YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7402
KARAR NO : 2023/1058
KARAR TARİHİ : 15.03.2023
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli kasten öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık … müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.06.2021 tarihli ve 2020/343 Esas, 2021/234 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddenin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
… 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.06.2021 tarihli ve 2020/343 Esas, 2021/234 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bendi, 39 uncu maddenin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddenin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 21.02.2022 tarihli 2021/2655 Esas, 2022/458 Karar sayılı Kararıyla sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekilinin, Cumhuriyet Savcısının istinaf başvurularının oy çokluğuyla kabulüyle sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerin 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak, duruşma açmak suretiyle;
Sanık … hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (d) ve (e) bentleri, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddenin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık … hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (d) ve (e) bentleri, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddenin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Sanıklara eksik ceza tayin edildiğine,
2. Eksik incelemeye
İlişkindir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri
1. Sanık …’nin beraat etmesi gerektiğine
2. Sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin uygulanmaması gerektiğine
İlişkindir.
C. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Delil Yetersizliğinden beraatine karar verilmesi gerektiğine,
2. İştirak derecesine,
3. Suç vasfına,
4. Katılan Bakanlık lehine vekalet ücreti tayin edilmemesi gerektiğine
İlişkindir.
D. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının bulunduğuna,
2. Olayda tasarlamanın şartlarının bulunmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Maktul …’un sanıkların öz oğlu olduğu, maktulün uyuşturucu bağımlısı olup, uyuşturucu etkisindeyken cinsel taciz niteliğinde uygunsuz hareketlerde bulunduğu, anne ve babası olan sanıkların bu durumdan çok rahatsız oldukları, suç tarihinden 3 gün önce daha önce yaşanan bir taciz olayıyla ilgili ifade vermek üzere ailece adliyeye gittikleri, maktul ile maktulün eşi tanık ….,ve sanık …’ın adliyeden beraber ayrıldıkları, önce maktulün işyerine gittikleri ve maktulün işyerine girdiği sırada sanık …’ın sanık …’yi arayarak sanık …’den döner almasını isteyerek içine maktulün kullandığı psikiyatri ilacından koy dediği, maktul geri geldiğinde sanık …’ın maktule … Toki’deki eve gidelim dediği, Toki’deki eve gitmeden önce ……..’daki evlerine uğradıkları ve maktulün eşi tanık ……,’ın araçtan inip diğer sanık …’nin araca bindiği, maktulün döneri yedikten sonra sanık …’ın şoför koltuğundan inerek maktulün kafasına levye ile vurduğu, … Tokiye doğru tekrar yol aldıkları ve ilaç etkisini gösterince sanık …’ın tekrar levye ile maktule vurduğu, maktulün yarı baygın olması nedeniyle sanık …’ın diğer sanık …’nin ve maktulün araçta beklerken … Tokideki evden bıçak alıp araca geri dönüp maktulü bıçakladığı, maktulün can çekiştiğini görmesi üzerine sanık …’ın maktulü iple boğduğu ve yolun kenarında bıraktığı anlaşılmıştır.
