Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/53 E. 2023/1862 K. 21.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/53
KARAR NO : 2023/1862
KARAR TARİHİ : 21.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Müştekinin 24.04.2015 havale tarihli dilekçesi ile; alacaklı şirket ile ilgili takip borçlusu … İnş. Taah. Oto. Nak. ve Müş. Hizm.San. ve Tic. Ltd. Şti. & … İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. Adi ortaklığı arasında cari hesaba dayalı ticari ilişki mevcut olduğunu ve alacaklı şirket ile borçlu şirket arasında 07.12.2013 tarihli hazır beton sözleşmesinin düzenlendiğini, bu sözleşme gereğince bakiye kalan 269.054,98 TL borcun yasal faiziyle tahsili için … 15. İcra Müdürlüğünün 2015/222 sayılı icra dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, borçlunun itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, Asliye Ticaret Mahkemesinden borçlu şirket hakkında ihtiyati haciz kararı alındığını, yaptıkları araştırmada borçlu şirketin bir kısım alacaklarının, 10 adet aracının borçlu şirketçe … 1 …

Malzemeleri İmalatı İnş. Mad. Tar. San. ve Tic. A.Ş.’ye devredildiğini öğrendiklerini, … 1 … Malzemeleri İmalatı İnş. Mad. Tar. San. ve Tic. A.Ş.’ye İİK’nIn 89/1 maddesi gereğince haciz ihbarnamesinin gönderildiğini, … 1 … Malzemeleri İmalatı İnş. Mad. Tar. San. ve Tic. A.Ş.’nin vekili vasıtasıyla, borçlu adi ortaklığın ve ortaklarının kendileri bünyesinde doğmuş hiçbir hak ve alacağının bulunmadığını belirterek itiraz ettiğini belirterek, davalının haksız ve gerçeğe aykırı itirazı nedeni ile sanığın gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 338 inci maddesi gereğince cezalandırılması ve İİK’nIn 89/4 üncü maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik davalı tarafın 1.000,00 TL tazminata hükmedilmesi için dava açılmıştır.

2…. 11. İcra Ceza Mahkemesinin, 30.06.2020 tarihli ve 2015/423 Esas, 2020/281 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçundan, atılı suçun yasal unsurları oluşmadığından beraatine ve tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir.

3…. Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 31.05.2021 tarihli ve 2021/663 Esas, 2021/1524 Karar sayılı kararı ile CMK’nun 303/1-a. maddesi gereğince ilk derece mahkemesince verilen beraat hükmünün kaldırılmasına, yerine, 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddesi gereğince sanık hakkında açılan davanın düşürülmesine, davacı müşteki vekilinin tazminat talebinin reddine yönelik yapmış olduğu istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.

