Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/5274 E. 2009/5707 K. 15.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5274
KARAR NO : 2009/5707
KARAR TARİHİ : 15.06.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki birleşen itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı konusuz kalan tevhidli davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı kooperatifin kullandığı krediyi ödememesi üzerine alacağın tahsili için başlatılan 2004/9420 esas sayılı icra takibine itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Birleştirilen 2006/56 esas sayılı davada, 2004/9421 esas sayılı takibe yapılan itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, kendilerine kat ihtarı gönderilmediğini, muaccel olmayan bir alacak için icra takibi yapılamayacağını beyan ederek asıl ve birleştirilen davaların reddini istemiştir.
Mahkemece, yargılama devam ederken 16.12.2005 tarihinde borcun Bakanlar Kurulu Kararına göre yeniden yapılandırıldığı ve ödemelerin bu yenilemeye göre yapılmasına devam edildiği gerekçesiyle, esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davalının kullandığı krediyi ödemediğinin anlaşılmasına göre temiyz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacının temyizine gelince, davacının davalıdan kredi ilişkisi nedeniyle alacaklı olduğu ve alacağın yargılama sırasında çıkartılan yasal düzenlemeye göre yeniden yapılandırıldığında uyuşmazlık yoktur. Bu durumda davacı dava tarihi dikkate alındığında itirazın iptali davası açmakta haklıdır. Hal böyle olunca davacı yararına vekalet ücretine hükmetmek gerekirken mahkemece bu yön gözden kaçırılarak davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HUMK’nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ:Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddine, (2) sayılı bentte açıklanan nedenle hüküm fıkrasının üç ve dört nolu paragraflarının karardan çıkartılarak yerine “davacı yararına asıl davada 575 TL, birleştirilen davada 575 TL vekalet ücreti takdirine ve davalıdan alınıp, davacıya verilmesine” cümlesinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.