2. 30.06.2020 tarihli otopsi raporunda, kişinin ölümü sırasında alkollü olmadığını, kanında uyarıcı madde (3 ng/ml) amphetamine ve (33 ng/ml) methamphetamine, benzodiazepin türevi ilaç etken maddeleri diazepam, (457 ng/ml) nordiazepam, (4 ng/ml) temazepam, (22 ng/ml) oxazepam, (1 ng/ml) medazepam, antipsikotik ilaç etken maddesi (2 ng/ml) olanzapine, (0.5 ng/ml) risperidone, (3 ng/ml) aripiprazole, 9-hydroxy risperidone ve pıhtılaşma önleyici ilaç etken maddesi (69 ng/ml) warfarin bulunduğunu, mevcut ilaç etken maddelerinin tek tek değerlendirildiğinde toksik ya da öldürücü doz aralıklarında olmadığı, kişinin vücudunda 1 adet kesici delici alet yarası, baş bölgesinde çok sayıda künt travmatik laserasyon ve boynunda bağla boğma bulguları ile gövde arka yüz ve sol kolu içine alan geniş doku defekti tespit edildiği, gövde arka yüz ve sol kolu içine alan doku defektinin, bu alanın sınırlarındaki laserasyonların ve yüzde tarif edilen parşömenize laserasyonların yabani hayvanlar tarafından yenilmeye bağlı oluşmasının muhtemel olduğu, göğüste 8 numaralı lezyon olarak tarif edilen
kesici delici alet yarasının müstakilen öldürücü nitelikte olduğunu, kesici-delici alet yarası cilt bulgularına göre; kullanılan aletin bir kenarının keskin, diğer kenarının künt olduğu, baş bölgesinde tanımlanan 1, 2, 3 ve 4 numaralı lezyonlar ve sağ kaş üzerinde tanımlanan lezyonun künt travmatik laserasyon niteliğinde yaralanmalar olup kemik dokuda kırığa neden olmadığı, ancak en az biri ya da birlikte etkiyle beyin dokusunda subaraknoid kanama ve kontüzyon oluşturarak yaşamı tehlikeye sokan ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek yaralanma niteliğinde olduğu, boyunda dış muayenede tarif edilen telem ve yumuşak dokulardaki ekimozların bağla boğma eylemi ile uyumlu olduğu, kişinin ölümünün kesici delici aletle perikard ve kalp yaralanması, künt travmatik beyin kanaması ve kontüzyonu ile bağla boğmanın müşterek etkisi ile meydana gelmiş olduğu, ölümü üzerine etkili başka bir nedenin tespit edilmediğinin belirtildiği anlaşılmıştır.
3. Sanık …’ın içinde maktulü öldürdüğü araç üzerinde yapılan inceleme neticesinde aracın koltuk kılıflarının temizlenmeye çalışıldığı, buna rağmen kılıflar üzerinden elde edilen kan örnekleri ile maktulden elde edilen kan örneklerinin yapılan karşılaştırılmasında uzmanlık raporuna göre birebir uyumlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
4. Sanık …’ın olay anlatımı ile uyumlu olan kullandığı aracın PTS haritası dosya içerisinde mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Adlî Tıp 5. İhtisas Kurulu’nun 22.02.2021 tarihli raporunda maktulün kanında saptanan ilaçların ortak tesiri altında kendisini savunmakta güçlük çekeceğinin oybirliği ile bildirildiği anlaşılmakla sanıkların fiil üzerinde hakimiyet kurarak ortak suç işleme kararı doğrultusunda daha önce almış oldukları öldürme kararını soğukkanlı bir şekilde 4-5 saatlik bir süreçte yerine getirip maktulü öldürdükten sonra da tehna bir yere atarak gittikleri, soruşturmada başlangıçta gizlemeye çalıştıkları, gerçeği söylemedikleri, sanık …’nin ilaçlı döneri maktule yedirip onun direncini kırarak sanık …’ın eylemini işlemesini kolaylaştırarak fiil üzerinde hakimiyet kurduğu, bu sürede ambulans ve polisi arayıp yardım istemediği, soruşturma makamlarına doğru bilgi vermediği anlaşılmakla, sanık …’nin de eyleme TCK’nin 37. maddesi kapsamında katıldığı kabul edilerek her iki sanığın TCK’nin 37.maddesi delaletiyle TCK’nin 82/1-a-d-e maddeleri gereğince cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Eksik Ceza Tayini (Haksız Tahrik ve Takdiri İndirim)
