Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/5699 E. 2023/172 K. 19.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5699
KARAR NO : 2023/172
KARAR TARİHİ : 19.01.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/218 E., 2019/398 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : Beraat

Sanık hakkında bozma üzerine dosyanın gönderildiği ilk derece mahkemesince verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.08.2017 tarihli ve 2017/141 Esas, 2017/21 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına yönelik hüküm kurulmuştur.
2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 20.06.2018 tarihli ve 2017/988 Esas, 2018/387 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine hükmün 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Kaldırılmasına,sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası,53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3.Ankara Bölge Adliyesi Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 17.04.2019 tarihli ve 2019/348 Esas, 2019/2705 sayılı kararı ile özetle;
”Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 karar sayılı kararında, “Bylock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği dikkate alınarak, somut dosyada atılı suçun vasfı açısından belirleyici nitelikte olan; detaylı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı ile soruşturma aşamasında el konulduğu belirtilen sanığa ait digital materyallere ilişkin rapor yetkili mercilerden getirtilip değerlendirilerek CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorularak yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine” karar verilmiştir.
4.Bu kez Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesinin bozmaya uyarak vermiş olduğu, 03.12.2019 tarihli ve 2019/218 Esas, 2019/398 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit olmaması nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine dair hüküm kurulmuştur.
5.Dava dosyası,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 04.02.2021 tarihli ve özetle sanığın eylemlerinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk arz ettiği, bu itibarla üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sübut bulmasına karşın, sanığın mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin, bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle; sanığın, örgüte iltisakı nedeniyle TMSF’ye devredilen Bank …’da hesabının bulunması ve örgütün bankaya para yatırılması yönünde yapılan talimatını ve çağrısını kapsayan dönemde adı geçen bankaya para yatırması, katılım hesabı açtırması, örgütün gizli yazışma programı olan Bylock programını 0555 6….51 numaralı hat ile kullanması, imaj raporunda, ByLock, Kakaotalk, Herkül isimli uygulamaları kullandığının ve silahlı terör örgütünün sözde lideri teröristbaşına ait örgütsel dökümanlara ait videoların tespit edilmesi,
Bu eylemleri ile sanığın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimseyerek gönüllü olarak örgüt hiyerarşisine dahil olarak mütemadiyen bu bağı devam ettirerek süreklilik, yoğunluk, çeşitlilik gösteren eylemlerde bulunduğu,… İl Emniyet Müdürlüğü’nün 18.07.2019 tarihli cevabi yazısında; sanığa ait ByLock Raporu kontrol edildiğinde USER-ID’nin olmadığı görülmüş, KOM Daire Başkanlığınca kullanıcısı belli olmayan kimliksiz USER-ID’lere dair kimliklendirme çalışmları devam ettiğine dair bilgi verildiğinden çalışma sonucu beklenmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurularak sanığın mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Bozma Sonrası İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık savunması, CGNAT kayıtları, Bankasya hesap dökümleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın adına kayıtlı 0505 (…) (..) (..) numaralı gsm hattı üzerinden ByLock isimli programı kullandığı iddia edilmiş ise de dosya arasında sadece cgnat kayıtlarının mecut olduğu, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 06/06/2018 tarih, 2018/732 Esas ve 2018/1859 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, ByLock uygulaması programını indirmek, mesajlaşmak/haberleşmek için yeterli olmadığı, kayıt esnasında kullanıcının bir kullanıcı adı ve parola üretmesinin gerektiği, ID (kimlik numarasının) bilinmesi ve karşı tarafça onaylanmasının zorunlu olduğu, karşılıklı ekleme olmaksızın iletişime geçme imkanının bulunmadığının ifade edildiği, yine aynı kararda CGNAT (HIS) kayıtlarının üst veri olduğunu, tek başına CGNAT kayıtlarının kişinin gerçek ByLock kullanıcısı olduğunu göstermeyeceğini ifade ettiği, ByLock İD’sinin belirlenememiş olması nedeniyle CGNAT kayıtlarının örgüt üyeliği suçundan tek başına yeterli delil olmadığı, ayrıca sanığın Bankasya’ya talimatla para yatırdığı iddia edilmiş ise de sanığın hesap hareketleri incelendiğinde, sanığın talimat döneminde hesabını aktif olarak kullandığı, para yatırdığı ve katılım hesabı açtırdığı ancak sanığın talimat sonrasında hemen parasını çekmediği, 2015 yılı Aralık ayında hesap bakiyesinin halen 98.000,00 TL civarında olduğu, sanığın hesap hareketlerinin sadece talimat dönemi ile sınırlı kalmayıp sonrasında da hareketlerin mevcut olması nedeniyle sanığın talimatla Bankasya’ya para yatırdığının şüphe boyutunda kaldığı, “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereği Bankasya’ya para yatırması şeklindeki eyleminin de örgüte yardım niteliğinde değerlendirilmesinin mümkün olmadığı bu sebeple sanık …’nin mahkumiyetine yeter her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üyelik suçundan CMK 223/2-e madddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında,
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi TMSF’ye devredilen ve 22.07.2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 107 inci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası A.Ş’de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında;
Yargıtay 16. Ceza Dairesinin (kapatılan) ve Dairemizin süreklilik gösteren kararlarından da anlaşılacağı üzere, ByLock uygulaması programını indirmek, mesajlaşmak/haberleşmek için yeterli olmadığı, kayıt esnasında kullanıcının bir kullanıcı adı ve parola üretmesinin gerektiği, ID (kimlik numarasının) bilinmesi ve karşı tarafça onaylanmasının zorunlu olduğu, karşılıklı ekleme olmaksızın iletişime geçme imkanının bulunmadığı, CGNAT (HIS) kayıtlarının üst veri olduğu, tek başına CGNAT kayıtlarının kişinin gerçek ByLock kullanıcısı olduğunu göstermeyeceği, ByLock İD’sinin belirlenememiş olması nedeniyle CGNAT kayıtlarının örgüt üyeliği suçundan tek başına yeterli delil olmadığı, Bank … hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemlerinin dışında değerlendirilemeyeceği, sanığın bu yöndeki savunmalarının aksini ispat eden başkaca bir delil elde edilemediği, yine sanığın dosyaya yansıyan eylemlerinin örgüt hiyerarşisine dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içermemesi karşısında, örgüt üyesi olarak kabul edilmesine yasal olanak bulunmadığı anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesinin bozmaya uyarak vermiş olduğu, 03.12.2019 tarihli ve 2019/218 Esas, 2019/398 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Düzce 2.Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.01.2023 tarihinde karar verildi.