Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/56 E. 2023/1861 K. 21.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/56
KARAR NO : 2023/1861
KARAR TARİHİ : 21.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Müştekinin 20.11.2017 havale tarihli dilekçesi ile; … İcra Müdürlüğünün 2017/3739 Esas sayılı dosyasında, borçlu …’a karşı girişilen icra takibinde üçüncü şahısa (şirkete) dosya borçlusuna herhangi bir hak ve alacağın olup olmadığını, varsa borçluya değil icra veznesine veya teslimi hususunda 24.10.2017 tarihinde birinci haciz ihbarnamesi gönderildiğini, davalı üçünçü kişinin ihbarnameye süresinde itiraz ederek dosya borçlusuna herhangi bir borcu bulunmadığını beyan ettiğini, alacaklının icra borçlusu … ile üçüncü kişi şirket arasında yapılan taşeronluk sözleşmesinden hak edilen dairenin temliki konulu harici sözleşmeyi icra dosyasına konu ettiğini, bu sebeple üçüncü kişi şirketin borçluya doğmuş bir borcu söz konusu olduğunu, icra borçlusunun taşeron olarak yüklendiği işleri tamamladığını, sözleşmeden doğan haklarını kısmen dahi hak ettiği halde üçüncü kişi şirketin yetkilisi olan sanığın

üçüncü kişi olarak birinci haciz ihbarnamesine yaptığı itirazın gerçeğe uygun olmadığını, davalının haksız ve gerçeğe aykırı itirazı nedeni ile, sanıkların gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 338 inci maddesi gereğince cezalandırılmaları ve İİK’nın 89/4 üncü maddesi gereğince uyarınca ihbarnameye konu alacak ve işlemiş faizi tutarında 97.391,01 TL tazminata hükmedilmesi için dava açılmıştır.

2…. İcra Ceza Mahkemesinin 04.11.2019 tarihli ve 2017/568 Esas, 2019/604 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçundan, atılı suçun yasal unsurları oluşmadığından beraatlerine ve tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

3…. Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin,14.07.2021 tarihli ve 2020/202 Esas, 2021/2006 Karar sayılı kararı ile hükmün vekalet ücreti yönünden düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II.TEMYİZ SEBEPLERİ
Müşteki vekilinin temyiz istemi, davalı tarafın, müteahhitliğini yaptığı inşaatın bir kısım işlerini borçlu …’a taşeron sözleşmesiyle yaptırdıkları, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/144 D…. sayılı dosyasında …’un yaptığı imalatın hesaplanması için tespit yapıldığı, müteahhit şirketin yetkili ve ortakları olan sanıklar müdafiinin, 29.03.2018 tarihli 2. celse beyanında borçlu olduğu miktarı tespit ettirdiklerini kabul ve ikrar ettiği, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/144 D…. sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporlarında; borçlu … tarafından 83.906,28 TL’lik (%49,9) imalat yapıldığının açıkça tespit edildiği, karşı yan ile borçlu arasında yapılan taşeronluk sözleşmesi gereğince; “534 ada 16 parselde bulunan inşaatın 2 normal kattaki 1. Daire (180 m2) daire” taşeron …’a devredilmediği gibi tespit edilen imalat bedelinin de borçluya ödenmediği, bu hali ile karşı yanın hala borçlu …’a karşı borç ve sorumluluk altında iken inkar ve itirazda bulunarak alacaklıyı mağdur ettiği, karşı yanın, 83.906,28 TL ve işleyecek faiz ve ferileri ile borçlu …’a borçlu olduğu ispat ve ikrar edildiği üzere davanın haklı ve yerinde olduğu, açılan davada; 2004 sayılı İİK m. 89/4 gereği genel hükümler çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılarak, sanıklar/davalıların gerçeğe aykırı beyanlarının tespitinin yapılması gerektiği, ispat ve ikrar edildiği üzere Sezer Dayanıklı Tük.Mal.Ltd.Şirketi ile borçlu Sabri arasında bir taşeron sözleşmesi yapıldığı ve bir kısım işlerin … tarafından yerine getirilerek alacak/borç doğduğu, davanın kabulü ile sanıkların cezalandırılması ile tazminat hükmedilmesi yerine İlk Derece Mahkemesinin red ve beraat kararına karşı istinaf mahkemesinin itirazı red etmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğu, kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; davalıya tebliğ edilen İİK’nun 89/1 haciz ihbarnamesine davalı tarafından takip borçlusuna borçları olmadığından bahisle itiraz edildiği iddiası ile sanıkların gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan cezalandırılmaları ve davalının İİK’nun 89/4 üncü maddesi gereğince ihbarnameye konu alacak ve işlemiş faizi tutarında 97.391,01 TL tazminata hükmedilmesi talebine ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
… İcra Müdürlüğünün 2017/3739 Esas sayılı takip dosyasında sanığın yetkilisi olduğu şirkete gönderilen birinci haciz ihbarnamesine şirket vekili tarafından 08.11.2017 tarihinde itiraz edildiği, kural olarak suç ve cezaların şahsiliği ilkesi gereğince birinci haciz ihbarnamesine sanık şirket yetkilisinin

