YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1228
KARAR NO : 2023/1236
KARAR TARİHİ : 15.02.2023
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/59 E., 2022/572 K.
DAVA TARİHİ : 16.05.2014
KARAR : Ret
Taraflar arasında Mahkemede görülen kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vasisi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; Mahkememizce bir sağlık kurulundan rapor aldırılması halinde görüleceği üzere müvekkilinin %60’ın çok üzerinde çalışma kaybının bulunduğunun ortaya çıkacağını beyanla; davalı Kurumun 05.02.2014 tarihli ve 2907875 sayılı kararının iptaline ve müvekkilinin babası … üzerinden davalı Kurumun sağlık yardımlarından yararlanabileceğine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve yersiz açılmış bir dava olup reddi gerektiğini, müvekkili Kurumun yapmış olduğu işlemlerin yasa düzenlemelerine uygun olduğunu beyanla; davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 10.02.2016 tarih ve 2014/332 Esas, 2016/101 Karar sayılı kararıyla;
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, …’ün 12.12.2012 tarihinde Kuruma başvurarak 19.03.1990 doğumlu özürlü oğlunun sağlık hizmetlerinden yararlandırılmasını istediği, davalı Kurumun 13.03.2013 tarihli cevabında davacının çalışma gücünün en az %60’ını kaybetmediğinden karar verilerek talebin reddedildiği, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’nun 05.02.2014 tarihli raporunda, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde % 60’nı kaybetmemiş olduğundan malul sayılmayacağına karar verildiği, yargılama sırasında Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan alınan 28.09.2015 tarihli rapora göre, 03.08.2013 tarihli Maluliyet İşlemleri Yönetmeliği gereğince davacının çalışma gücünün en az %60’ını kaybettiği ve malul sayılması gerektiğine karar verildiği, Mahkemece bu raporun esas alındığı gerekçesiyle;
Davanın kabulüne karar verilmiştir, karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. 1.Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi’nin 22.01.2019 tarih, 2018/533 Esas, 2019/311 Karar sayılı Bozma ilamında;
2.1.Somut olayda, YSK’dan ve Adli Tıp 3. İhtisas Dairesinden alınan raporlar arasındaki çelişki giderilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu,
2.2.Yapılacak iş, davacıya ait tüm tıbbi belgeler gönderilerek Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’nun ve Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan alınan raporlarda bahsedilen maluliyeti gerektirir rahatsızlığının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi için Adli Tıp Genel Kurulu’ndan rapor almak ve Adli Tıp Genel Kurulu’ndan hem 11.10.2008 tarihli Çalışma ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hem de 03.08.2013 tarihli Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği’ne göre değerlendirme yapmasını istemekten ve sonucuna göre karar vermekten ibaret olduğunu,
2.3.Kabule göre de; vesayet altındaki kişi için (yürürlükten kaldırılan 743 sayılı T.M.K 405/8 ve yürürlükte olan 4721 sayılı T.M.K’nun 462/8 nci maddeleri gereğince) vesayet makamından dava açmaya izin alınmadan yargılamanın sürdürülerek sonuçlandırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle karar bozulmuştur.
B- Mahkemenin Bozma ilamına uyarak verdiği 01.07.2021 tarihli ve 2019/165 Esas, 2021/445 Karar sayılı kararıyla;
Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun kararı ile Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun raporu arasında ortaya çıkan çelişkiyi giderecek şekilde rapor düzenlenmek üzere dava dosyası Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 2. Üst Kuruluna tevdi edilmiş olup, Kuruldan sunulan 11.03.2012 tarihli ve 344 sayılı raporda, çalışma gücünün en az %60 (yüzdealtmış)’ını kaybetmemiş olduğu, malul sayılamayacağı yönünde görüş bildirilmiş olduğu gerekçesiyle,
Davanın reddine, karar verilmiştir.
C- Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 01.07.2021 tarih, 2021/10643 Esas, 2021/16799 Karar sayılı Bozma ilamında;
2.1.Mahkemece Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile ATK 3. İhtisas Kurulunun raporu arasında ortaya çıkan çelişkiyi giderecek şekilde alınan ATK 2. Üst Kurulu raporu nazarında yazılı şekilde karar verilmiş ise de, mahkeme kararı sonrası 28.09.2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp aynı tarihte yürürlüğe giren Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile 03.08.2013 tarihli ve 28727 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğinin yürürlükten kaldırıldığının anlaşıldığı,
2.2.Yargılama safhasında yürürlüğe giren söz konusu mevzuat kapsamında da değerlendirme yapılması gerektiğinden, mahkemece 28.09.2021 tarihli Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği kapsamında, maluliyetin bulunup bulunmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu’ndan rapor alınıp (maluliyetin bulunduğuna karar verilmesi durumunda başlangıcın, yönetmeliğin yürürlük tarihi olduğu gözetilmek kaydıyla) sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.
D- Mahkemece Bozma İlamına Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemenin 08.11.2022 tarihli ve 2022/59 Esas, 2022/572 Karar sayılı kararıyla;
Dava dosyasının yeniden tevdi edildiği Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 2. Üst Kurulu’nun 08.09.2022 tarihli ve 2357 sayılı mütalaasında, 28.09.2021 tarihli ve 31612 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Yönetmeliği kapsamında yapılan değerlendirmede; davacının çalışma gücünün en az %60 (yüzdealtmış)’ını kaybetmemiş olduğu, ağır düzeyde çalışma gücü kaybı bulunmadığı, malul sayılamayacağı, “Hafif-Orta Düzey Mental Retardasyon” nedeniyle B-1 maddesi hükümlerine göre orta düzeyde (%50-%59) çalışma gücü kaybı olduğu şeklinde bozma öncesindeki mütalaasıyla aynı doğrultuda tespit yapıldığı,
Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 2. Üst Kurulu’nun mütalaasına göre, davacının yasada öngörülen oranda çalışma gücü kaybı olmadığından malul sayılamayacağı ve sigortalı babası üzerinden genel sağlık sigortası kapsamında sağlık yardımlarından yararlanma hakkına sahip olmadığı anlaşıldığı,
Belirtilen tespitlerden hareketle, davacının sigortalı babası üzerinden sağlık yardımlarından yararlandırılması gerektiğinin tespiti ve aksine kurum işleminin iptali taleplerine yönelik davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle,
Davanın reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davacının mental retardasyon tanısı ile barışta ve seferde askerliğe elverişli olmadığını ve çalışma gücünün %60 ını kaybetmiş olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının çalışma gücünün en az %60’ını kaybetmiş olması nedeniyle Yüksek Sağlık Kurulu kararının iptaline, özürlük durumu nedeniyle sağlık giderlerinin babası … üzerinden karşılanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428’inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin üçüncü fıkrası, 506 sayılı Kanunu’nun 26 ncı ve 87 inci maddeleri
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine, gönderilmesine,
15.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…