Sanıkların çocukları olan maktulün yaklaşık 8 senedir uyuşturucu bağımlısı olduğu, uyuşturucu etkisindeyken yakın akrabalara, komşulara cinsel içerikli mesajlar attığı, bu nedenle akrabalarıyla aralarının bozuk olduğu, bu hususların maktulün eşi tanık Pınar, tanıklar … ve …..,’ın ifadeleri ile de doğrulandığı, sanıkların maktulün tedavisi için uğraş verdikleri ancak maktulün uyuşturucuyu bırakmadığı, öldürme eyleminin gerçekleştirildiği günün bir gün öncesinde de maktulün aynı apartmanda komşuları olan dosya tanığı …..,’ye cinsel içerikli mesajlar attığı, ……,’nin bunu eşine söylemesi
üzerine taraflar arasında kavga çıktığı ve kavganın polis merkezine taşındığı, maktulün 1 gece göz altında kaldığı ve nezaretten çıkmasının akabinde maktulden yönelen yoğun ve katlanılması zor nitelikteki haksız söz ve davranışlarının etkisi altında sanıkların fikir ve irade birliği içinde eylemi gerçekleştirdikleri anlaşıldığından, Mahkemenin haksız tahrik indirimini üst sınırdan uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığından hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulanmasının Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında olduğu, ancak bu takdirin sınırsız ve denetime kapalı bir yetkiyi barındırmadığı, Yargıtay tarafından yapılacak değerlendirmenin, Mahkemenin takdirinin dava dosyasında mevcut veriler ile uyumlu şekilde şekillenip şekillenmediği ve yerinde ve yeterli gerekçeye dayanıp dayanmadığı ile sınırlı olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece; iki sanık hakkında da “Sanığın yargılama sürecindeki davranışları” şeklindeki gerekçeye istinaden sanıklar lehine takdiri indirim uygulanmasına karar verilmiş, sanıkların duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir söz ve davranışları da tespit edilememiş, suçtan sonra pişmanlık gösteren sanıklar hakkında Mahkemenin takdirinin dava dosyası kapsamına uygun şekillendiği belirlendiğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Eksik inceleme
Sanık …’ın üzerine atılı suçlamayı ikrar ettiği, sanık …’nin tevilli ikrarı, tanık ifadeleri, maktul hakkında tanzim olunan otopsi raporu, Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulundan alınan rapor, maktulün içinde öldürüldüğü arabanın koltuklarından alınan kan örnekleri ve olay yerinde elde edilen delillerle ilgili uzmanlık raporları, taraflar arasındaki HTS kayıtları, sanığın kullandığı aracın PTS kayıtları karşısında Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri
1. Sanık … Yönünden Sübuta Yönelik
Maktulün nezaretten çıkması sonrasında babası olan sanığın onu aracıyla aldığı ve maktulü iş yerine götürdüğü sırada sanık …’ın sanık …’yi aradığı, HTS kayıtlarına göre 5 kez konuştukları, bu konuşma sırasında sanık …’ın sanık …’den dürüm istediği, dürümlerden birine sakinleştirici ilaçlardan koymasını söylediği, sanık …’nin bu doğrultuda hazırlattığı dürümleri aldığı, sanık …’ın sanık …’yi aracına aldığı ve maktul de olduğu halde üçü birlikte yola çıktıkları, seyir esnasında ilaçlı dürümü yiyen maktulün sersemlediği, sanık bunun üzerine Telat’ın maktulün kafasına levye ile vurduğu, ölmediğini görmesi üzerine boğazını iple sıkarak öldürdüğü olayda, sanıkların fikir ve irade birliği içinde hareket edip, yaptıkları plan dahilinde, dayanışmalı olarak maktulü öldürdükleri anlaşıldığından, Mahkemenin sanık … yönünden mahkumiyet hükmü kurmasında bir isabetsizlik bulunmadığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. 5237 Sayılı Kanun’un 82 İnci Maddesinin (e) Bendinin Uygulanması Yönünden
Adli Tıp 5. İhtisas Kurulu’nun 22.02.2021 tarihli raporunda maktulün kanında saptanan ilaçların ortak tesiri altında kendisini savunmakta güçlük çekeceğinin oybirliği ile bildirildiği anlaşıldığından Mahkemenin yapmış olduğu uygulamada bir isabetsizlik bulunmadığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Sanık … Yönünden Sübuta Yönelik
Gerekçenin B-1 bölümünde belirtilen nedenlerle maktulün öldürülmesi fiiline diğer sanık …’ın yanında fikir ve irade birliği altında iştirak eden sanık …’nin mahkumiyetine karar verilmesinde isabetsizlik ve hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. İştirak Derecesi
