YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8122
KARAR NO : 2009/3720
KARAR TARİHİ : 28.04.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalıdan bedeli ödenerek alınan iletişim kartlarının alıcılara dağıtıldığını ancak kartların ayıplı çıkması nedeniyle müvekkili şirkete iade edildiğini, kartların çalışmaması sebebinin davalı şirketin hizmetinden kaynaklandığını, bozuk ve kullanılamaz kartların bedelleri ödenmediği için girişilen icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürmüş ve itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketin müvekkili şirketin bayisi olduğunu, müvekkili şirketin teknik bir takım sorunlar nedeniyle kendisine düşeni yaparak tespit edilen hataların düzeltilmesi için kartların iadesinin talep edildiğini ve iadesi talep edilen kartlara ilişkin detaylı listeyi de ihtarname ekinde sunduğunu, buna rağmen davacının kötüniyetli olarak müvekkilin maksatlı olarak kartları engellediğinin ileri sürüldüğü, böyle bir şeyin söz konusu olamayacağını, müvekkilinin davacı aleyhine herhangi bir zarara sebebiyet vermediğini belirterek davanın reddi ile %40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde, kartlardaki ayıbı kabul eden ve hatanın giderilmesi için iadesini isteyen davalı satıcının ayıbın en az zararla giderilebilmesi için üzerine düşeni yaptığı, buna rağmen davacının MK.nun 2.maddesine aykırı olarak sözleşmeyi feshettiği ve satış bedelinin iadesini istediği, öncelikle davacının söz konusu kartlar için ne miktarda ve ne şekilde ödeme yaptığını kanıtlaması gerektiği, kapanış tasdiki bulunmayan davacı defterlerine göre dahi 4.895,11 YTL alacağın bulunduğu, usulüne uygun olarak düzenlenmiş davalı defterlerine göre borcun değil aksine davacıdan alacağın bulunduğu, hal böyle olunca davacının satış bedelinin iadesini istemesinin MK.nun 2.maddesine uygun bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine, davacı takibinde kötüniyetli kabul edilmeyeceğinden davalının tazminat talebinin yerinde olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, satıcının ayıba karşı tekeffülü hükümlerine dayanmaktadır. Dava konusu kartların ayıplı olduğu davalının da kabulündedir. Davacı mahkemeye delil tespiti yaptırarak ayıp nedeniyle satışın feshini ve alacağının tahsilini istemiştir.
BK.nun 202/1 maddesi uyarınca “Satıcının tekeffülü altındaki satılanın ayıbı anlaşıldığı zaman alıcı muhayyerdir; dilerse satılanı redde hazır olduğunu beyanla satımın feshedilmesini, dilerse satılanı alıkoyup kıymetinin noksanı mukabilinde semenin tenzil olunmasını dava eder.” Davacı anılan yasa hükmüne göre seçimlilik hakkını fesihten yana kullanmıştır. Hal böyle olunca uyuşmazlığın feshin hükümlerini düzenleyen BK.nun 205.maddesi çerçevesinde çözümlenmesi gerekirken somut olay bakımından uygulama yeri bulunmayan MK.nun 2.maddesinin de gerekçeye dahil edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.