YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/34799
KARAR NO : 2023/952
KARAR TARİHİ : 09.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan … vekilinin temyiz istemi, sanığın suçu işlediğini beyan ettiği, olayın olduğu tarihte anne babasının arasında boşanma davasının olmadığını, bu nedenle boşanma davasına delil teşkil etmeyeceği, katılanların beyanlarının çelişkisiz birbirini teyit eder nitelikte olduğu cezalandırılmasına, hükmün bozulmasına karar verilmesi, vesaire ilişkindir.
2. Katılan … vekilinin temyiz istemi ise, kararın hukuka aykırı olduğuna, dosyada yeterli delil bulunduğu halde beraat hükmü kurulduğuna, sanığın suçu işlediğinin sabit olduğuna cezalandırılmasına, hükmün bozulmasına karar verilmesi, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık ile katılan …’in resmi nikahlı karı-koca, katılan … ise müşterek çocukları olduğu, suç tarihinde sanığın …’ya hitaben “….evi yakacaktın avradını s… kızı….” şeklinde ve …’a hitaben ise ”…senin de o…arında anasını avradını sinkaf ederim….” şeklinde hakarette bulunduğu iddia edilmiş, olay günü katılan … evlerinde patates kızartmak üzere mutfaktaki ocağı yakıp bu şekilde bıraktığı, televizyon başında ocağın açık olduğunu unutarak evde yangın çıkmasına sebebiyet verdiği, nitekim mutfak kısmının yanarak hasara neden olduğu, sanığın bu olay üzerine eve çağırıldığı manzarayı görünce kızını bu umarsız tavırlarına kızdığı, güya bu aşamada ona sinkaflı küfürler ettiği, annesi olan şikâyetçi korumaya kalkınca onada sinkaflı küfürler ettiği, iddiasına dayalı açılan iş bu kamu davasında; her iki katılanın da iddianamede ve hazırlıkta dile getirildiği şekilde sanığın kendilerine sinkaflı küfür ettiği yönünde bir beyanda bulunmadıklarını yargılamada sözleri kesilmeden dinlendiğinde beyanlarının tutanağa olduğu gibi geçtiği, her ne kadar katılan vekili tarafından ayıplı kelimelerin utandıkları için söyleyemediği dile getirilmişse de; olayların gelişim biçimi sanığın birinin eşi diğerinin babası olması, 2001 doğumlu kızının bu lakayt eylemine karşı geldiği zaman elbette uyarıcı anlamda ve babası sıfatıyla kendisine tanınan telip hakkını kullanılmasının doğru bir davranış biçimi olduğu, bunun yanında yanlarında hiç kimsenin olmadığı sadece birbirlerini destekler mahiyette şikayette bulundukları sözlerinin çelişkili olduğu gibi açılan boşanma davasına kanıt teşkil etme izlenimi doğduğu, izah edilen nedenlerin ışığında sanığın yüklenen suçu işlediğinin sabit olmadığı Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmemesi, katılanların iddialarını doğrular tanık beyanı veya başkaca delil bulunmaması karşısında, şüpheden sanık yararlanır ilkesi de göz önünde bulundurularak, sanık hakkında beraat kararı verilmesine ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanlar vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılanlar …, … vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.02.2023 tarihinde karar verildi.