Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2022/15914 E. 2023/854 K. 23.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15914
KARAR NO : 2023/854
KARAR TARİHİ : 23.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Muhafaza görevini kötüye kullanma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığının 27.02.2015 tarihli ve 2015/2803 Esas sayılı iddianamesiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 289/1. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.07.2015 tarihli ve 2015/125 Esas, 2015/475 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223/2-a maddesi gereğince beraat kararı verilmiştir.
3. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.07.2015 tarihli ve 2015/125 Esas, 2015/475 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17. Ceza Dairesinin, 16.06.2020 tarihli ve 2020/44365 Esas, 2021/5682 Karar sayılı kararıyla; “10/02/2012 tarihinde haczedilerek sanığa yediemin sıfatıyla teslim edilen malların muhafazası için haciz mahalline gidildiğinde adresin boşaltılmış olması nedeniyle malların yerinde bulunmadığının 07/01/2014 tarihli tutanakla tespit edilmesi, sanığın mahcuzların kaldığı iş yerinin tahliye edildiği ve eşyaların abisinin deposuna götürüldüğünü savunması ve yapılan araştırmayla mahcuzların bir kısmının mevcut olduğu ancak arta kalan büyük bir kısmının ise bulunmadığının anlaşılması karşısında; kendisine teslim edilen malların büyük bir kısmının sanığın belirttiği adreste tespit edilemeyen sanığın eyleminin TCK’ nın 289/1. maddesindeki suçu oluşturacağı, hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmesi,’ nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2021 tarihli ve 2020/359 Esas, 2021/86 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 289/1., 62., 50. ve 52. maddeleri uyarınca hapisten çevrili 1.500,00 TL ve doğrudan 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, eşyaların eksiksiz olarak durduğuna, eksik araştırma yapıldığına ve lehe olan hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir.
Katılan vekilinin temyiz istemi ise; verilen cezanın yetersiz olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Haczedilerek sanığa teslim edilen bir kısım eşyanın muhafazası için gidildiğinde sanığın eşyalarla birlikte adreste olmadığı tespit edilmiş, sanığın savunmasında eşyaları bir depoya sakladığını ve eksiksiz olarak durduğunu beyan etmesi üzerine yapılan kolluk araştırmasında mahcuzun bir kısmının yerinde olmadığı belirlenmiştir.
2. Sanık savunması ile kendisine ait adli sicil kaydı, haciz tutanakları ve kolluk araştırma tutanağı dosya içerisine alınmıştır.
3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulduğu ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık ile katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde,
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle değişik CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK’ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 E., 2021/4 K. sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38. maddesiyle 5237 sayılı TCK’nın 7 ve CMK’nın 251. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2021 tarihli ve 2020/359 Esas, 2021/86 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE 23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.