Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/13700 E. 2023/1040 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13700
KARAR NO : 2023/1040
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki ihalenin feshine ilişkin şikayet nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine ve şikayetçi aleyhine ihale bedeli üzerinden %8 oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmiştir.

Kararın borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; mahkemece borçlu vekiline eksik harcın tamamlanmasına dair muhtıra çıkartıldığı, muhtıranın 09.11.2022 tarihinde tebliğ edildiği, 28.11.2022 tarihli … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 2022/1351 Esas 2022/2122 Karar sayılı ek kararı ile bir haftalık kesin süre içerisinde gerekli harç ve masrafların yatırılmadığından borçlu vekilinin temyiz talebinin reddine karar verildiği, ek karar 07.12.2022 tarihinde borçlu vekiline tebliğ edilmekle, borçlu vekili süresinde verdiği dilekçe ile muhtıranın usulsüz olduğundan bahisle ek kararın kaldırılmasını istemiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2010/19-286 Esas – 2010/330 Karar sayılı kararında bir muhtıranın geçerli olması için gereken özellikler belirtilmiştir. Buna göre;
Temyiz harç ve giderlerinin eksik ödendiğinin anlaşılması halinde muhtıra gönderilerek kararı veren Hâkim veya Mahkeme Başkanı tarafından yedi günlük kesin süre içinde harç ve giderin tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı hususu temyiz edene yazılı olarak bildirilir. Verilen süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verir. Bu kararın da temyiz edilmesi halinde 432. maddenin son fıkrası hükmü kıyasen uygulanır.

Hâkim veya Mahkeme Başkanı tarafından “temyiz harç ve giderlerinin tamamlanması için yedi günlük kesin süre” verilmesi ve ayrıca yazılı olarak “aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı hususu”nun bildirilmesi gerekmektedir.

Bu nedenle muhtırada Hâkim veya Mahkeme Başkanı’nın sicili ve imzası bulunmalıdır. Muhtıra Hâkim veya Mahkeme Başkanı tarafından imzalanmadan verilmişse, usulünce düzenlenmiş muhtıranın varlığından söz etmeye olanak yoktur.

Mahkeme Yazı İşleri Müdürü’nün veya kalem personelinin temyiz harcı veya giderinin tamamlanması için temyiz edene süre vermesi veya tebligat zarfı üzerine ihtar/uyarı şeklinde yazılan ve Hâkim imzası taşımayan muhtıra usule aykırıdır, Mahkeme Yazı İşleri Müdürü’nün veya kalem personelinin vermiş olduğu süre ya da tebligat zarfı üzerine ihtar/uyarı şeklinde yazılan ve Hâkim imzası taşımayan muhtıra üzerine temyiz harcını veya giderini ödememiş olan taraf, temyiz talebinden vazgeçmiş sayılamaz.

Yargıtay’ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre, muhtırada yapılması gereken işlemin ne olduğu açıkça ve ilgili tarafın yanılmasına neden olmayacak biçimde gösterilmeli; bu açıdan ikmal edilecek harç ya da giderin miktarı ve yatırılma merci ve süresi, bunun yapılmamasının sonuçları net biçimde açıklanmalıdır. Örneğin, “dosyaya yatırılması” şeklindeki ifade tarafın yanılmasına neden olabileceğinden, bu ifadeyi taşıyan muhtıra geçersiz olacaktır.( HGK 2014/9-1743 E. 2017/372 K.)

Somut olayda, mahkemece davacı borçlu vekiline gönderilen muhtıraya eksik harç ve posta giderinin dosyaya yatırılması gerektiğinin yazıldığı ve böylelikle gönderilen muhtıranın usulüne uygun olmadığı, anlaşılmaktadır.

Anılan sebeple, davacı borçlu vekiline gönderilen muhtıra usulsüz olduğundan, muhtıra tebliğine rağmen harcın süresinde tamamlanmaması sebebi ile temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair ek kararı hatalı olup, 28.11.2022 tarihli … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 2022/1351 Esas 2022/2122 Karar sayılı ek kararın oy birliği ile kaldırılmasına karar verildi. Esas karara ilişkin kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Borçlu/şikayetçi dilekçesinde; kıymet takdir raporu ve satış ilanının ilgililere ve müvekkiline usulüne uygun tebliğ edilmediğini, süresinde satış talep edilip avans yatırılmadığını, satış ilanında ihale konusu taşınmaza ilişkin önemli özelliklerin yer almadığını ve bazı bilgilerin gerçeğe aykırı olduğunu ileri sürerek 11.01.2022 tarihli ihalenin feshini talep etmiştir.

II. CEVAP
İhale alıcısı … vekili cevap dilekçesinde; ileri sürülen iddiaların soyut beyana dayandığını, süresinde satış talep edildiğini, tebligatların usul ve yasaya uygun tebliğ edildiğini, ihalenin kanuna uygun yapıldığını beyan ederek talebin reddini istemiştir.