Sanık …’ın yaptığı plan dahilinde sanık …’den maktulü sersemletecek ilaçları alacağı dürümün içine koymasını istediği, bu yönde 5 kez telefonda konuştukları, sanık …’nin dürümleri almasının ardından buluştukları ve araçla seyir haldeyken maktulün bu dürümü yemesini sağladıkları, maktulün sersemlemesi üzerine babası sanık …’ın öldürme eylemini gerçekleştirdiği, bu sırada sanık …’nin ona engel olmadığı, ormanlık araziye maktulün cesedini atıp birlikte kaçtıkları gibi sanık …’nin bu durumu adlî makamlara da haber vermediği hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın eylemine uyan suç vasfının, 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddelerinde düzenlenen “suça yardım” boyutunu aştığı, 5237 sayılı Kanun’un 37 inci maddeleri uyarınca “fail” sıfatıyla eyleme katıldığı ve bu itibarla Mahkemenin kurmuş olduğu hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Vekalet Ücreti
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesi gereğince “Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine bu Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” hükmü düzenlenmiş olup, katılan Bakanlık kendisini bir vekil ile temsil ettirmiş, sanık hakkında da mahkumiyet hükmü kurulmuş olduğundan katılan Bakanlık lehine vekalet ücreti tayin edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Meşru Savunma ve Meşru Savunmada Sınırın Aşılması
Kendisinde darp cebir izi bulunmayan sanık her ne kadar maktulün kendisine yönelik hakaret ve saldırısı altında suçu işlediğini savunmuş ise de, sanık …’nin saldırı hususunu doğrulamadığı, maktulün sanığa hakaret ettiğini bunun üzerine sanığın maktule levye ile vurduğunu beyan ettiği, hakaret eylemleri sebebiyle meşru savunma ya da meşru savunmada sınırın aşılması hükümlerinin uygulanma imkanının bulunmadığı göz önüne alındığında hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Tasarlama
Maktulün uyuşturucu bağımlısı olması, olumsuz tutum ve davranışlar ve özellikle yakın çevresindekilere yönelik cinsel içerikli tacizleri nedeniyle utanç duyan sanıkların, maktulün bir daha masum birine zarar vermemesi amacıyla onu bayıltıp öldürme konusunda plan yaptıkları, bu plan doğrultusunda sanık …’nin hazırladığı ilaçlı dürümü maktule yedirmelerinin akabinde sersemleyen maktulü öldürdükleri olayda; sanıkların suç işleme kararını önceden verdiği, karar ile fiilin icrası arasında makul sürenin geçtiği, sebat ve ısrarla kararlarından dönmedikleri olayda, tasarlayarak kasten öldürme suçunun koşullarının bulunduğuna ilişkin kabul ve uygulamada bir isabetsizlik bulunmadığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 21.02.2022 tarihli 2021/2655 Esas, 2022/458 Karar sayılı kararında öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğu ile TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.03.2023 tarihinde karar verildi.
… … … …
(Karşı Oy)
KARŞI OY
İnceleme konusu olan davada uyuşmazlık konusu olan husus sanık …’in hukuki sorumluluğunun olup olmadığı yolundadır.
… ve diğer sanık …, maktul …’in öz anne-babasıdır.
Mevcut delillere göre maktul … 34 yaşında ve evlidir. Son yıllarda yoğun uyuşturucu kullanmakta, tedavilere de yanıt vermemektedir. Uyuşturucu etkisi ile çevresine karşı çok yoğun cinsel söz ve davranışlar sergilemekte, evde herkesin içinde porno izlemekte, örneğin baldızına dahi cinsel
yönelik göstermektedir. Dahası öz annesine iddiaya göre iki defa cinsel saldırıda bulunmuştur. Olay günü öncesi bu defa alt komşusunun karısına cinsel içerikli mesaj yollamış ve bu nedenle karakola götürülmüş, geceyi orada geçirdikten sonra ertesi gün savcılığa sevkedilmiş, muhtemelen bir TCK 32 şüphesi nedeniyle tutuklanmamış ve adli kontrol koşulu ile serbest bırakılmıştır.
