Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/8152 E. 2023/740 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8152
KARAR NO : 2023/740
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1 maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının 15.12.2015 tarihli ve 2015/710 Esas, 2015/683 İddianame numaralı iddianamesi ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-e maddesi gereğince cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53/1 maddesi gereğince hak yoksunluklarına ve 58. maddesi gereğince cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
2…. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.07.2016 tarihli ve 2015/778 Esas, 2016/661 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/1-e ve 62/1 maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53/1 maddesi uyarınca hak yoksunluklarına ve 58. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; mahkemede savunması alınırken sorular sorulmak suretiyle kendisinin yönlendirildiğine, zararı öderim demedeki kastının böyle bir suçlama ile ceza almamak olduğuna, atılı suçu işlemediğine, hakkında hükmedilen cezanın eksik inceleme ile verildiği gibi usule de uygun olmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, şikâyetçinin kilitli bir şekilde duran hediyelik eşya tezgahından, tezgahın üst kapak pimapen kısmını yukarı kaldırmak suretiyle açarak, sayısı tespit edilemeyen kolye ile gözlüğü çaldığından bahisle açılan kamu davasında, sanığın üzerine atılı suçu kabul etmediği, ancak şikâyetçinin tezgahının sağdan 7. PVC olan ön kısmı kalkık PVC’nin alt ön kısmında vücut izleri tespit edildiği, tespit edilen izlerin sanığın sol el yüzük parmağı izi ile aynı olduğunun tespit edildiğine dair 08.10.2015 tarihli ekspertiz raporu, olay anına ilişkin CD izleme tutanağı, söz konusu CD mahkemenin 02.06.2016 tarihli duruşmasında taraflara izletildiğinde sanığın “…görüntüdeki kişinin ben olup olmadığımı bilemiyorum, görüntüdeki kişi ben de olabilirim…” şeklinde cevap verdiği hususu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit görülerek mahkûmiyetine karar verildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1.5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2.Sanığın, … iskelesinde mağdura ait kapalı ve asma kilit ile kilitli vaziyette bulunan hediyelik eşya tezgahından, tezgahın PVC olan üst kapaklarından birini zorlayarak ve zarar vererek açıp, kolye ve gözlük çalması şeklindeki eyleminin, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfının belirlenmesinde yanılgıya düşülerek aynı Kanun’un 142/1-e maddesi gereğince hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Sanık hakkında tekerrüre esas alınan … Asliye Ceza Mahkemesinin 15.05.2008 tarihli ve 2008/2 Esas, 2008/203 Karar sayılı ilamı ile verilen mahkûmiyetine konu suçun 5237 sayılı Kanun’un 141/1 maddesinde yazılı hırsızlık suçuna ait olduğu ve 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası uzlaşma kapsamına alınan bu suçtan dolayı uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre sanık hakkında tekkerrür hükümlerinin uygulanmasında zorunluluk bulunduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (2) ve (3) numaralı paragraflarında açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.07.2016 tarihli ve 2015/778 Esas, 2016/661 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, aleyhe temyiz istemi bulunmadığından bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.