Alacaklı … Banka Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde; satışa hazırlık işlemlerine ilişkin şikayetin süresinde mahkemede ileri sürülmediğini, tebligatların usulüne uygun yapıldığını, süresinde satış talep ettiklerini beyan ederek talebin reddini ve davacının %10 para cezasına mahkum edilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile satış ilanının şikayet edene 16.11.2021 tarihinde tebliğ edildiği, şikayet eden ilana karşı herhangi bir şikayet yoluna gitmediğinden, satışa hazırlık işlemlerindeki hukuka aykırılık iddiasının ihalenin feshi yargılamasında dinlenemeyeceği, İİK’nın 150/e maddesi uyarınca süresinde satış talep edildiği, şikayet edenin kendisi dışındaki ilgililere tebligatın usulsüz yapıldığı iddiasını ileri süremeyeceği dolayısıyla fesih sebeplerinin yerinde olmadığı, kamu düzeni yönünden yapılan incelemede ihalenin usul ve yasaya uygun yapıldığı gerekçesiyle ihalenin feshi şikayetinin reddine, şikayetin işin esasına girildikten sonra reddedilmesi sebebiyle İİK 134/5 maddesi gereği şikayetçinin ihale bedeli olan 267.000 TL’nin takdiren % 8’i oranında 21.360 TL para cezasıyla mahkum edilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayet dilekçesini tekrar ederek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kıymet takdirine ilişkin eksiklikler süresinde İcra Hukuk Mahkemesinde ileri sürülmediği için ihalenin feshi sebebi olarak dinlenemeyeceği, örnek 6 icra emrinin davacı borçluya 22.07.2020 tarihinde tebliğ edildiği, alacaklının icra emrinin tebliğinden itibaren 1 yıl içerisinde 07.08.2020 tarihinde satış istediği, 10.08.2020 tarihinde satış avansının 7.000 TL olarak yatırıldığı dolayısıyla ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, ihalede kamu düzenine aykırı bir durum da bulunmadığından davacı borçlu vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Şikayet dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ihalenin feshi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK’nın 134. maddesi

3. Değerlendirme
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, şikayetçinin ihalenin feshi talebinin reddine yönelik temyiz itirazları ile aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2-Davacı borçlu aleyhine taktir edilen para cezasına ilişkin re’sen yapılan değerlendirmede;

İİK’nın ihalenin feshi şikayetine ilişkin usül ve esasları belirten 134. maddesine 24.11.2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa’nın 27.maddesi ile eklenen fıkra ile;

“İhalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir.
Ancak ihalenin feshi talebinin usulden reddi gereken hâllerde duruşma yapılmadan da karar verilebilir. İcra mahkemesi;
1. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı
ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler dışında kalan kişilerce talep edilmesi nedeniyle,
2. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişiler bakımından feragat nedeniyle,
3. İşin esasına girerek,
talebin reddine karar verirse ihalenin feshini talep edeni feshi istenen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûm eder. ” hükmü getirilmiştir.

Düzenlemenin gerekçesi, ihalenin feshi talebi yukarıdaki sebeplerle reddedilen davacının ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip, etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre para cezasının taktir edilebilmesini sağlamaktır.

Mahkeme, para cezasına hükmedecekse oranını davacının ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip, etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre ölçülü şekilde belirlemelidir.

Para cezasının oranı, hem istinaf aşamasında, hemde temyiz aşamasında re’sen değerlendirilir.

Para cezasının oranına ilişkin değişikliğin, ne zaman, ne şekilde uygulanacağına ilişkin olarak İİK’na 24.11.2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa’nın 33. maddesi ile eklenen GEÇİCİ MADDE 18/4. maddesi;

“134 üncü maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan değişiklikler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında uygulanmaz. Ancak, ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûmiyete ilişkin hüküm görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında da uygulanır. Temyiz kanun yolu incelemesi aşamasında bulunan dosyalar bakımından para cezasının oranına ilişkin olarak yapılan değişiklik tek başına bozma nedeni yapılamaz. Yargıtay değişikliği uygulamak suretiyle hükmü düzeltebilir. ” hükmünü içermektedir.

Bu yasal düzenlemeler ve lehe değişiklik dikkate alınarak ihalenin feshi talebinin esastan reddi nedeni ile şikayetçi aleyhine hükmedilen para cezasının oranı değerlendirildiğinde;

Somut uyuşmazlıkta, şikayetçi/borçlu aleyhine ihale bedelinin %8’i oranında para cezasına hükmedilmiş ise de, 7343 sayılı Kanun’la değişik İİK’nın 134/5-3 maddesi gereğince fesih gerekçeleri ve fesih isteyenin sıfatı gözönünde bulundurulduğunda davanın ihale sürecini uzatmaya matuf olmadığı görülmekle, Anayasa’nın 13. maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi de nazara alınarak ihale bedelinin %8’i olarak belirlenen para cezasının %5 oranında belirlenmesinin hak, nesafet ve ölçülülük ilkelerine uygun olacağı anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının para cezası yönünden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Şikayetçi-borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 14.09.2022 tarih ve 2022/1351 E. – 2022/2122 K. sayılı kararının, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/1. maddeleri uyarınca (KALDIRILMASINA),

Osmaniye İcra Hukuk Mahkemesinin 18.02.2022 tarih ve 2022/22 E. – 2022/121 K. sayılı kararının hüküm fıkrasının para cezasına ilişkin iki numaralı bendinde yer alan “ % 8’i oranında 21.360 TL” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “ % 5’i oranında 13.350,00 TL ” ibaresinin yazılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2 ve 7343 sayılı Yasa’nın 33. maddesi ile eklenen GEÇİCİ MADDE 18/4. maddelerinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.02.2023 tarihinde oy biliğiyle karar verildi.