Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/37792 E. 2023/234 K. 24.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/37792
KARAR NO : 2023/234
KARAR TARİHİ : 24.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/498 E., 2021/751 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma (Sanık … için)
Silahlı terör örgütüne bilerek isteyerek yardım etme (diğer sanıklar için)
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.12.2018 tarihli ve 2018/43 Esas, 2018/576 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.
2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 15.06.2021 tarihli ve 2019/498 Esas 2021/751 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 06.11.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle, soruşturma aşamasında müdafii huzurunda alınmış, sanıklar hakkında somut bilgiler içerir, ayrıntılı tanık beyanına göre, sanıklar …, …, … ve …’in örgüt mensuplarına barınma imkanı sağlayarak ulaşım noktalarında milislik faaliyetlerde bulundukları, sanık …’in ise tanık ile birlikte örgüt içerisinde eğitim aldığı ve kod adı kullandığı, her ne kadar tanık, ölmüş olması nedeniyle kovuşturma aşamasında dinlenememiş ise de, yukarıda belirtildiği şekilde soruşturma aşamasındaki beyanlarına itibar edilmesi gerektiği, bu haliyle mevcut deliller kapsamında sanıklar …, …, … ve …’in eylemlerine uyan “Silahlı Terör Örgütüne Bilerek ve İsteyerek Yardım Etme” suçundan, örgütün hiyerarşik yapısı içerisinde yer alan sanık …’in de eylemine uyan “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilmesi gerekir iken aleyhe istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın usul ve esasa aykırılık teşkil ettiği ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
06.06.2015 günü … İlçe Jandarma Tabur Komutanlığına teslim olan Munzur Zap (K) S.Y. isimli PKK/KCK terör örgütü mensubunun sanıklar aleyhine soruşturma aşamasında beyanda bulunarak,
Sanık … hakkında: “Bana göstermiş olduğunuz resimdeki şahsı Kamuran olarak tanırım. Kendisinin …’de yönetici olduğunu biliyorum, ifademde 10 nolu Yurtsever evi olarak bahsettiğim ve benden sonra yönetici olarak atanan S.(K)’a teslim ettiğim bu evin sahiplerini 9 nolu evin sahibi olan E. isimli şahıs tanıştırdı. Beni E.’in evinden alıp beyaz renkli bir araçla 10 no lu eve götüren kişi K.’ın abisi M.’tir. Burada açık kimliğini sizlerden ……. olarak öğrendim.”
Sanık … hakkında : “Bana göstermiş olduğunuz resimdeki şahıs, ifademde bahsettiğim 9 no lu evden beni alarak 10 no lu eve götüren ve K. isimli şahsın bağlantısı olarak bildiğim şahıstır. Ben daha sonra bu kişiyi yerime atanan S. (K) ile tanıştırdım. Burada açık kimliğini sizlerden … … olarak öğrendim.”
Sanık … hakkında : “Bu şahıs benimle birlikte genel gençlik eğitimi alan ve daha sonra kararsızlığa düşerek, 2014 yılı başlarında örgüt tarafından tekrar geri gönderilen … Üniversitesinden olduğunu bildiğim D. (K) isimli kişidir. Burada sizlerden ismini ……. olarak öğrendim.”
Sanık … hakkında; “Bana göstermiş olduğunuz resimdeki şahsın adını … olarak biliyorum. … TOKİ’dc gazete dağıtımcısıdır. … TOKİ’de oturur ifademde 7 nolu adres olarak belirttiğim evde kendisi ile birlikte 2-3 defa kaldığım bayan şahıstır. Kendisi ile örgütsel irtibatım yoktu ancak bu adresi bana sağlayan N. (K) ile irtibatlı bir milisti ve bu ev örgütsel faaliyetler İçerisinde yer alan kişilerin bulunduğu bir ev olması ve bu şahsın örgüte ait gazeteyi satıyor olması kendisinin örgüt ile iltisaklı olduğu kanaatini oluşturmuştur. Bu ev ve bu evdeki kişiler, örgüt tarafından hem yurtsever hem de güvenilir adres olduğu için kullanılmaktadır, Ben daha sonra bu kişiyi yerime Vanda kadro olarak faaliyet yürüten E.(K) ile tanıştırdım. Burada açık kimliğini sizlerden … olarak öğrendim.”
