YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/520
KARAR NO : 2023/1340
KARAR TARİHİ : 08.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bilişim sistemine hukuka aykırı müdahale suretiyle haksız çıkar sağlama suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de, aynı suça ilişkin 26.02.2016 tarihli ilamla verilen beraat kararına yönelik temyiz isteğinin Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 15.11.2017 tarihli ilamıyla reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında bozma üzerine resmi belgeyi, bozma yok etme veya gizleme suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 15.11.2017 tarihli ve 2017/18954 Esas, 2017/12812 Karar sayılı bozma kararı üzerine yapılan yargılamada, … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.03.2019 tarihli ve 2018/137 Esas, 2019/231 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Bilişim sistemine hukuka aykırı müdahale suretiyle haksız çıkar sağlama suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
2. Resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 205 inci maddesinin birinci fıkrası ve aynı fıkranın son cümlesi, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ve müdafiinin temyiz istekleri; resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik olup eksik inceleme ve yetersiz araştırma ile gerekçeden yoksun hüküm kurulduğuna, savunma hakkının kısıtlandığına, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına,
2. Katılanın temyiz isteği; bilişim sistemine hukuka aykırı müdahale yoluyla haksız çıkar sağlama suçundan sanığın mahkumiyetine karar verilmesi, resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme suçundan mahkumiyetine karar verilen sanık aleyhine katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine,
3. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; bilişim sistemine hukuka aykırı müdahale yoluyla haksız çıkar sağlama suçundan sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
IV. GEREKÇE
A. Bilişim Sistemine Hukuka Aykırı Müdahale Suretiyle Haksız Çıkar Sağlama Suçundan Kurulan Beraat Hükmüne İlişkin Katılan ve Cumhuriyet Savcısının Temyizleri Yönünden
… 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.02.2016 tarihli ve 2013/139 Esas, 2016/185 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemine hukuka aykırı müdahale suretiyle haksız çıkar sağlama suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteklerinin Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 15.11.2017 tarihli ve 2017/18954 Esas, 2017/12812 Karar sayılı ilamıyla reddine karar verildiği ve ilk derece mahkemesinin 26.02.2016 tarihli beraat kararının kesinleştiği, söz konusu suça ilişkin yeniden kurulan beraat hükmünün hukuki değerden yoksun olduğu ve bu suçtan temyizen incelenecek hüküm bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Resmi Belgeyi Bozma, Yok Etme veya Gizleme Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Sanık, Sanık Müdafii ve Katılanın Temyizleri Yönünden
1. Yargıtayın denetim işlevini yerine getirebilmesi için temyiz incelemesine konu hükmün gerekçe bölümünde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaatin, suç oluşturduğu sabit görülen fiillerinin ve bunun nitelendirmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması ve bu şekilde cezanın şahsîleştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, bilirkişi raporuna atıfta bulunmak suretiyle gerekçeden yoksun hüküm kurulması,
2. İlk defa hükmün verildiği celsede okunan ve öncesinde sanığa ve/veya müdafiine tebliğ edilmediği anlaşılan bilirkişi raporunu incelemediğini beyan ederek esas hakkında savunmada bulunmak için süre isteyen sanık müdafiine dosya kapsamı dikkate alınarak makul bir süre verilmesi gerekirken, yargılamaya devam edilip mahkûmiyet hükmü kurularak 5271 sayılı Kanun’un 215 ve 216 ıncı maddelerinin ihlal edilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
3. Kabule göre de;
a) Temel cezanın belirlenmesi sırasında alt sınırdan uzaklaşma gerekçelerinin somut olaya uygun ve denetime olanak verecek biçimde gösterilmesi gerektiği gözetilmeden, katılanın uğramış olduğu zararın niteliği ve miktarına ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadan ve yasal ibarelerin tekrarı ile yetinilerek temel cezanın üst sınıra yakın “4 yıl hapis” olarak belirlenmesi,
b) Kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Bilişim Sistemine Hukuka Aykırı Müdahale Suretiyle Haksız Çıkar Sağlama Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle, dava dosyasının İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Resmi Belgeyi Bozma, Yok Etme veya Gizleme Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle, … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.03.2019 tarihli ve 2018/137 Esas, 2019/231 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafii ile katılanın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.03.2023 tarihinde karar verildi.