Baba olan sanık ve maktulün eşi Pınar maktulü adliyeden almışlardır. Alt komşuya da cinsel tacizde bulunan maktulün tekrar o eve gitmesini uygun bulmayan baba ve eş, maktulü, ailenin … bölgesinde bulunan TOKİ’deki dairesine götürmek istemiştir. Maktul bunu reddetmiştir.
Bunun üzerine sanık …, anne olan sanık …’ye üç adet dürüm almasını, bunların birini içine maktulün kullandığı antidepresan haplardan ufalayıp koymasını, böylece sersemleyen maktulün TOKİ’deki eve götürüleceğini, sanık …’ın burada maktulün başında durup ona göz kulak olacağını söylemiştir. Neticede ilaçlı olan dürüm dahil yiyecekleri hazırlamış, yanına da maktule kıyafet almıştır.
Anne-baba ve maktul, TOKİ’deki eve giderken yolda durmuşlar ve dürümleri yemeye başlamışlardır.
Bu esnada Telat ve maktul arasında, komşu tacizi nedeniyle tartışma olmuş, sanık …, biraz sersemleyen ve yemek yemekte olan maktulün başına levye ile vurmuştur. Başı kanayan maktul hafif ticari araçta arkada oturan annesi Ayşe’nin dizine uzanmıştır. Bu sırada sanık …’nin …..,’a neden böyle yaptığını, hastaneye gidilmesi gerektiğini söylediği yolunda beyanlar vardır.
Sanık …, yerel mahkeme beyanına göre araçtaki bıçakla, ….’nin beyanına göre TOKİ’deki evden aldığı bıçakla, zaten yaralı ve sersemlemiş olan ….’u bıçaklamıştır. Ardından maktulü ormanlık bir alana atmıştır.
Bu örgü ve deliller içerisinde, sanık …’nin ilaçlı dürümü, Telat’ın öldürme eylemini gerçekleştirmesi için götürdüğü yolunda net bir delil yoktur. Zira, maktul TOKİ evine gitmek istememekte ve aile de artık komşuya tacizde bulunan maktulün eve dönmesini istememekte, onu TOKİ’de bir nevi tecrite almak istemektedir.
Üstelik Tanık ….., bunu doğrulamış ve …..l’un kendisinden kıyafet istediğini, kendisinin reddettiğini anlatmıştır. İşte, sanık … aynı zamanda TOKİ’de kullanmak üzere yanına kıyafet de almıştır.
….,’nin ….,’ın bir gün önceki artık ….’u oralardan uzaklaştırma gibi düşüncesinden haberi yoktur. Onun bu eylemdeki maddi hareketi, ilaçlı dürümü getirmektir. Amacı da …’un artık biraz tecritte kalmasının teminidir. Telat’ın eylemine bunun dışında herhangi bir şekilde katkısı yoktur. Örneğin, oğlu olan maktule, TOKİ’de kalması için bir telkinde bulunup tuzak kurmamıştır.
…., ve ….’ın ortak eylemi varsa bu davada TCK’nin 82/1-e bendi de değerlendirilmelidir. Oysa bir mahkumiyet de dava da yoktur.
Suç içinde ….,’nin eyleminin TCK’nin 278, 281 belki 283. maddeleri yönünde ele alınması mümkün ise de sanığın TCK’nin 37. maddesi uyarınca değerlendirilmesi deliller ile uyumlu değildir.
Bu gerekçelerle sanık … hakkında TCK’nin 82/1-a-d, TCK’nin 29. ve 62. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararının onanması yolunda görüş açıklayan sayın çoğunluğa iştirak etmiyorum. 21.03.2023