Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/2553 E. 2023/976 K. 09.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2553
KARAR NO : 2023/976
KARAR TARİHİ : 09.02.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/3388 E., 2022/21 K.
vekili Avukat …
vekili Avukat …
İHBAR OLUNAN : … Sigorta A.Ş. vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 30.11.2015
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/265 E., 2019/281 K.
Taraflar arasındaki rücuan tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: kurumun sigortalısı …’in davalı işyerinde çalışırken 30.11.2015 tarihinde meslek hastalığına yakalandığını, meslek hastalığı nedeni ile sürekli iş göremez durumuna girdiğini, meslek hastalığı nedeniyle sigortalıya 205.676,58 TL tutarında gelir bağlandığını, 472,64 TL tedavi masrafı yapıldığını, toplam 206.149,22 TL kurum zararı oluştuğunu, kaza nedeniyle düzenlenen teftiş kurulu başkanlığı raporunda sigortalının hastalığının meslek hastalığı olduğu ve işverenin meslek hastalığının oluşunda 5510 sayılı Kanun’un 21/1 nci maddesi gereğince davalının kusurlu olduğunun tespit edildiğini beyan ederek şimdilik 5.000,00 TL’nin gelirlerin onay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın … Sigorta A.Ş’ye ihbarını talep ettiklerini, davanın belirsiz alacak davası olarak değilde, eda davası olarak açılması gerektiğinin, bu nedenle davanın hukuki yarar yokluğundan reddini talep ettiklerinin, dava konusu meslek hastalığının sigortalının dikkatsiz çalışması sonucu ihbar ve kusurundan meydana geldiğinin, meslek hastalığına tutulan sigortalının 17.12.1997 yılında işe başladığını, 31.10.2014 tarihinde iş akdinin sona erdiğini, sigortalı çalıştığı süre boyunca aynı işte çalışan gerekli tüm eğitimleri aldığının kendisinin meslek lisesi mezunu olduğunun, meslek hastalığına tutlan sigortalıya düzenli olarak iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin düzenli aralıklarla verildiğinin, meslek hastalığının sigortalının tamamen kendi kusurundan kaynaklandığının, kendisine ayrıca koruyucu güvenlik malzemelerinin verildiğinin, tüm bu nedenlerle öncelikle davanın … Sigortaya A.Ş. ye ihbarını, davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine, usulden red talebinin kabul edilmemesi halinde meslek hastalığı dolayısıyla müvekkilin hiçbir kusuru bulunmadığından hakkında açılmış olan davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; meslek hastalığının oluşumunda davalı işverenin %100 kusurlu olduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak değil, eda davası olarak açılması gerektiğini, adam çalıştıran, çalışanını seçerken, işiyle ilgili talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken, zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse, sorumlu olmaz hükmü gereği, …’e iş güvenliği ve görevi konusunda gerekli tüm eğitimleri ve gene iş güvenliği açısından gerekli tüm ferdi koruyucu malzemeleri sağlayan müvekkilin, adı geçen işçinin kendi kusuru ve ihmalkârlığından kaynaklanan meslek hastalığından sorumlu olması beklenemez diyerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, rücuan tazminat talebine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 21 ve 76 ncı maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisine yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.