YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8337
KARAR NO : 2022/10034
KARAR TARİHİ : 12.09.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti’nce başvurunun kısmen kabulüne dair karara karşı davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 17.08.2019 tarih, 2019/İHK-10074 sayılı itirazın kısmen kabulüne dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, 21.12.2017 tarihinde davalının sigortaladığı aracın karıştığı çift trafik kazasında davacının yaralanarak malül kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 15.000,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatı ve 1.200,00 TL rapor ücreti olmak üzere 16.200,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle tahsilini talep etmiş, bila tarihli dilekçe ile talebini 140.000,00 TL olarak artırmıştır.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından, TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz formülü uygulanmak suretiyle düzenlenen aktüer bilirkişi raporunda belirlenen 78.002,59 TL’den müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle başvurunun kısmen kabulü ile 61.997,4 TL’nin 05.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmiş; hükme karşı davacı vekili itiraz yoluna başvurmuştur. İtiraz Hakem Heyetince davacının itirazının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak başvurunun kabulü ile 139.646,00 TL tazminatın 05.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle tahsiline karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili tarafından temyiz yoluna başvurmuştur.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkeme kararlarının gerekçe bölümünde; tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin gösterilmesi zorunludur(HMK 297/1-c). Gerekçe, mahkemenin benimsediği olgular ile hüküm bölümü arasında yasal ve mantıksal bir bağ niteliğinde olduğundan hükümle gerekçe arasında ve gerekçenin kendi içinde çelişkiye sebep olunmaması da gerekir.
Dosya kapsamından, Sigorta Tahkim Komisyonu itiraz Hakem Heyeti’nce gerekçe bölümünde davacı vekilinin aktüer bilirkişi raporuna itirazlarının reddedildiği, yalnızca hatır taşıması yapılmasına yönelik itirazın kabul edildiği ifade edilmiş; ancak sonuç bölümünde başvurunun ıslah dilekçesi doğrultusunda kasbulüne karar verilmiş, böylece kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında açık çelişki oluşmuştur.
Yukarıda açıklandığı üzere gerekçeli kararın kendi içinde çelişkili olması hali mutlak bozma sebebidir. Bozmadan sonra mahkemenin önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi giderme koşuluyla vicdani kanaatine göre karar verebileceğine, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nca 10/04/1992 gün ve 7/4 sayıyla karar verilmiştir. Bu durumda, mahkemece gerekçe ile hüküm fıkrası arasındaki çelişkinin giderilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 12.09.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.