YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1366
KARAR NO : 2023/1204
KARAR TARİHİ : 23.03.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 20. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetveline davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların takip borçlusundan olan alacaklarının muvazaalı olduğunu, sıra cetvelinden pay almamaları gerektiğini ileri sürerek, davalıların cetveldeki sıralarının iptalini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1-Davalı … Yapı İnş. ve Turzm. San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile takip borçlusu arasında çeşitli tarihlerde düzenlenmiş yapım, bakım ve onarım işlerini konu alan sözleşmeler bulunduğunu, takibe konu alacağın bu sözleşmelerden kaynaklandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2-Davalı Berk Altıyapı A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının takibi henüz kesinleşmediğinden sıra cetveline itiraz hakkı bulunmadığını, öte yandan, alacaklarının doğum tarihlerine göre davacı bankanın müvekkiline karşı muvazaa iddiasında bulunamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın ihtiyati haczinin, paylaşıma konu hak ediş bedelinin icra dosyasına girdiği tarihi itibariyle, henüz kesin hacze dönüşmediği, bu nedenle sıra cetveline itiraz etmekte hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davalıların alacağının muvazaalı olduğunu, her ne kadar takip borçlusunun haksız itirazı nedeniyle paylaşıma konu tutarın dosyaya geldiği tarih itibariyle ihtiyati hacizleri kesin hacze dönüşmemiş ise de ilgili mahkemede açılan dava sonucunda takibin devamına karar verildiğini ve takibin kesinleştiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sıra cetvelinin bedeli paylaşıma konu mal üzerinde satış tarihi itibariyle haczi bulunan alacaklılar dikkate alınarak düzenlendiği, somut olayda, davacı bankanın 04.01.2019 tarihinde ihtiyati haciz kararı aldığı ve uyguladığı, takip borçlusunun yetki itirazı üzerine dosyanın yetkili icra dairesine gönderildiği, paylaşıma konu tutarın icra dosyasına girdiği tarih itibariyle davacının ihtiyati haczinin henüz kesin hacze dönüşmediği, bu nedenle davacının sıra cetveline itirazda hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; istinaf başvuru dilekçesinde dile getirdiği hususları temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1-Uyuşmazlık ve Hukuk Nitelendirme
Uyuşmazlık haciz sıra cetveline ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369/1, 370 ve 371. maddeleri ile İİK’nın 140 vd. maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370/1. maddesi uyarınca
ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.