Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/20553 E. 2023/630 K. 14.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20553
KARAR NO : 2023/630
KARAR TARİHİ : 14.02.2023

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.02.2015 tarihli ve 2014/148 Esas, 2015/41 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında:
1. Bilişim sistemindeki verileri bozma, yok etme, değiştirme veya erişilmez kılma, sisteme veri yerleştirme, var olan verileri başka bir yere gönderme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 244 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
2. Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının … olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ile son fıkrası, 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 yıl 6 ay hapis ve 300,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz talebi, hakkında verilen mahkumiyet kararlarının tümünü temyiz ettiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın suç tarihinde mağdur …’e ait facebook hesabının şifresini kırdığı, arkadaşı olan mağdur …’den para istediği, mağdur …’nin iradesini, para isteyen kişinin arkadaşı … olduğu konusunda yanılttığı, bu şekilde sanığın bildirdiği telefon numarasına cebe havale yöntemi ile 150,00 Türk Lirası gönderilmesini sağladığı, havale tutarının aynı gün A.T.M.’den çekildiği, mağdur …’in sanığın eylemi nedeniyle facebook hesabına giremediği anlaşılmıştır.
2. Sanık aşamalarda alınan savunmalarında, para gönderilen telefon numarasının kendisine ait olduğunu kabul etmiş ancak geçmiş tarihte internet üzerinden organik ürünler ve poker oyunu çipleri satışı yaptığını, bunları alan kişi ya da kişilerin başkalarını dolandırarak kendilerinin göndermesi gereken parayı bu kişilerin göndermesini sağladıklarını beyan ederek üzerine atılı suçlamaları kabul etmemiştir.
3. Sanığın savunması doğrultusunda ilgili kargo şirketlerine müzekkere yazılmış ise de; sadece bir adet gönderisinin bulunduğu tespit edilmiştir.
4. Mahkemece sanık hakkında bilişim sistemindeki verileri bozma, yok etme, değiştirme veya erişilmez kılma, sisteme veri yerleştirme, var olan verileri başka bir yere gönderme; bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının … olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlardan incelemeye konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Sanık hakkında kurulan hükümlerde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası gereğince tekerrür uygulamasına esas alınan .Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.05.2012 tarihli ve 2011/99 Esas, 2012/77 Karar sayılı ilamının 18.02.2016 tarihinde kesinleşmiş olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde 3 numaralı bentte açıklanan nedenle … Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.02.2015 tarihli ve 2014/148 Esas, 2015/41 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği tekerrür uygulamasına ilişkin olarak hüküm fıkrasından A-3 ve B-5 maddelerinin çıkarılarak diğer bentlerin de buna göre teselsül ettirilmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.02.2023 tarihinde karar verildi.