YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6874
KARAR NO : 2008/95
KARAR TARİHİ : 17.01.2008
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekl. Av. … ve Av. ….gelmiş, davalı taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, 01.07.2003 tarihli 5 yıl süreli bayilik sözleşmesinin haksız olarak fesh edildiğinin tespiti ile haksız fesh nedeniyle uğranılan zararların tazmini istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin sözleşme koşullarına uygun olarak hareket ettiğini, davalının fesh ihtarında gerekçe dahi gösteremediğini, davalının müvekkilini hile ile yanıltarak, bayilik sisteminin yeni yasal düzenlemeler ve Avrupa Birliği mevzuatı çerçevesinde yeniden şekillendirileceğini belirterek tüm bayilerden matbu hale getirilmiş tarih kısmı boş fesh bildirim yazısı aldığını, fesh bildiriminin müvekkilinin gerçek iradesini yansıtmadığını iddia etmiştir.
Davalı vekili, davacının 03.03.2005 tarihli akdin feshi bildirimi istekli yazısına istinaden 10.03.2005 tarihinde sözleşmenin fesh edildiğini davanın haksız ve dayanaksız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacının 03.03.2005 tarihli aktin feshi bildirimi başlıklı dilekçesine dayanılarak davalının 08.03.2005 tarihli yazı ile 10.03.2005 tarihi itibariyle bayiliği sona erdirdiği, bu nedenle haksız fesh iddiasının sübuta ermediği, davanın mahiyeti itibariyle tanık dinletme talebinin de reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı 03.03.2005 tarihli aktin feshi bildirimi başlıklı matbu belgenin bayilik sisteminin yeni yasal düzenlemeler ve Avrupa Birliği mevzuatı çerçevesinde yeniden şekillendirileceği ve Türkiye genelindeki tüm bayilerden olduğu gibi müvekkilinden de hile ile alındığını, davalının fesh ile ilgili hiçbir gerekçe gösteremediğini belirterek tanık deliline de dayanmıştır. HUMK.’ nun 293/ 5 . maddesi hükmüne göre hile iddiasının kanıtlanması yönünden tanıkların dinlenip tüm deliller birlikte değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davacı tanıkları dinlenmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 550.00.YTL duruşma vekalet ücretinin, davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.01.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.