YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11103
KARAR NO : 2009/7148
KARAR TARİHİ : 15.07.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 10/07/2007
Nosu :269/440
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, açık hesap borcu olan davalının çekilen ihtarnameye rağmen müvekkili bankaya olan borcunu ödememesi nedeniyle yapılan takibin vaki itiraz üzerine durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, davalının alacağın %40’ından aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davalı ile imzalamış olduğu açık hesap sözleşmesinin bulunmadığını ihtilafın kredi kartı sözleşmesinden kaynaklandığını ve bu konuda tüketici mahkemesinde açılmış derdest bir dava bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve ek rapor dikkate alınarak yapılan yargılama sonucunda, davalının davacı banka ile akdettiği bireysel bankacılık sözleşmesi uyarınca takip tarihi itibariyle 1.213 YTL asıl olmak üzere toplam 1.502 YTL üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, %40 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı vekili, hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı yapmış olduğu itirazında, müvekkilinin kredi kartı almak amacıyla bir adet bireysel bankacılık sözleşmesi imzaladığını, bu konuda da tüketici mahkemesi tarafından görülmekte olan bir dava bulunduğunu, davacının iddia ettiği şekilde müvekkillinin açık hesaptan kredi kullanmadığını ve böyle bir sözleşme imzalanmadığını, ne zaman, ne şekilde, hangi belgeye istinaden bu paranın müvekkiline verildiğinin veya hesabına aktarıldığının da raporda tespit edilmediğini belirtmiştir. Aynı bilirkişiden alınan ek raporda da davalı vekilinin itirazları karşılanmamış olup, mahkemece bu ek rapor uyarınca karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece, davalı vekilinin itirazları üzerinde durularak Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 284’üncü maddesi uyarınca üç kişilik ehil bilirkişi kurulundan yeniden bilirkişi raporu alınıp, tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.7.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.