YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/4468
KARAR NO : 2023/1279
KARAR TARİHİ : 07.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sungurlu Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.11.2013 tarihli ve 2013/179 Esas, 2013/416 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezasına mahkûmiyet ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu karar 05.12.2013 tarihinde kesinleşmiştir.
2. Sanığın Sungurlu Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2015 tarihli ve 2015/13 Esas, 2015/157 Karar sayılı kararı ile denetim süresi içerisinde 28.12.2014 tarihinde işlediği, eşe karşı kasten basit yaralama suçundan mahkûmiyetine karar verilmiş ve bu kararın hüküm tarihinde kesinleşmesi üzerine … bu dosyaya ihbarda bulunulmuştur.
3. Sungurlu Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.04.2015 tarihli ve 2015/102 Esas, 2015/235 Karar sayılı kararı ile Sungurlu Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.11.2013 tarihli ve 2013/179 Esas, 2013/416 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararı aynen açıklanarak, sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasına mahkûmiyet ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; sözleşmede imzasının bulunmadığını, belge düzenlemediğini belirterek hükmün bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Hırsızlanan cep telefonuna şikayetçi … adına kayıtlı bulunan 0543 (…) (..) (..) numaralı hattın takıldığının tespit edildiği, şikayetçinin söz konusu hattı kendisinin almadığını beyan etmesi üzerine cep telefonunu kullanan kişinin sanık …’ın eşi E.B. olduğu belirlenmiş, şüphelilerin beyanlarından söz konusu hattı bayiden sanığın almış olduğu tespit edilerek sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan dava açılmıştır.
2. Sanık üzerine atılı suçlamaları kabul etmemiş, eşiyle kaçarak evlendiklerini, bahse konu cep telefonu hattını GSM bayi olan temyiz dışı sanık …’dan aldığını, ancak sözleşmeyi annesi adına düzenlediklerini, şikayetçi adına hat almadığını, sözleşme imzalamadığını savunmuştur.
3. Dosya arasında söz konusu hatta ilişkin sözleşme fotokopisinin bulunduğu, sözleşmenin şikayetçi … adına düzenlenmiş olduğu anlaşılmıştır.
4. Temyize konu olmayan … yeri yetkilisi sanık … savunmasında; olayın yanlışlıkla gerçekleştiğini, masanın üzerindeki kimlik fotokopilerinin karıştırılması suretiyle sözleşmenin bu şekilde düzenmiş olabileceğini beyan etmiştir.
5. Mahkeme; …’ın temyiz dışı sanık …’a ait … yerinden almış olduğu hatta ilişkin sözleşmenin 2010 yılına ait olduğunu, suça konu sözleşmenin ise 2012 yılında düzenlendiğini tespit ederek, sanık savunmasına itibar etmemiş ve özel belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet kararı vermiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında kurulan hükümde yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanık hakkında sübut konusunda ulaşılan sonuçta hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak,
2. Suç tarihinden önce 10.11.2008 tarih ve 27050 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanun’un 104 ve 105 inci maddeleri ile değişik, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasındaki “İşletmeci veya adına … yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez” ve beşinci fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükümleri karşısında; sanığın eyleminin özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56 ncı maddesindeki suçu ouşturduğu ve sanığa usulüne uygun şekilde ön ödeme önerisinde bulunularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “özel belgede sahtecilik” suçundan hüküm kurulması,
3. Sanığın eylemine uyan “5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na aykırılık” suçunda ön ödemenin gerçekleşmemesi halinde; hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması ve yine hükümden sonra 05.07.2022 tarihli ve 31887 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanarak yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanun‘un 52 nci maddesiyle 5809 sayılı Kanun‘a eklenen “Dava ve cezaların ertelenmesi“ başlıklı geçici 7 nci madde ile “kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine karar verilir” hükmü gereğince sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinin gerekli görülmesi bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sungurlu Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.04.2015 tarihli ve 2015/102 Esas, 2015/235 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.03.2023 tarihinde karar verildi.