Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2023/13 E. 2023/265 K. 24.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/13
KARAR NO : 2023/265
KARAR TARİHİ : 24.01.2023

T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/237 E., 2021/221 K.
SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Mahkemece sanık hakkında 23.07.2012 tarihli eylem nedeniyle verilen beraat kararının bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesinden sonra verildiği ve hükmün daha önceden Yargıtayın temyiz incelemesinden geçmediği dikkate alındığında, kanun yolu incelemesinin istinaf merciince yapılması gerektiği belirlenmiştir.
Sanık hakkında bozma üzerine nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçu yönünden kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşma talebinin takdiren 1412 sayılı Kanun 318. maddesi uyarınca REDDİNE,
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Hakkari 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.02.2016 tarihli ve 2015/26 Esas, 2016/69 sayılı kararı ile sanık hakkında Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 302/1, 3713 sayılı Kanunu’nun 5, 5237 sayılı Kanun 53, 63, 58/9. maddeleri; kasten öldürme suçundan, 9 kez 5237 sayılı Kanun 82/1-a-g, 3713 sayılı Kanunun 5, 5237 sayılı Kanun 53, 63, 58/9. maddeleri; kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 23 kez 5237 sayılı Kanun 82/1-a-g, 3713 sayılı Kanunu’nun 5, 5237 sayılı Kanun 35, 53, 63, 58/9. maddeleri; tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçundan, 23 kez 5237 sayılı Kanun 174/1 3713 sayılı Kanunu’nun 5/2-son yollamasıyla, 5237 sayılı Kanun 174/2, 52/2-4, 53, 63, 58/9. maddeleri uyarınca hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Hakkari 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.02.2016 tarihli ve 2015/26 Esas, 2016/69 sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 20.09.2016 tarihli ve 2016/5188 Esas, 2016/4665 sayılı kararı ile Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, kasten öldürme ve tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçundan verilen mahkumiyet kararlarının onanmasına, kasten öldürmeye teşebbüs suçundan verilen mahkumiyet kararının ise karakola yapılan saldırıda yaralanan mağdurların kesin raporları alındıktan sonra, mağdurların rapor içeriklerine göre meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gözetilerek TCK’nın 35. maddesi uygulanırken her yaralanma için ayrı ve makul bir cezanın tayin edilmesi için bozulmasına karar verilmiştir.
3. Hakkari 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.06.2021 tarihli ve 2016/237 Esas, 2021/221 sayılı kararı ile sanık hakkında mağdurlar …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve …’a yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82/1-a,g, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, 5237 sayılı Kanun’un 35/2, 53, 58/9 maddeleri uyarınca 11 kez 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, mağdurlar …, …, …, …, …, … ve …’a yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82/1-a,g, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, 5237 sayılı Kanun’un 35/2, 53, 58/9 maddeleri uyarınca 7 kez 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, mağdur …’a nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82/1-a,g, 3713 sayılı Kanun’un 5/1 5237 sayılı Kanun’un 35/2, 53, 58/9 maddeleri uyarınca 17 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, mağdur …’e yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82/1-a,g, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, 5237 sayılı Kanun’un 35/2, 53, 58/9 maddeleri uyarınca 16 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sanığın 23.07.2012 tarihinde Hakkari ili Geber tepesinde bulunan Askeri Birliğe yapılan saldırıya ilişkin atılı suçtan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-b maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 29.12.2022 tarihli ve iade ile onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; müsnet suç açısından mahkumiyete yeter derecede kesin, inandırıcı ve şüpheden uzak delillerin mevcut olmadığına ve sanığın beraatine karar verilmesine ilişkindir.
B. Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle; 23.07.2012 tarihli Geber Tepesinde bulunan askeri birliğe yapılan saldırı ile ilgili olarak kasten öldürme suçundan cezalandırılmasına karar verilmesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
“Mahkememizce sanığın bir kısım ikrarı ile dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre; sanığın 2010 tarihinde PKK terör örgütüne katıldığı, değişik kamplarda kaldığı, askeri ve siyasi eğitim aldığı, kendisine Cudi Colemerg kodunun verildiği, 3 ay havan eğitimi aldıktan sonra Şehit Delil Bölüğüne katıldığı, bölüğünün Şemdinli bölgesine geçtiği, bu bölgede bölük tarafından 3 ayrı eylem gerçekleştirdiği, sanığın Yeşiltaş karakoluna yapılan eylemden önce eylem bölgesine katırlarla cephane ve erzak getirdiği, yapılan planlama sonrasında 19.06.2012 günü … ili … ilçesinde bulunan … karakoluna çok sayıda silahlı terör örgütü olan PKK mensuplarınca ağır silahlarla saldırı yapıldığı, bu saldırı sonucunda 9 askerin şehit olduğu, 20 askerin ise yaralandığı, sanığın yargılamaya konu Yeşiltaş karakol baskınından önce bölgeye silah, cephane ve yaşam malzemesi taşıdığı, karakol baskını esnasında ise savunma grubunda yer alarak mezkur saldırıya doğrudan asli fail sıfatıyla diğer örgüt mensuplarıyla aynı fikir ve irade altında iştirak ettiği anlaşılmıştır. Karakol ve askeri birliklere ilişkin saldırılarda bölücü terör örgütü mensupları saldırı, savunma ve pusu grubu olarak 3’e ayrılmakta ve saldırıyı gerçekleştirmektedirler. Mezkur saldırılarda saldırı grubu kadar savunma grubunda bulunan örgüt mensupları da ortaya çıkan sonuçtan aynı derecede sorumludurlar. Bu sebeple sanığın yapılan karakol baskını sonucunda kamu görevlisi niteliğindeki askerlerin şehit olma ve yaralanmalarına sorumlu tutulmuştur. Dosya arasında bulunan bilgi ve belgelerden anlaşıldığı üzere; sanığın ikrarında geçen 19.06.2012 tarihli … Karakoluna saldırı olayının gerçekletiğinin Jandarma Genel Komutanlığından gelen resmi kayıtlarla uyumlu olduğu görülmüştür. Bu açıklamalar muvacehesinde, mahkememizce yapılan yargılama neticesinde, … ili … İlçesinde bulunan … Karakoluna 19.06.2012 tarihinde bölücü terör örgütü mensupları tarafından silahlı saldırı düzenlendiği, saldırıda 9 askerin şehit olduğu, bu saldırı sırasında karakolda bulunan 20 askerin yaralandığı, sanık …’in söz konusu karakola saldırı planı çerçevesinde bölgeye 2 kez cephane taşıdığını, daha sonra erzak taşımaya devam ettiğini, savunma grubunda olduğu, mezkur saldırıya asli faili olarak iştirak ettiği, meydana gelen sonuçtan sorumlu olduğu, bu haliyle saldırı sonucunda incelenen kati hekim raporlarına göre mağdurlar; … Ş. ve D. Ö.’in yaralanmalarının hayati tehlike yaratacak mahiyette olmayıp, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek mahiyette olmadığının, … A.’un yaralanmasının hayati tehlike yaratacak mahiyette olup, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek mahiyette olmadığı ve organlarından birinin işlevini yitirmesi niteliğinde olduğunun, İ. G.’in yaralanmasının hayati tehlike yaratacak mahiyette olmayıp, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek mahiyette olup, vücudundaki kemik kırığının hayati fonksiyonlarına etkisinin orta (3) olduğunun, H. G.’ün yaralanmasının hayati tehlike yaratacak mahiyette olduğu, vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin ağır (5) ve organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olduğunun, E.T.’un yaralanmasının hayati tehlike yaratacak mahiyette olup, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek mahiyette olmadığı, vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin ağır (6) olduğunun, M. A.’ın yaralanmasının hayati tehlike yaratacak mahiyette olup, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek mahiyette olmadığı, vücuttaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin ağır (6), yüzde sabit iz niteliğinde ve duyularından veya organlarından birinin yitirilmesi niteliğinde olduğunun, S. İ.’un yaralanmasının hayati tehlike yaratacak mahiyette olup, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek mahiyette olmadığı, vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin ağır (6), duyularından ve organlarından birinin işlevinin sürekli zorluğuna neden olacak şekilde olduğunun, H. S.’