Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/5550 E. 2009/205 K. 22.01.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5550
KARAR NO : 2009/205
KARAR TARİHİ : 22.01.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi
Tarih :

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vek. Av. … ile davalı vek. Av. …’ ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, müvekkilleri tarafından bir borcun teminatı olarak düzenlenip davalıya verilen bononun anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu, müvekkili …’ ün borcunu ödediğini, buna rağmen davalının bedelsiz senedi takibe koyduğunu ileri sürerek müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacıların bononun teminat olarak verildiğine ilişkin iddiasının gerçek dışı olduğunu, …’ ün şahsi borcu için ödeme yaptığını, ödeme belgesinin bu borca yönelik olduğunun kabul edilmesi halinde ise borcun tamamının ödenmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre senet bedelinin ödendiğinin aynı nitelikte bir belge ile ispat edilebileceği, davacının ödeme iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
08/08/2006 tarihli belgede “… nolu senetten olan 2000 YTL borcu … ödemişti. Bu senetle hiçbir alakası yoktur.” ibaresi yer almaktadır. Aynı belgede senedin 19/07/2006 tarihli 07/08/2006 vadeli olduğu da belirtilmiş olup, davalı …’ün şahsi borcu için aynı tarihte ödenmek üzere ikinci bir bononun bulunduğunu savunmuşsa da ödemenin dava konusu bonodan başka bir bonoyla ilgili olduğunu ispat yükü davalı alacaklıdadır. Mahkemece davalıdan bu yöndeki delilleri sorulup 08/08/2006 tarihli belgenin ibra niteliğinde olup olmadığı değerlendirilerek varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Bu yönlerin gözetilmemesi isabetsiz olduğu gibi tedbir kararı verilmeden tazminata hükmedilmesi de kabul şekli itibariyle usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacılar yararına takdir edilen 625.00.-TL duruşma vekalet ücretinin, davalıdan alınarak, davacılara ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.01.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.