Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/10219 E. 2023/1370 K. 08.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10219
KARAR NO : 2023/1370
KARAR TARİHİ : 08.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2015 tarihli ve 2014/80 Esas, 2015/270 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi; hükmün bozulması ile beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’ın evine yaptırdığı işlerin karşılığında katılan …’e suça konu 30.000,00 TL bedelli çeki verdiği, çekin katılanın çalışanları tarafından bankaya ibrazında sahte olduğunun belirtildiği, bu şekilde sanığın atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmasında, atılı suçlamayı kabul etmediğini, söz konusu çeki … isimli şahıstan ticari alışveriş karşılığında aldığını savunduğu belirlenmiştir.
3. Tanık U.Ö.’nün kollukta alınan beyanında; sanık …’in suça konu çeki … ilinde … isimli şahıstan aldığına bizzat şahit olduğunu belirtmiş olduğu anlaşılmıştır.
4. Tanık H.Ç. alınan beyanında; sanığa mermer ürünü satmadığını, sanığı tanımadığını gerekirse yüzleşmek istediğini, çekte imza veya yazısının bulunmadığını belirtmiş olduğu görülmüştür.
5. Mahkemesince söz konusu çek aslının duruşmada incelenmediği, çek ile ilgili dosya kapsamında herhangi bir bilirkişi raporunun da bulunmadığı anlaşılmıştır.
6. Mahkemesince sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçunun sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Belgede sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olması nedeniyle, sahteliği iddia edilen ve dosya arasında bulunan suça konu çekin duruşmaya getirtilerek incelenmesi suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, yasal unsurlarının bulunup bulunmadığı aldatma yeteneğine sahip olup olmadığının gerekçeli kararda tartışılması gerektiği gözetilerek, çek üzerinde banka tarafından ”sahte olduğundan işleme konulmadı” şeklindeki şerh dışında başkaca bir incelemenin yapılmamış olması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkartılması açısından; söz konusu çekin sahteliğine dair banka kayıtlarının getirtilmesi, çekte keşideci olarak gözüken …’un da araştırılarak çekteki yazı ve imzaların kendisine sorulması, sanık ve tanık U.Ö’nün beyanlarında belirtmiş olduğu …’in tanık H.Ç. olup olmadığının tespiti yönünden usulüne uygun olarak teşhis işlemi yaptırılması, 5271 sayılı Kanun’un 48 inci maddesi gereğince çekinme hakları hatırlatılarak H.Ç.’nin tanık sıfatıyla dinlenmesi, söz konusu çekin sahte olup olmadığı ve çek üzerindeki yazı ve imzaların kime ait olduğu yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılması ile toplanan delillerin sonucuna göre sanık hakkında hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
2. Kabule göre de, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin, “29.09.2012” yerine “24.12.2012” olarak yazılması,
Nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2015 tarihli ve 2014/80 Esas, 2015/270 Karar sayılı kararına yönelik sanık …’ın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.03.2023 tarihinde karar verildi.