Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/4978 E. 2023/3356 K. 11.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4978
KARAR NO : 2023/3356
KARAR TARİHİ : 11.04.2023

T U T U K L U

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesi hükümlerinin eleştirilerek istinaf başvurularının esastan reddi
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri ile sanıklar … ve …
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz
dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar … ve … müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. … 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.10.2018 tarihli ve 2018/256 Esas, 2018/342 Karar sayılı kararı ile … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/495 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/495 sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
B. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.03.2019 tarihli ve 2018/495 Esas, 2019/134 Karar sayılı kararı ile sanık …’ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 27 yıl 13 ay 15 gün hapis ve 56.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
C. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.03.2019 tarihli ve 2018/495 Esas, 2019/134 Karar sayılı kararı ile sanık …’ün uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan,5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 22 yıl 17 ay 7 gün hapis ve 46.860,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
D. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.03.2019 tarihli ve 2018/495 Esas, 2019/134 Karar sayılı kararı ile sanık …’in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 5 yıl 10 ay hapis ve 46.860,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

E. … Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 10.11.2020 tarihli ve 2019/897 Esas, 2020/743 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve sanıklar Emrah ve Özgür hakkında re’sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin ve sanıklar Emrah ve Özgür’ün istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine,
2. Mahkûmiyete yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı somut delil bulunmadığına,
3. Atılı suçu işlemediğine,
4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
5. Arama kararının ve elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğuna,
6. Suçun maddi unsurlarının oluşmadığına,
7. Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık … ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Mahkûmiyete yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı somut delil bulunmadığına,
2. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine,
3. Atılı suçu işlemediğine,
4. Kararın hukuka aykırı olduğuna,
5. Sanığın kullanıcı olduğuna,
6. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.

C. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Kararın hukuka aykırı olduğuna,
3. Tanık beyanlarının çelişkili olduğuna,
4. 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesinin uygulanması gerektiğine,
5. Birleştirme kararının ve yapılan yargılamanın usule aykırı olduğuna ve yargılamanın çocuk ağır ceza mahkemesinde yapılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Kolluk görevlilerince uyuşturucu satıldığına ilişkin elde edilen istihbari bilgi üzerine fiziki takibe başlanıldığı, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan …’un rızasıyla teslim ettiği elinde 1 adet sentetik kannabinoid maddesinin ve hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan …’ın rızasıyla teslim ettiği elinde 1 adet sentetik kannabinoid maddesinin usulüne uygun olarak ele geçirildiği, istihbari bilgide belirtilen iş yerinin girişe göre karşıda sağ taraf duvara sonradan yapılmış olan ve zula tabir edilen demirden yapılmış kilitli kapının olduğu yerde kapı açıldığında kapının dış kısmında gazete kağıdına konulmuş halde şeffaf poşet içerisinde uyuşturucu kullanan şahısların üzerinden çıkan uyuşturucu maddeler ile benzerlik gösteren sentetik kannabinoid maddesinin ve aynı gazete içerisinde beyaz kağıtlara sarılı vaziyette paketlenmiş lastik ile bağlanmış vaziyette beş adet satışa hazır hale getirilmiş THC ve sentetik kannabinoid içeren uyuşturucu maddelerin usulüne uygun olarak ele geçirildiği, sanıkların savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, kullanıcı tanıkların usulüne uygun olarak alınan beyanları, zabıt mümzilerinin mahkeme huzurunda tutanak içeriğini doğrulayan usulüne uygun olarak alınan beyanları, elde edilen istihbari bilgi, olayların gerçekleşme biçimleri, ele geçen maddelerin miktarı, çeşitleri ve sayısı dikkate alındığında sanıkların üzerlerine atılı bulunan uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işledikleri gerekçesiyle mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümlere yapılan eleştiriler dışında isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, suçun maddi unsurlarının oluştuğuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, arama kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığı, delillerin hukuka uygun olarak toplandığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına, sübutuna, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluştuğuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
C. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına, sübutuna ve birleştirme kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 10.11.2020 tarihli ve 2019/897 Esas, 2020/743 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri ile sanıklar Emrah ve Özgür’ce öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271

sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak; Üye …’in sanık … hakkında tekerrür uygulamasına ilişkin karşı oyu ve oy çokluğuyla, diğer sanıklar yönünden oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar Emrah ve Özgür hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.04.2023 tarihinde karar verildi.

(Karşı Oy)

K A R Ş I O Y G E R E K Ç E S İ

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 226 ncı maddesine göre; suçun hukukî niteliği değiştiğinde ya da cezanın artırılması veya cezaya ek olarak güvenlik tedbiri uygulanması gerektiğinde, durum sanığa veya varsa müdafiine bildirilerek ek savunma hakkı tanınmadan, sanık hakkında iddianamede gösterilen dışında bir kanun hükmü uygulanamaz.

Sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasını gerektirecek durumunun, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıkmadığı, dava açıldığında da mevcut olduğu ileri sürülerek, bu konuda ek savunma hakkına gerek bulunmadığına ilişkin görüş kabul edilemez. 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hâller, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıktığında aynı hüküm uygulanır” ifadesi, “iddianamede gösterilmeyen bir kanun hükmü gereğince, sanığın cezasının artırılması veya sanık hakkında güvenlik tedbiri uygulanması gerektiğinde de birinci fıkrada olduğu gibi durum sanığa veya

varsa müdafiine bildirilerek ek savunma hakkı tanınması gerekir” anlamındadır.

Adli sicil kayıtlarında birden fazla hüküm bulunduğunda, bu hükümlerden hangisinin tekerrüre esas olduğu konusunda mahkemelerin bile zaman zaman yanıldığı, tekerrüre esas olmayan hükmün tekerrüre esas alındığı dikkate alındığında, hakim ve Cumhuriyet savcılarının bile uygulamada yanıldıkları bir konuda sanıklardan adli sicil kayıtlarındaki hükümlerden hangisinin tekerrüre esas olduğunu bilmesini beklemenin doğru olmayacağı kanaatindeyim.

Adlî sicil kaydı, 5271 sayılı Kanun’un 209 uncu maddesi gereğince duruşmada okunması zorunlu belgelerdendir. Tekerrür oluşturan mahkûmiyet hükmünün yer aldığı adlî sicil kaydının duruşmada okunması üzerine sanığın okunan kaydın kendisine ait olduğunu veya bu belgeye karşı bir diyeceğinin bulunmadığını söylemesinin ek savunma yerine geçmesi mümkün değildir.

Emredici nitelikte olan 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesi gözardı edilerek, sanığa ek savunma hakkı verilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanması yasaya aykırıdır.

Açıklanan nedenlerle, sanık hakkındaki hükmün bozulması gerektiği kanısını taşıdığımdan çoğunluğun temyiz isteminin esastan reddine ilişkin görüşüne katılmıyorum. 11.04.2023