Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/7845 E. 2023/300 K. 07.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7845
KARAR NO : 2023/300
KARAR TARİHİ : 07.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 05.01.2016 tarihli ve 2016/63 Esas, 2016/54 İddianame numaralı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi gereğince cezalandırılması ve 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2…. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli ve 2016/64 Esas, 2016/470 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarında 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; müvekkilinin katılan … ile herhangi bir şekilde incir işletmesine ortak olmadığına, katılan … ve çevresini …’da işlettikleri bir otele 2014 yılında değişik firmalardan gıda tedarik etmekten dolayı tanıştıklarına, bu işlerden dolayı katılanın nakit ve çekler karşılığı toplam 196.000,00 TL borçları olduğuna, bu borçları ödeyemeyince dava konusu aracı kendisinin sanığa verdiğine ve müvekkili sanığın bu aracı o tarihten itibaren katılanın bilgisi dahilinde kullandığına, hatta aracı teslim ettiklerinde 30.11.2015 tarihi itibariyle borçlarını ödeyip aracı teslim alacaklarını söylediklerine, fakat ilgili tarih gelince katılanın ödeme yapmayıp haksız ve kötü niyetli olarak müvekkilini şikayet ettiğine, ayrıca aracın çalındığı anahtarın alındığı iddia edilen kiralık konutu da müvekkilinin kiraladığına ve katılanın müvekkilinin yanında kaldığına, bu hususta da herhangi bir araştırma yapılmadığına, dosyada maddi gerçeğin ortaya çıkarılmadığına, sadece katılanın soyut beyanları ile karar verildiğine, müvekkili hakkında nitelikli hırsızlıktan ceza verilmesinin yasal olmadığına, katılanın olaydan çok sonra suç duyurusunda bulunmuş olması da kötü niyetinin ve müvekkiline olan borcunu ödemek istemediğinin, bu sebeple de müvekkilini karalamaya çalıştığının açık göstergesi olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, katılana ait incir işletmesine ortak olmak istemesi amacıyla … iline katılanın yanına geldiği, …’da bulunan bir firmaya 554.000,00 TL’lik incir satışı için anlaşma yapmak üzere aracılık yaptığı, kapora için ödeme yapılacağından bahisle katılanı 10-15 gün kadar oyaladığı, olay günü katılanın pantolonunun cebinde bulunan … plakalı 2012 model … marka aracın anahtarını katılandan habersiz olarak alarak aracı da almak suretiyle … ilinden ayrıldığı, sanığın olaydan yaklaşık 10 gün sonra … ilinde yakalandığı, sanığın aşamalarda suça konu aracın katılan tarafından kendisine borcunu karşılık verildiğini savunduğu, savunmalarını destekleyen delilleri sunması için mahkemece sanık müdafiine süre verildiği, ancak sanık müdafiinin verilen süre içerisinde sanığın katılandan alacaklı olduğuna dair herhangi bir delil sunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçların vasıflarının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli ve 2016/64 Esas, 2016/470 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2023 tarihinde karar verildi.