Sanık … hakkında; “Bana göstermiş olduğunuz resimdeki şahıs ifademde 7 nolu adres olarak belirttiğim evde kendisi ile birlikte 3-4 defa kaldığım bayan şahıstır. Bu evde kalan diğer kişileri akrabası olarak tanıtan bu şahıs, ev sahibinin akrabası olduğunu ve ev sahibinin … İlçesi Yeni Belediye Başkanı olduğunu söyledi. Kendisini … Gazetesinin sahibi olarak tanıtan bu şahsın ismini … diye biliyorum. Ben daha sonra bu kişiyi yerime Vanda kadro olarak faaliyet vürüten E. (K) ile tanıştırdım. Burada açık kimliğini sizlerden … olarak öğrendim.” şeklinde beyanlarda bulunmuş ancak, tanık kovuşturma aşamasında ölmüş olduğundan dinlenememiştir. Sanıklardan …’ nın evinde yapılan aramada hakkında toplatma kararı bulunan 20 adet kitap ele geçirilmiştir. Yargılama sırasında sanıklar hakkında başkaca suç unsuruna ulaşılamamıştır. Sanıklar hakkında soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hükümleri çerçevesinde şüpheli sıfatı ile beyanda bulunan S.Y. isimli şahıs mahkeme huzurunda dinlenememiş ve beyanlarının doğruluğu tespit edilememiştir. Sanıkların kapatılan derneklere üye olmaları veya evlerinde yasaklı kitaplar bulundurmaları ise başlı başına bir suç oluşturmamaktadır. Tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde, Yargıtay’ ın yerleşik içtihatları ve uygulamada, soyut bilgiler içeren tanık beyanlarına dayanarak mahkumiyet hükmü tesis edilemeyeceğinden, sanıkların üzerilerine atılı suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden sanıkların 5271 sayılı Kanun’nun 223/2-(e) maddesi gereğince beraatlerine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Ayrıntıları (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 Esas ve 2017/5155 sayılı Kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere: Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ; canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.)
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin “suç işlemek amacı” olması aranır. (… özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280)
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde:
Teslim olduktan sonra örgüt içerisindeki faaliyetlerine yönelik etkin pişmanlık içerir beyanda bulunan … (K) adlı S.Y.’nin sanıklar hakkında fotoğraftan teşhis yapmak suretiyle; sanık …’ın iltisaklı dernekte yönetici olduğu ve örgüt evlerinde tanıştırıldığını, sanık … hakkında, … kod adını kullandığını, gençlik eğitimi aldığını, sanık … hakkında, … kod adlı milis ile irtibatlı gazete dağıtıcısı olduğunu, sanık … hakkında ise örgüt evinde 4-5 defa birlikte kaldığı, … ismiyle tanıdığı kişi olduğunu beyan etmiş ise de tanığın kovuşturma aşamasında ölmesi nedeniyle yeniden beyanına başvurulamadığı, sanıklar hakkında yapılan araştırmalarda iltisaklı dernek üyeliği ve aramalarda tespit edilen yasaklı kitaplar dışında mahkumiyete yeterli bir delil bulunmadığı gözetilmekle; dosya kapsamındaki eylemlerinin örgüt hiyerarşisine dahil olduklarını gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içermemesi ve örgüte yardım kastıyla hareket ettiklerine yönelik bir delil elde edilmemesi karşısında, sanık …’nin örgüt üyesi olarak kabul edilmesine, diğer sanıkların ise örgüte yardım suçunu işlediklerini kabule yasal olanak bulunmadığı gözetilerek atılı suçlardan mahkumiyetlerini gerektirir her türlü şüpheden uzak delil bulunmayan sanıkların beraatlerine yönelik kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle; yapılan yargılama sonunda suçun sanıklar tarafından işlendiğinin kanıtlanamadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 15.06.2021 tarihli ve 2019/498 Esas ve 2021/751 Karar sayılı kararında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Van 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.01.2023 tarihinde karar verildi.