ın yaralanmasının hayati tehlike yaratacak mahiyette olup, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek mahiyette olmadığı, vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin ağır (3), duyularından ve organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde olduğunun, S. K.’ın yaralanmasının hayati tehlike yaratacak mahiyette olup, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek mahiyette olmadığı, vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin ağır (6) olduğunun, C. Ç., Y. Y., U. A., … A., M. . Y., V. K., C. K., M. E. ve Ö. A.’ın yaralanmalarının hayati tehlike yaratacak mahiyette olmayıp, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek mahiyette olmadığının, G. B.’un yaralanmasının hayati tehlike yaratacak mahiyette olup, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek mahiyette olmadığı, vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin ağır (5) ve organlarından birinin işlevinin yitirilmesi niteliğinde olduğunun mütalaa edilmiş olması dikkate alındığında, saldırı esnasında karakolda bulunan ve haklarında yukarıda zikredilen kati hekim raporları bulunan 20 askeri personeli, sanığın tasarlayarak ve yaptıkları kamu görevi nedeniyle öldürmeye teşebbüs suçunu işlediği vicdani kanaatine varılmakla, mahkememizce sanığın mağdurlara karşı her bir eylemini TCK’nın 61. Maddesi uyarınca ayrı ayrı bireyselleştirerek, TCK’nın 35/2. Maddesinde kanun koyucu tarafından ihdas edilen kanuni sınırlar çerçevesinde ceza tayini yoluna gidilerek” karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. 23.07.2012 Tarihli Eylem Nedeniyle Verilen Beraat Kararına İlişkin Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Yönünden;
5235 sayılı Kanun’un 25 ve geçici 2. maddeleri uyarınca kurulan Bölge Adliye Mahkemelerinin, 07.11.2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan karar uyarınca 20.07.2016 tarihinde göreve başladığı, İlk Derece Mahkemesi kararının ise bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesinden sonra verildiği ve hükmün daha önceden Yargıtayın temyiz incelemesinden geçmediğinin anlaşılması karşısında; hükmün istinaf kanun yoluna tabi olması nedeniyle, dosyanın mahalline gönderilmek üzere incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Nitelikli Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçu Yönünden Kurulan Mahkumiyet Kararlarına İlişkin Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Yönünden;
a) 2010 yılında PKK terör örgütüne katılan sanığın değişik kamplarda kaldığı, askeri ve siyasi eğitim aldığı, kendisine … kodunun verildiği, 3 ay havan eğitimi aldıktan sonra Şehit Delil Bölüğüne katıldığı, bölüğünün … bölgesine geçtiği, bu bölgede bölük tarafından 3 ayrı eylem gerçekleştirdiği, sanığın … … bulunan … karakoluna yapılan eylemden önce eylem bölgesine katırlarla cephane ve erzak getirdiği, yapılan planlama sonrasında 19.06.2012 günü … karakoluna çok sayıda silahlı terör örgütü olan PKK mensuplarınca ağır silahlarla saldırı yapıldığı, bu saldırı sonucunda 9 askerin şehit olduğu, 20 askerin ise yaralandığı, sanığın yargılamaya konu … karakol baskınından önce bölgeye cephane ve erzak getirerek saldırıya doğrudan asli fail sıfatıyla diğer örgüt mensuplarıyla aynı fikir ve irade altında iştirak ettiğine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
b) Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
A. 23.07.2012 Tarihli Eylem Nedeniyle Verilen Beraat Kararı Yönünden;
235 sayılı Kanunun 25 ve geçici 2. maddeleri uyarınca kurulan bölge adliye mahkemelerinin, 07.11.2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan karar uyarınca 20.07.2016 tarihinde göreve başladığı, ilk derece mahkemesi kararının ise bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesinden sonra verildiği ve hükmün daha önceden Yargıtayın temyiz incelemesinden geçmediğinin anlaşılması karşısında; hükmün istinaf kanun yoluna tabi olması nedeniyle, dosyanın mahalline gönderilmek üzere, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Nitelikli Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçu Yönünden Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Hakkari 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22/06/2021 tarihli ve 2016/237 Esas, 2021/221 sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.01.2023 tarihinde karar verildi.