Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/8211 E. 2023/752 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8211
KARAR NO : 2023/752
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Konut dokunulmazlığının ihlâli

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının 06.01.2016 tarihli, 2015/7297 soruşturma numaralı kararıyla sanık hakkında mağdurun şikâyetçi olmaması gerekçesiyle mala zarar verme suçundan ek kovuşturmaya yer olmadığına kararı verilmiştir.
2…. Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.01.2016 tarihli, 2015/7297 soruşturma numaralı, 2016/47 Esas numaralı iddianamesiyle sanık hakkında mağdurun konutuna gece vakti zorla girmesi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun TCK’nın 116/4, 53 ve 58 maddeleri gereğince kamu davası açılmıştır.
3…. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.03.2016 tarihli ve 2016/33 Esas, 2016/244 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Kanun’un 116/4, 62 , 53 ve 58 maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 18.03.2021 tarihli, kurulan mahkûmiyet hükmünün onanmasına ilişikin görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın süre tutum dilekçesi ve sonrasında sunduğu gerekçeli temyiz dilekçesindeki temyiz nedenleri, konut dokunulmazlığının ihlâli suçunu işlemediğine, mağdurun şikâyetinin bulunmadığına, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmamasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyerek arkadaşları ile gezdikten sonra arkadaşı olan mağdurun kendisini evine çağırdığını, alkollü olduğu için burada aralarında tartışma çıktığını beyan ederek suçlamaları inkar etmişse de, mağdurun olayın hemen sonrasında alınan ifadesi, bu ifadenin dosyadaki deliller ve 15.11.2015 tarihli tutanakla örtüşmesi, savunmada belirtildiği gibi mağdur tarafından sanığın eve davet edilmesi halinde aralarında tartışma çıkmasının hayatın olağan akışı ile bağdaşmadığı, velev ki tartışma çıktığı doğru kabul edilse bile olayın bundan ibaret olmadığı, nitekim 15.11.2015 tarihli tutanakla kapıda kırık olduğunun tespit edildiği, her ne kadar mağdur duruşmadaki ifadesinde ilk ifadesinin aksine beyanda bulunmuş ise de, olayın hemen sonrasında alınan ayrıntılı ifadesinin dosyadaki diğer deliller ile örtüşmesi, daha sonra sanık ile mağdurun muhtemelen barışması üzerine mağdurun ifadesini değiştirdiği, mağdurun sanığı kayırmaya matuf dosyadaki deliller ile örtüşmeyen beyanına itibar edilemeyeceği gerekçesiyle sanığın sabit görülen eyleminden cezalandırılmasına karar verildiği,
2.Mağdurun soruşturma evresinde alınan ifadesinde sanığın eski erkek arkadaşı olduğunu, uzun süre önce ayrıldıklarını, 15.11.2015 tarihinde saat 21.00 sularında sanığın kendisini aradığını ancak kendisinin cevap vermediğini, sonrasında sanığın konutuna gelerek kapıyı çaldığı, kapının merceğinden baktığında sanık olduğunu anlayınca kapıyı açmadığı ve sanığın korkup gitmesi için telefon ile görüşüyormuş gibi yaptığını, sanığın eylemine devam ederek kapıyı tekmelemeye başladığı ve kapıyı kırdığı, kendisinin kolundan tutarak götürmeye çalıştığı, ancak elinden kurtularak balkona çıkıp yardım istemesi üzerine sanığın olay yerinden ayrıldığını, şikâyetinin olmadığını ancak uzlaşmak istemediğini, hakkında uzaklaştırma kararının alınmasını istediğini beyan ettiği,
3.Sanığın soruşturma evresinde alınan savunmasında mağdurun kendisini arayarak görüşmek istediğini, konutuna gittiğini, içeriye girdiğinde aralarında tartışma çıktığı ve mağdurun kapıyı çarpması suretiyle zarar verdiğini, suçlamaları kabul etmediğini beyan ettiği,
4. Kolluk görevlilerince düzenlenen 15.11.2015 tarihli tutanak içeriğinde konutun kapısının kilit aksamının ahşap kısmının 20 cm kırılmış vaziyette olduğu, kapının duvar kısmında bulunan kilit yuvasını tahminen 30 cm uzunluğunda kırıldığının tespit olunduğu,
5. 15.11.2015 tarihinde saat 21.46 da düzenlenen Genel Adli Muayene Raporunda sanığın 1.75 promil alkollü olduğu tespit edildiği,
6. Mağdurun kovuşturma evresinde 17.03.2016 tarihinde ibraz ettiği dilekçesinde polise başvurmasının sebebinin konut dokunulmazlığının ihlâli ve kapıyı kırması nedeniyle mala zarar verme suçlarından şikâyet etme amacıyla yapmadığını, 6284 sayılı Kanun kapsamında uzaklaştırma ve kadına karşı şiddetin önlenmesini talep etmek için başvurduğunu, sanık ile tartıştıklarını ancak kapının, kendisinin kapıyı çarpmasından mı, yoksa sanığın zorlamasından mı olduğunu bilmediğini, sanığı eve almak istemediğini fakat kapıyı açtığında sanığın içeriye girmek istediğini, bu nedenle tartıştıklarını, sanığı dışarı atmak için kapıyı çarptığını, bu şekilde kırılmış olabileceğini, sanığın her zaman evine gelip gittiğinden konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun da oluşmadığını belirttiği anlaşılmıştır.
7. Taraflar arasında soruşturma evresinde uzlaşma teklif formu düzenlendiği tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Tekerrüre esas alınan … Asliye Ceza Mahkemesinin 25.12.2013 tarihli ve 2013/124 Esas, 2013/87 Karar sayılı ilamında tekerrüre esas alınan … Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/36 Esas ve 2012/210 Karar sayılı ilamında TCK’nın 86/1, 87/3 maddeleri uyarınca kasten yaralama suçundan dolayı verilen 1 yıl 3 ay hapis cezasının uzlaşmaya tabi olmadığı anlaşıldığından tebliğnamedeki düşünceye katılınmamıştır.
2. 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10.maddesi ile TCK’nın 53.maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Mağdurun olaydan hemen sonra alınan ifadesi ve sonrasında kovuşturma evresinde ibraz ettiği dilekçe içeriğine göre sanığın mağdurun rızası olmaksızın konutuna gece vakti zorla girdiğine ilişkin mahkemenin kabul ve değerlendirmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.03.2016 tarihli ve 2016/33 Esas, 2016/244 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.