinin temyizi; sanığın atılı suçu işlemediğine, iftira atıldığına, hükmün kanuna aykırı olduğuna,
3. Sanık … müdafiinin temyizi; sanığın atılı suçu işlemediğine, iftira atıldığına, hükmün kanuna aykırı olduğuna,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan tarafından işletilen pansiyonda kalan sanıkların, katılana 450,00 TL bedelli 10 ayrı senet verdikleri ancak ücretini ödeyemeyecekleri düşüncesi ile fikir ve eylem birliği içerisinde pansiyonda kalan öğrencilere ait pansiyon kira sözleşmesi ile pansiyon borç senetlerinin muhafaza edildiği lobide kilidi olmayan dolap içerisindeki klasörleri gece vakti alarak kalorifer kazanında yakmak suretiyle nitelikli hırsızlık suçunu işlediklerinden bahisle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanıkların kovuşturma aşamasında suçlamaları reddettikleri ancak sanık …’ın hazırlık aşamasında müdafi huzurunda kollukta verdiği savunması ve savcılık aşamasındaki savunmasında dolaylı olarak suçlamaları ikrar ettiği, sanık …’ün savcılık savunmasında atılı suçu ikrar ettiği belirlenmiştir.
3. Mahkemesince sanıklar hakkında, sanıkların hiçbir aşamada hırsızlık kastı ile hareket etmedikleri, katılana ait senetleri üçüncü şahıslara vermedikleri, icra takibi yapmadıkları, nazara alınarak katılana ait yurtta kalan öğrenciler tarafından verilen resmi belge sayılan senetleri yakarak yok etmek suretiyle resmi belgeyi yok etmek suçundan dolayı temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 205 inci maddesindeki “resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek” suçunun oluşabilmesi için resmi bir belgenin içeriğindeki bilgilerin anlaşılmaz, kullanılamaz hale getirilerek ondan faydalanma olanağının engellenmesi suretiyle bozulması veya belgenin maddi varlığına son verilerek hak sahibinin ondan yararlanmasının engellenmesi gerekmektedir. Nitekim, belge ortadan kalkınca veya bozulunca bu yararlanma olanağı kalmayacağından failin elde etmek istediği sonuç da gerçekleşecektir. Gerçek belgenin aslı ortadan kaldırılarak veya bozularak sonuç elde edildiğinde suç da tamamlanmış olur. Somut olayda, sanıkların katılanın bilgi ve rızası dışında almış oldukları senet ve sözleşmeleri yakmak suretiyle yok etmiş olmaları nedeniyle eylemlerinin hırsızlık suçunu oluşturmadığına dair kabulde isabetsizlik görülmemiş olup bu husustaki Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
B. Katılan Vekilinin ve Sanıklar Müdafiilerinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan vekili ve sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
2- Katılan tarafından işletilen pansiyonda kalan sanıkların, katılana 450,00 TL bedelli 10 ayrı senet verdikleri ancak ücretini ödeyemeyecekleri düşüncesi ile fikir ve eylem birliği içerisinde pansiyonda kalan öğrencilere ait pansiyon kira sözleşmesi ile pansiyon borç senetlerinin muhafaza edildiği lobide kilidi olmayan dolap içerisindeki klasörleri gece vakti alarak kalorifer kazanında yakmak suretiyle yok ettikleri kambiyo senetlerinin ele geçirilemediğinin ve 6102 sayılı Kanun’un 776 ncı maddesi uyarınca bonoda bulunması gereken zorunlu unsurlarını taşıyıp taşımadığının da tespit edilemediği anlaşılmakla, “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereğince eylemin aynı Kanun’un 208. maddesindeki suçu oluşturacağı gözetilerek hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İpsala Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2015 tarihli ve 2015/17 Esas, 2015/153 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanıklar müdafiilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.02.2023 tarihinde karar verildi.