vekili vasıtasıyla itiraz etmiş olmaları nedeniyle gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçu oluşmadığından sanıklar hakkında beraat kararı verildiği, yargılama boyunca sanığın yetkilisi olduğu şirket ile icra dosyası borçlusu arasında borç ilişkisi olup olmadığının tespiti için mahkemece 10.05.2019 tarihli kök ve 07.08.2019 tarihli ek bilirkişi raporları alındığı, tarafların ticari kayıtları incelenerek alınan ve hükümde esas kabul edilen bilirkişi raporunda sanıkların yetkilisi olduğu şirketin icra dosya borçlusu …’a borçlu olduğuna dair herhangi bir kayda rastlanmadığının anlaşıldığı, şirketin …’a borçlu olmadığının tespit edildiği, toplanan deliller dikkate alındığında sanıkların vekilinin ihbarnameye itirazda bulunmuş olması ve ticari kayıtlardan şirketin …’a borçlu olmadığı tespit edilmiş olması nedeniyle sanıklar hakkında beraat kararı verilmiş ve müştekinin tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sair istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı ancak, müştekinin İİK’nın 89/4 maddesi gereğince tazminat ve cezalandırma (338. madde) talebinde bulunması nedeniyle kendilerini vekille temsil ettiren, beraatlerine ve aleyhlerine açılan tazminat talebinin reddine karar verilen sanıklar lehine maktu vekalet ücreti ile birlikte reddedilen tazminat talebi yönünden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin mahkemece gözetilmemesi, usul ve yasaya aykırı olup, bu hususun CMK 280/1-a 2.cümlesi, 303/1 maddesi gereğince düzeltilebileceği anlaşıldığından, 5271 Sayılı Yasa’nın 280/1-a 2.cümlesi ve 303/1 maddesinin verdiği yetkiye istinaden; hükme “Beraat eden sanıklar … ve … kendilerini duruşmada bir müdafi aracılığıyla temsil ettirdiklerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ye göre belirlenen 825,00 TL maktu vekalet ücretinin müştekiden alınarak sanıklara verilmesine, davalı sanıklar … ve … kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ye göre hesaplanan 10.541,28 TL nispi vekalet ücretinin davacı müşteki Adnan Kurttan alınarak davalı sanıklar … ve …’e verilmesine” fıkraları eklenmek suretiyle hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A.Hakikate ….Suçundan Verilen Karar Yönünden;
Sanıklar hakkında, … İcra Ceza Mahkemesinin, 04.11.2019 tarihli ve 2017/568 Esas, 2019/604 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının a bendi uyarınca kurulan beraat hükümlerine ilişkin karara yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün vekalet ücreti yönünden düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında;

28.02.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinin ilgili bölümünde yer verilen ilk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararlarının temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, müşteki vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.

B.İİK’nın 89/4 üncü Maddesi Uyarınca Talep Edilen Tazminat İstemine Yönelik Olarak Verilen Karar Yönünden;
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, müşteki vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

IV. KARAR
A.Hakikate Aykırı Beyanda Bulunmak Suçundan Verilen Karar Yönünden;
28.02.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinin ilgili bölümünde yer verilen ilk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararlarının temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, müşteki vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,

B.İİK’nın 89/4 üncü Maddesi Uyarınca Talep Edilen Tazminat İstemine Yönelik Olarak Verilen Karar Yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 14.07.2021 tarihli ve 2020/202 Esas, 2021/2006 Karar sayılı kararında müşteki vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … İcra Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.03.2023 tarihinde karar verildi.