II.TEMYİZ SEBEPLERİ
Müşteki vekilinin temyiz istemi, taraflarınca itirazın iptali davasının kesinleşmesinin beklenmesi halinde İİK’da öngörülen üç aylık hak düşürücü sürenin geçmiş olması kaçınılmaz olacağından itirazın iptali davası kesinleşmeden şikayette bulunmuş olmalarının, olayın mahiyetine ve hukuka uygun olduğu, … 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/162 Esas sayılı dosyasında 13.02.2015 tarihli celsede ihtiyati haciz kararı alındığı, bu sebeple icra takibinin durması gibi bir durum olmadığı, icra takibinin kesinleştiği, … 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/162 Esas sayılı dosyasında 13.02.2015 tarihli celsede “dosyada bulunan faturalar, 05.12.2014 tarihli uzman bilirkişi raporundan davacı müvekkilin davalı adi ortaklıktan yaklaşık ispat kuralı gereğince, alacaklı olduğu” kanaatine varılarak ihtiyati haciz talebinin kabulü ile İİK’nın 257. maddesi uyarınca borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının borca yeter miktarının (269.054,98 TL) ihtiyaten haczedilmesine karar verildiği, 13.02.2015 tarihinde ihtiyati haciz kararı verildiği, bunun üzerine taraflarınca 27.02.2015 ve 24.12.2015 tarihlerinde birinci ve ikinci haciz ihbarnameleri gönderilebildiği, hal böyle iken sayın Bölge Adliye Mahkemesinin takibin kesinleşmemesi gibi hatalı bir gerekçe hüküm tesis etmesinin usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğu, alacaklının alacağını tahsil etmesini engellemeye yönelik muvazaalı işlemler nedeniyle icra dosyası borçlusunun … 1 … Malzemeleri İmalatı İnş. Mad. Tar. San. ve Tic. A.Ş.’den milyonlarca lira alacaklı olduğu ve alacaklılardan mal kaçırıldığının aşikar olduğu, temliklere ilişkin resmi belgeler olmasına, davalıların defter ve belgeleri ibrazdan kaçınmalarına, yapılan temliklere istinaden nakdi ödeme yapıldığına dair ne bir belge, ne bir sözleşme, ne de bir beyan bile vermemelerine rağmen istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğu, kabul anlamına gelmemekle birlikte şikayet hakkının olmadığı varsayılsa dahi bu durumun tazminat talebinin reddedilmesine sebebiyet vermeyeceği, alacaklı şirketin haklı alacağını hukuk sisteminin bürokratik engellerini aşarak almaya çalışırken; toplam 10 aracın 02.12.2014 tarihinde … 1 … Malzemeleri İmalatı İnş. Mad. Tar. San. ve Tic. A.Ş.’ye devredildiği, 03.10.2014 tarihinde borçlu adi ortaklığın Devlet Su İşleri bünyesinde yüklenici firma olarak faaliyet yaptığı DSİ 2.

Bölge Müdürlüğü …-… Göleti ve Sulama işinden kaynaklanan alacağının 3.500.000,00 TL’lik kısmının … 1 … Malzemeleri İmalatı İnş. Mad. Tar. San. ve Tic. A.Ş.’ye … 58. Noterliği’nin 03.10.2014 tarih …. Yevmiye Numaralı işlemi ile temlik edildiği, bu işlemler incelendiğinde tamamının alacaklının alacağını tahsil etmesini engellemeye yönelik muvazaalı işlemler olduğu ve icra dosyası borçlusunun … 1 … Malzemeleri İmalatı İnş. Mad. Tar. San. ve Tic. A.Ş.’den milyonlarca liralık alacaklı olduğunun anlaşılacağı, ancak yerel mahkemece, 5 yıl süren yargılama neticesinde ne borçlu şirketin ne de davalı şirketin defter ve belgelerini incelemeyi dahi başaramamış olduğu, tam da alacaklı şirketin haklı alacağını tahsil etmek için hukuki yollara başvurduğu esnada, 5 milyon liralık ticari alışveriş yapan iki şirketin tek bir sayfa belgesini temin edemeyen, inceleme yapamayan, taraflarınca sunulan resmi araç devri sözleşmelerine ve noterden alacağın temliki sözleşmelerine itibar etmeyen yerel mahkemenin kararının kabul edilebilir olmadığı, kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; davalıya tebliğ edilen İİK’nın 89/1 haciz ihbarnamesine davalı tarafından takip borçlusuna borçları olmadığından bahisle itiraz edildiği iddiası ile sanığın gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan cezalandırılması ve davalının İİK’nın 89/4 üncü maddesi gereğince fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL tazminata mahkum edilmesi talebine ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Her ne kadar hakikate muhalif beyanda bulunmak suçundan sanık hakkında şikayetçi olunmuş ve davalı … 1 …Malzemeleri İmalat İnşaat Maddeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin tazminata hükmedilmesi talep edilmiş ise de, 05.03.2015 tarihli 89/1 haciz ihbarnamesine yapılan itirazın davalı … 1 …Malzemeleri İmalat İnşaat Maddeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin temsilcisi sanık … tarafından değil, şirket vekili tarafından yapılmış olduğu anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı hakikate muhalif beyanda bulunmak eyleminin bu yönü ile yasal unsurlarının oluşmadığından, sanığın beraatine ve tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Davacı müşteki vekilinin beraat kararına yönelik yapmış olduğu istinaf başvurusunun incelenmesinde; şikayete konu … 15. İcra Müdürlüğünün 2015/222 Esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklısının … İnş. Ve Malz. San. ve Tic. A.Ş. olduğu, borçluların … İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve Suden İnş. Taah. Oto. Nak. ve Müşteki Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti. olduğu, konusunun 269.054,98 TL asıl alacağın faiz ve masraflarla birlikte ilamsız takip yolu ile tahsili olduğu, borçlulara ödeme emirlerinin 21.01.2015 tarihinde tebliğ edildiği, yasal süre içinde 23.01.2015 tarihinde borçluların borca itiraz ettikleri, alacaklı tarafından 09.02.2015 tarihinde itirazın iptali davası açıldığı, şikayet tarihi olan 24.04.2015 tarihi itibariyle takibin henüz kesinleşmediğinin anlaşıldığı, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 03.12.2019 tarih ve 2019/12167 E. – 2019/17372 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere; sanıkların üzerine atılı 2004 sayılı İİK’nın 338/1. maddesine aykırılık suçunun kovuşturmasının şikayet şartına bağlı olduğu, İİK’nın Onaltıncı Bab’ında düzenlenen bir kısım suçlar bakımından şikayet hakkının doğması için bu suçların niteliği gereği icra takibinin kesinleşmesi gerektiği, icra takibi kesinleşmeden yapılacak şikayetin, henüz doğmamış bir hakkın kullanımı niteliğinde olacağı ve icra takibinin sonradan kesinleşmesinin de bu şikayeti süresinde ve usulüne uygun yapılmış bir şikayet konumuna getirmeyeceğinden CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca soruşturma veya kovuşturma şartının

gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması nedeniyle davanın düşmesine” karar verilmesi yerine yazılı gerekçe ile sanığın beraatine karar verilmesinin, hukuka aykırı olduğu, açıklanan nedenlerle; CMK’nun 303/1-a. maddesi gereğince ilk derece mahkemesince verilen beraat hükmünün kaldırılmasına, yerine,”1- Soruşturma ve kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinden 5271 Sayılı CMK’nın 223/8 maddesi gereğince sanık hakkında açılan davanın düşürülmesine, Davacı Müşteki vekilinin tazminat talebinin reddine yönelik yapmış olduğu istinaf başvurusunun incelenmesinde; Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 03.04.2019 tarih, 2019/4791 Esas, 2019/5385 Karar nolu içtihadında da belirtildiği gibi gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçu ile birlikte İİK’nın 89/4. maddesi uyarınca talep edilen tazminat istemi haksız fiile dayanan bir tazminat olup, somut olayda gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçunun oluşmadığı gözetildiğinde, ortada bir haksız fiil bulunmadığından sonuç olarak tazminat isteminin reddi kararı yerinde olup davacı müşteki vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A.Hakikate Aykırı Beyanda Bulunmak Suçundan Verilen Karar Yönünden;
Sanık hakkında, … 11. İcra Ceza Mahkemesinin, 30.06.2020 tarihli ve 2015/423 Esas, 2020/281 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının a bendi uyarınca kurulan beraat hükmüne ilişkin karara yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen CMK’nun 303/1-a. maddesi gereğince ilk derece mahkemesince verilen beraat hükmünün kaldırılmasına, 5271 Sayılı CMK’nın 223/8 maddesi gereğince sanık hakkında açılan davanın düşürülmesine dair kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında;
28.02.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinin ilgili bölümünde yer verilen ilk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararlarının temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, müşteki vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, reddine karar vermek gerekmiştir.

B.İİK’nın 89/4 üncü Maddesi Uyarınca Talep Edilen Tazminat İstemine Yönelik Olarak Verilen Karar Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, müşteki vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

IV. KARAR
A.Hakikate Aykırı Beyanda Bulunmak Suçundan Verilen Karar Yönünden;
28.02.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinin ilgili bölümünde yer verilen ilk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272

nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararlarının temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, müşteki vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B.İİK’nın 89/4 üncü maddesi uyarınca talep edilen tazminat istemine yönelik olarak Verilen Karar Yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 31.05.2021 tarihli ve 2021/663 Esas, 2021/1524 Karar sayılı kararında müşteki vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 11. İcra Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.03.2023 tarihinde karar verildi.