Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/9361 E. 2023/2090 K. 28.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9361
KARAR NO : 2023/2090
KARAR TARİHİ : 28.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki ilama aykırılık iddiası nedeni ile yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi borçlu vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince şikayetçi borçlu vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlu vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. ŞİKAYET
Şikayetçi borçlu vekili şikayet dilekçesinde, … … Mahkemesinin 2013/198 Esas 2013/720 Karar sayılı ilamında davalının … … Sigorta A.Ş., davacının Sosyal Güvelik Kurumu olduğunu, … Sigorta A.Ş’nin ticaret unvanı 27.12.2006 tarihli tescil yazısı ile … … Sigorta A.Ş. olarak, … … Sigorta A.Ş.’nin unvanının ise 26.04.2010 tarihinde … Sigorta A.Ş. olarak değiştirildiğini, nihai olarak … Sigorta A.Ş.’nin … Sigorta A.Ş.’yi tüm aktif ve pasifleri ile birlikte devralması suretiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde İki şirketin birleşmesi işleminin … Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından 02 Aralık 2019 tarihinde tescil edilmiş ve bu kapsamda … Sigorta A.Ş.’nin tasfiye olmaksızın infisah ettiğini, tescil ile birlikte … sigorta A.Ş.’nin tüzel kişiliği sona ermiş olduğundan, faaliyetine … Sigorta A.Ş. nezdinde devam ettiğini, takibe dayanak ilamda davanın kısmen kabulüne, 46.551,66 TL hak sahiplerine bağlanan gelirin davalılardan … (…) Sigorta A.Ş. açısından poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere gelir bağlama onay tarihi olan 08.06.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 153,00 TL cenaze yardımının davalılardan … (…) sigorta A.Ş. açısından poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere cenaze yardımı ödeme tarihi olan 24.07.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline” karar verildiğini, davacı kurumun açıkça poliçe limiti ile sorumluluğa gidilmesini talep ettiğini, 22.12.2003 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle müvekkili şirket nezdinde düzenlenen poliçenin teminat limitinin 30.000 TL olduğunu, şirkete tebliğ edilen icra emrine istinaden 30.000 TL anapara olmak üzere feriler ile birlikte toplam 82.615 TL’nin 27.03.2015 tarihinde icra dosyasına ödendiğini, icra emri incelendiğinde görüleceği üzere, alacaklının ilama aykırı olarak müvekkili şirkete hükmedilen 46.551,66 TL’nin tamamından sorumlu tutarak, 27.03.2015 tarihinde yapılan ödeme ile sorumluluklarının yerine getirilmiş olmasına rağmen haksız işlemlere devam ettiklerini belirterek … İcra Dairesinin 2019/31991 Esas sayılı takibin ve icra emrinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli bilirkişi raporuna göre, davacı borçlunun İcra Müdürlüğünün 2019/31991 Esas sayılı dosyasından yenile emrinin düzenlendiği 19.11.2019 tarihi itibariyle 3.254,33 TL asıl alacak ile 1.362,54 TL bu alacağın faizi olmak üzere toplam 4.616,87 TL borcu bulunduğu dosya borcunun sona ermediği, takip dosyasından alacağın tahsili için işlemlerde devam edilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, icra dosyası bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış olmakla şikayetin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi borçlu vekilince; yasal süresi içinde süre tutum dilekçesi sunulmuş olup süre tutum dilekçesinde istinaf nedeni bildirilmemiş, gerekçeli karar tebliğine rağmen gerekçeli istinaf dilekçesi sunulmamıştır.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkeme kararının taraf vekillerinin yüzüne karşı 01.12.2021 tarihinde verildiği, davacı vekili tarafından 10.12.2021 tarihinde süre tutum dilekçesi sunularak gerekçeli kararın tebliğinden sonra ayrıntılı istinaf dilekçesi verme haklarının saklı tutulduğu, buna karşın gerekçeli istinaf dilekçesinin İİK’nın 363. maddesi gereğince yasal süresi içerisinde sunulmadığı, bu itibarla incelemenin kamu düzeni ile sınırlı olarak yapıldığı, dosya kapsamı, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vaka ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı ve hükümde kamu düzenine aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi borçlu vekilince, icra takibini ilamın infaz edilecek kısmına aykırı olmasının kamu düzenine aykırılık oluşturacağından resen gözetilmesi gerektiği iddiası ve ilama aykırılık iddiası ile kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ilamlı takipte ilama aykırılık iddiasına dayalı şikayet başvurusuna ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK’nın 16,41,363 ve diğer hükümleri

3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, istinaf aşamasında ileri sürülmeyen hususların temyiz aşamasında incelenemeyeceğinin anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi borçlu vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2004 sayılı Kanun’un 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.