Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/8642 E. 2008/3433 K. 03.04.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8642
KARAR NO : 2008/3433
KARAR TARİHİ : 03.04.2008

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine bonoya dayalı olarak takibe geçtiğini ve takibin kesinleştiğini ve müvekkiline ait işyerine hacze gelinerek, menkul malların haczedilip, bunların paraya çevrildiğini, oysa bonodan borçlu konumunda görünen … …’in işletme adına borçlanma yetkisi olmayan bir kişi olduğunu, bonoda müvekkilinin lehtar göründüğünü ve bononun davalıya ciro edildiğini, cironun sahte olduğunu ve keşideci dava dışı … … tarafından kendi imzası atılmak sureti ile yapıldığını, bu nedenle dava açma zarureti doğduğunu belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, davacı lehine % 40 tazminata, davalının takibe konu alacağa mahsuben aldığı, müvekkiline ait menkulün müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu bononun dava dışı … … tarafından keşide edilip, davacı tarafından müvekkiline ciro edildiğini, davacının ödeme emrini tebliğ ettikten sonra hiçbir yasal yola müracaat etmediğini, haciz tutanağında istihkak iddiasında bulunmadığını öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, dava ve takip konusu senette, borçlu adına ve senedin arka yüzünde birinci ciranta olarak atılan imzaların davacının eli ürünü olmadığının anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne davacı yararına % 40 tazminata karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalının senedi ciro yolu ile iktisap ettiği gözetildiğinde, davalının takibe geçmekte kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığından mahkemece davalı aleyhine % 40 oranında tazminata karar verilmesi doğru değil ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle karar metninin “Deliller ve Gerekçe” bölümünün son paragrafı ile hüküm fıkrasının (1) nolu maddesinin son bendinde yer alan “davalının kötüniyetli ve haksız olarak takip yaptığı kanaatine varıldığından, asıl alacak üzerinden % 40 oranında 1.280.-YTL. tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin karar metninden çıkarılıp yerlerine “davalının takibinde haksız ve kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığından, davacının tazminat isteminin reddine” cümlesinin yazılıp hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.04.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.