YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/29163
KARAR NO : 2023/974
KARAR TARİHİ : 09.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, tehdit, hakaret
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanık hakkında,
1. Kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (c) bendi ile 35 inci maddesi uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca da hak yoksunlukları ile tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca da hak yoksunlukları ile tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
3. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca hak yoksunlukları ile tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, kararın eksik inceleme sonucu verildiği, Mahkemenin katılanın çalışma arkadaşlarını tanık olarak dinlemesi neticesinde karar verdiği, olayın başlangıcının katılanın anlattığı gibi gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması gerektiği, sanığın bir sebep olmaksızın katılana sert çıkmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, beyanlar arasında çelişkilerin giderilmediği, olaya müdahale eden güvenlik görevlilerinin dinlenmediği, tehdit eyleminde bulunmadığı, işlemediği bir eylem nedeniyle hakkında mahkumiyet hükmünün kurulmasının usul ve Yasaya aykırı olduğu, katılanın takındığı tavır nedeniyle öfkelendiği ve tahrik ettiği, ancak kendisinin tahrik olmadığı, adil yargılamanın yapılmadığı nedenleriyle kurulan mahkumiyet hükümlerinin bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın olay tarihinde … Devlet Hastanesine muayene için götürüldüğünde görevli doktor olan katılanın sanığa alkollü olup olmadığını, alkol almış ise ne zaman aldığını sorması üzerine, sanığın katılana hitaben “Sen bana nasıl bu şekilde yüksek sesle sorarsın, konuşursun, sen kimsin seni s*kerim, kadın seni öldürürüm, bak seni yarın öldürmez miyim?” şeklinde hakaret ve tehditte bulunduğu, katılana vurmak istediği sırada olay yerine gelen güvenlik görevlileri tarafından engellendiği, sanığın savunması, katılanın beyanı, tanıkların anlatımları ve tüm dosya kapsamı birlikte dikkate alınarak Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Adil Yargılanma Hakkı ve Savunma Hakkı İhlaline Yönelik Temyizde
Temyiz sebebi olarak ileri sürülen adil yargılanma hakkı ile savunma hakkının ihlali yönünden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde de güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlali sonucuna sebebiyet verecek ve böylece Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde güvence altına alınan savunma hakkının kısıtlanması sonucuna neden olacak koşulların incelemeye konu olayda gerçekleşmediği anlaşıldığından hükümde bu yönlerden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Haksız Tahrik Uygulanması Gerektiğine Yönelik Temyizde
Temyiz sebebi olarak ileri sürülen haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan koşulların olayda gerçekleşmediği anlaşıldığından hükümlerde bu sebeple hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Sanık Müdafii Tarafından İleri Sürülen Temyiz Sebepleri Yönünden
Tüm dosya kapsamı, sanığın savunması, katılanın aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları ve bu anlatımları doğrulayan tanıkların beyanları karşısında, sanığın üzerine atılı kasten yaralama, tehdit ve hakaret suçlarını işlediği sabit görülmekle, hakkında mahkûmiyet kararları verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Ancak,
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.02.2023 tarihinde karar verildi.