YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10445
KARAR NO : 2009/5981
KARAR TARİHİ : 18.06.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de miktar itibariyle bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, dava dışı … Ticaret-Mine Ahıskalıoğlu ile müvekkili arasındaki ticari ilişki için davalının 08.11.1999 tarihli “müşterek borçluluk ve müşterek müteselsil kefalet” taahhütnamesi verdiğini, dava dışı borçlu şirketin 5.006.101.000 TL tutarındaki bono bedellerini ödememesi üzerine “kefalet taahhüdüne” dayalı olarak davalı aleyhine alacağın tahsili için icra takibi başlattıklarını, davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında icra takibi ve davanın dayanağı olan taahhütnamenin 1997 yılında limit hanesi ve düzenleme tarihi boş olarak imzalatıldığını, bu nedenle geçersiz olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davaya konu taahhütnamenin anlaşmaya aykırı doldurulduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizin 2004/11340 E, 2005/7890 K sayılı 12.07.2005 tarihli ilamıyla davalının savunmasında 08.11.1999 tarihli “ taahhütnamenin” anlaşmaya aykırı olarak tarih ve limit ilave edilmek suretiyle doldurulduğunu ileri sürdüğü, mahkemece bu savunma üzerinde durularak “taahhütname” üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılıp, savunmanın diğer delilleri ile birlikte alınan rapor değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle mahkeme hükmü bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda dosyada mübrez Adli Tıp Kurumu raporlarına göre kefalet sözleşmesindeki tarih ve limit kısmının farklı bir kalemle doldurulduğunun … olduğu, raporlar ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde doldurma işleminin sonradan yapıldığı, kefalet sözleşmesinin imzalandığı sırada tarihinin ve limitinin bulunmadığı, kefalet sözleşmelerinde yazılı limitin, imzalandığı sırada sözleşmede yer almasının geçerlilik şartını oluşturduğu kefalet sözleşmesinin geçerli olmadığı, davacının takipte kötüniyetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine, %40 kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalının imzasını taşıyan 08.11.1999 tarihli “müşterek borçluluk ve müşterek müteselsil kefalet” başlıklı taahhütnamedeki kefalet limiti ve düzenleme tarihinin farklı bir kalemle yazıldığı anlaşılmakta ise de, limit miktarını gösteren kısmının sonradan doldurulduğu yolundaki davalı iddiasını yazılı delille kanıtlanması gerekir. Sözleşmenin doldurulmasında farklı renkte ve tonda kalemlerin kullanılması söz konusu limit miktarının sonradan yazıldığının kanıtı olamaz, bu nedenle kefalet geçerli olduğu gözetilerek taraf delilleri toplanıp varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.