Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/8271 E. 2009/4663 K. 20.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8271
KARAR NO : 2009/4663
KARAR TARİHİ : 20.05.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin Kara Kuvvetleri Komutanlığı Zırhlı Birlikler Okulu ve Eğitim Tümen Komutanlığının açmış olduğu poşet meyve suyu alımı ihalesine katıldığını ve ihaleyi kazandığını, bilahare malları davalıdan tedarik ettiğini, ancak malların bir kısmının ihale veren makamca kabul görmesine rağmen, 100.000 adet poşet meyve suyunun yapılan analizler sonucu reddedilip, malların geri alınması hususunda ihtar çekildiğini, durumun davalıya bildirilmesine rağmen davalı tarafından sözleşmeye uygun mallar verilmediğinden dava dışı idare tarafından sözleşme feshedilip, teminatın irat kaydedildiğini ve kamu ihalelerinden de davacının yasaklanmasına karar verildiğini iddia ederek menfi ve fiili zarardan doğan 5.000.00.-YTL.nın, yoksun kalınan kâr ve müspet zarardan doğan 5.000.00.-YTL.nın ve 4.000.00.-YTL. manevi tazminatın avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili süresinde verdiği cevap dilekçesinde, malın teslim tarihinden dava tarihine kadar 6 aylık süre geçtiğinden, davanın zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında yüzer bin adet üç parti olmak üzere toplam 300.000 adet poşet meyve suyu alım satımı yapıldığını, 16.9.2003 tarihinde teslim edilen ilk parti, 22.10.2003 tarihinde teslim edilen ikinci parti mal ile ilgili bir uyuşmazlık bulunmadığını, uyuşmazlık konusu üçüncü parti malın 19.12.2003 tarihinde davacıya teslim edildiğini, söz konusu malın ihale makamınca kabul görmemesi üzerine davacının sorumluluğunu davalıya yüklemek istediğini halbuki, davacı ile müvekkili arasında bir sözleşme bulunmadığını, bu nedenle davalının malların ihale şartnamesine uygun olacağını taahhüt etmediğini, buna rağmen söz konusu malların üreticisi olmayıp, sadece toptan satıcısı olan müvekkilinin üçüncü parti malı iyiniyetle geri alıp, 4.5.2004 tarihinde aynı miktarda malı davacıya temin ettiğini, ikinci kez temin edilen malların da ihale makamınca kabul görmediğini, herhangi bir taahhüdü bulunmayan davalının bu malları iade almayı reddettiğini, davacının basiretli bir tacir gibi davranması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davacı tarafından temin edilen ve ihaleye uygun bulunmayan üründeki kusur ve sorumluluğun satıcı davacıya ait olup, dava dışı ihale makamını herhangi bir kusuru bulunmadığı, çünkü yapılan analizler sonucu son parti meyve suyunun şartnameye uygun olmadığı, taraflar arasında sözlü yapılan sözleşme sonucu meyve sularının davalı tarafından davacıya teslim edildiği, üç parti olarak teslim edilecek meyve suyundan iki partinin şartnameye uygun olması nedeniyle kabul edilmesine rağmen, üçüncü parti meyve suyu şartnameye uygun bulunmadığını, ihale makamı tarafından meyve sularının iade sebebi, meyve sularının ayıplı olması, bozuk veya sağlığa aykırı olması değil, şartnameye uygun olmaması sebebiyle olduğu, davacı ile ihale makamı arasında yapılan sözleşmede malın niteliklerinin kararlaştırıldığını, davacı ile davalı arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı ve teslim edilecek ürünlerin nitelikleri konusunda bir sözleşme de bulunmadığı gözetildiğinde, davalının ihale şartnamesindeki nitelikleri yer alan meyve suyunu temin edeceğine dair bir delilin söz konusu olmadığı, ayrıca davacının iade edilen meyve sularının ayıplı olduğunuda iddia etmediği, sözleşmeye uygun nitelikte ürün temin edilmediğini belirttiği, kaldı ki malların ayıplı olduğu bir an için kabul edilse dahi B.K.nun 198.maddesi uyarınca kanunda öngörülen şekilde ve sürede yapılan bir ayıp ihbarı da söz konusu olmadığı, davalının ihale makamı ile arasında herhangi bir hukuki ilişkinin mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 20.5.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.