Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/34152 E. 2023/217 K. 23.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/34152
KARAR NO : 2023/217
KARAR TARİHİ : 23.01.2023

TUTUKLU
DURUŞMA VE TAHLİYE TALEPLİ

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/754 E., 2022/658 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.04.2022 tarihli ve 2021/246 Esas, 2022/172 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 01.06.2022 tarihli ve 2022/754 Esas, 2022/658 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 08.08.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, lehe delillerin dikkate alınmadığı, aynı suçtan yargılanan tanıkların suçtan kurtulmak saiki ile sanık hakkında gerçeğe aykırı ve çelişkili beyanda bulundukları, sanığın örgüt üyelerinin profiline uymadığı, dosyada bütün delillerin toplandığı, sanık hakkında güvenlik tedbirine hükmedilmesi gerekirken sanığın tutuklu olarak yargılandığı, hükmedilen cezada teşdit uygulanmasını gerektirir bir durumun olmadığı ve mahkemenin teşdit uygularken herhangi bir gerekçe göstermediği, karar verilirken sanığın kişilik özellikleri ve geleceğine olan etkilerinin dikkate alınmadığı, sanığın kaçmaya çalışırken yakalandığı gerekçesi ile takdiri indirim maddesinin ve etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak için bildiği her şeyi anlattığı halde hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğu, suçun unsurlarının oluşmadığı, temyiz incelemesinin duruşmalı yapılarak sanığın tutuksuz yargılanıp sanık hakkında kurulan hükmün bozulması gerektiği ve sair sebeplere ilişkindir.

Sanığın temyiz istemi özetle, hakkında beyanda bulunan tanıklar Ö. Ç. ve İ. O.’nun mahkeme huzurunda dinlenmemeleri, ByLock programının örgütsel amaçla kullanılmadığı, tanık Ö.’nün ByLock programını kendi ismi ile açıp daha sonra bu isimle devam etmesini istediği için Ö. kod ismini kullanıldığı, tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığı ve çelişkili olduğu, kaçmaya çalışırken yakalandığı gerekçesi hakkında takdiri indirimin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğu ve tutuksuz yargılanarak hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği ve sair sebeplere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Tüm dosya kapsamı, dosya arasında bulunan ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı, tanık

beyanları ve sanık savunmaları birlikte değerlendirildiğinde; sanığın … ID numaralı ByLock hesabını kullanmak suretiyle örgütsel iletişim modeline uygun olarak gizlilik içerisinde örgütsel faaliyetlerini yerine getirdiğinin anlaşıldığı, tanıklar M. İ. O. ve Ö. Ç.’nin birbirleriyle uyumlu beyanlarında sanığın örgüt içerisinde BTM olarak görev yaptığını beyan ettiklerinin anlaşıldığı, örgütün gerçek yüzünün kamuoyu tarafından bilinebilir olduğu dönemde dahi örgütsel faaliyetlerini sürdüren ve 2016 yılının Mayıs ayına kadar örgüt evlerinde kaldığını ikrar eden sanığın eylemlerinin süreklilik gösterdiğinin anlaşıldığı, alınan beyanlardan ve ByLock hesabında Ömer kullanıcı adını kullanmasından anlaşıldığı üzere “…” kod adını kullanan sanığın, örgüt evlerinden sorumlu olduğunun ve BTM olarak görev yaptığının ve örgüt hiyerarşisinde yer almak suretiyle faaliyetler gösterdiğinin mahkememizce sabit görüldüğü, bu itibarla zaman içerisinde gösterdiği ısrar, süreklilik ve çeşitlilik ile Fethulahçı Terör Örgütü-FETÖ/PDY’nin hiyerarşik yapısı içerisine giren, bu sayede ByLock isimli kriptolu haberleşme programını kullanan sanığın terör örgütü üyesi olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşılmakla sanığın üzerine atılı “silahlı terör örgütüne üye olma” suçunu işlediği mahkememizce sabit görülmüştür.

Sanık tarafından 5237 sayılı TCK’nın 221/4 maddesi kapsamında gösterilen herhangi bir etkin pişmanlık olmadığı anlaşılmış, sanığın aşamalarda alınan beyanlarında sadece kendisi hakkında beyanları bulunan şahıslar hakkında bilgiler verdiğinin anlaşıldığı, sanığın mahkememizce sabit görülen konumu ve örgüt içerisinde bulunduğu süre dikkate alındığında örgütün işleyişi hakkında da genelgeçer bilgiler verdiğinin anlaşıldığı, tüm bu açıklanan nedenlerle sanığın cezasından 5237 sayılı TCK’nın 221/4 maddesi gereğince indirim yapılmamış ve sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 314/2 maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar vermek gerekmiş, sanığın örgüt evlerinden sorumlu olduğu ve BTM olarak görev yaptığı anlaşıldığından örgüt içerisindeki konumu nazara alınarak temel ceza alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmiş ve sanığın yargılama aşamasında yurt dışına çıkma yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri altında iken yurt dışına kaçmaya çalışması şeklindeki olumsuz tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak TCK’nın 62/1 maddesi gereğince sanık hakkında takdiri indirim hükmü uygulanmaksızın hüküm tesis edilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;

a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında ve dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.

b)Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında ve müstakar kararlarında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olacağı kabul edilmiştir.

c) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere, dosya kapsamına, tanık beyanlarına ve … ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı içeriğine göre ByLock iletişim sistemini örgütsel iletişim amacıyla kullanan, örgüt evlerinde kalan, örgüt içinde bölgeci olarak tabir edilen öğrenci evlerinin sorumluluğunu yürüten ve … Kod ismini kullanan sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna, sanığın örgütteki konumu, kaldığı süre, faaliyetlerinin önem ve yoğunluğu ile faaliyet alanı göz önünde bulundurulduğunda temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılmasına ve sanığın yurt dışı çıkış yasağı altındayken kaçmaya çalışması sebebiyle göstermiş olduğu olumsuz tutum ve davranışları sebebiyle hakkında takdiri indirim yapılmasına yer olmadığına dair kabulde bir isabetsizlik görülmememiştir.

d) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 01.06.2022 tarihli ve 2022/754 Esas, 2022/658 sayılı kararında sanık ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.01.2023 tarihinde karar verildi.