Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/15015 E. 2023/1532 K. 03.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15015
KARAR NO : 2023/1532
KARAR TARİHİ : 03.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Beykoz 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.04.2008 tarihli ve 2007/723 Esas, 2008/163 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentleri ve aynı maddenin aynı fıkrasının son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mahsuba karar verilmiştir.

2. Beykoz 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.04.2008 tarihli ve 2007/723 Esas, 2008/163 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 23.02.2012 tarihli ve 2009/24319 Esas, 2012/6604 Karar sayılı ilâmıyla özetle dosyada katılanın tedavi evrakları ve raporunun bulunmadığı gerekçesiyle sair yönleri incelenmeden bozulmasına karar verilmiştir.

3. Beykoz 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.12.2013 tarihli ve 2012/639 Esas, 2013/532 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentleri ve aynı maddenin aynı fıkrasının son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye, mahsuba karar verilmiştir.

4. Beykoz 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.12.2013 tarihli ve 2012/639 Esas, 2013/532 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 25.04.2016 tarihli ve 2015/30482 Esas, 2016/10422 Karar sayılı ilâmıyla özetle sanığın eyleminin “öldürmeye teşebbüs” suçunun unsurlarını oluşturması ihtimali nedeniyle, delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. Beykoz 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.02.2017 tarihli ve 2016/373 Esas, 2017/155 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan açılan kamu davasında eylemin, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası ve 35 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği kasten öldürmeye teşebbüs suçuna dönüşme ihtimaline binaen delillerin takdir ve değerlendirmesinin yüksek dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle 5235 sayılı Kanun’un 11 inci ve 12 nci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun’un 3 üncü, 4 üncü ve 5 inci maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilmiştir.

6. … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.10.2017 tarihli ve 2017/137 Esas, 2017/378 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentleri ve aynı maddenin aynı fıkrasının son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye, mahsuba karar verilmiştir.

7. … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.10.2017 tarihli ve 2017/137 Esas, 2017/378 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 12.11.2018 tarihli ve 2018/2417 Esas, 2018/17127 Karar sayılı ilâmıyla özetle katılanın sanığa yönelik haksız fiilinin nelerden ibaret olduğu açıklanıp tartışılmadan sanık lehine (½) oranında 5237 sayılı 29 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği haksız tahrik indirimi yapılması, gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

8. … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.03.2022 tarihli ve 2018/563 Esas, 2022/197 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentleri ve aynı maddenin aynı fıkrasının son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mahsuba karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Sanığın eyleminin, meşru savunmada sınırın aşılması kapsamında kaldığına,
2. Alt sınırdan ceza verilmesi gerektiğinde,
3. Sanık lehine haksız tahrik indirimi uygulanması gerektiğine,
4. Vesaire
İlişkindir.

B. Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebebi
Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca haksız tahrik indiriminin yapılması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın, sanığın kaptan olarak çalıştığı teknenin çalışanı olup olaydan bir süre önce tekne sahibi tarafından işten çıkarıldığı, katılan ile tekne sahibi arasında ücret alacağının bulunmasından kaynaklı anlaşmazlık bulunması nedeniyle katılanın diğer tekne çalışanlarını işten ayrılmaları için tehdit edip baskı yaptığının iddia edildiği, olay günü sanık ile katılanın telefonda görüştükleri, katılanın teknenin bulunduğu limana geldiği, katılanın geldiğini öğrenen sanığın ruhsatsız tabancası ile katılanın yanına gittiği, tanık … U.’nun beyanına göre sanığın araç içerisinde oturmakta olan katılanı dışarı çıkardığı, katılanın da sanığın elindeki tabancayı almak istediği sırada boğuşmaya başladıkları, boğuşma sırasında sanığın tabancayla bir kaç el ateş ettiği ve katılanın batın boşluğuna geçerek barsak ve mesane lezyonları ile hemikolektomi nedeniyle yaşamını tehlikeye sokan bir duruma ve organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olduğu anlaşılmıştır.

2. Sanığın, üzerine atılı suçlamayı tevil yollu ikrar ettiği belirlenmiştir.

3. Katılan her aşamada istikrarlı beyanlarda bulunmuştur.

4. Sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak; Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı İstanbul 2. İhtisas Kurulu tarafından tanzim olunan, 25 Şubat 2008 tarihli;
“Sol uyluk 1/3 proksimalinde medialde 1 adet giriş deliği, grafide batın sağ üst kadranda mermi çekirdeği, ameliyat notu; ince barsakta, mesanede, çıkan kolonda yaralanmalar, batın boşluğuna geçerek barsak ve mesane lezyonları ile hemikolektomiye neden olan ateşli silah yaralanmasının;
i) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğu,
ii) Basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı,

iii) Sağ hemiklolektomi nedeniyle organlardan birinin işlevinin zayıflamasına neden olduğu,”
Görüşünü içerir adlî muayene raporu dava dosyasında mevcuttur.

5. Tanık … U.’nun aşamalarda değişmeyen anlatımları ile kovuşturma aşamasında kısmen değiştirdiği tanık … S.’nin kolluk güçlerince tespit edilen beyanlarının örtüştüğü belirlenmiştir.

6. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarları Daire Başkanlığınca tanzim olunan 07.11.2007 tarihli olay yerinde bulunan dört adet kovanın sanıktan ele geçen tabanca ile atıldığı görüşünü bildiren uzmanlık raporu ile 15.11.2007 tarihli katılanın pantolonu üzerinde yapılan incelemede atışın uzak atış mesafesinden yapıldığı görüşünü içerir uzmanlık raporu dava dosyasına eklenmiştir.

7. Kolluk güçlerince tanzim olunan 04.11.2007 tarihli Tutanak içeriğinde alınacağı kayıt altına alınan sanığın olay tarihli adlî muayene raporunun dava dosyasında bulunmadığı belirlenmiştir.

8. Sanığın savunmasında geçen katılan tarafından gemi çalışanlarının tehdit edildiği iddiası yönünden Beykoz 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/149 Esas sayılı yargılama dosyasında mağdurun … isimli şahıs olduğu, sanığın bu yargılamada tanık olarak dinlendiği, katılan hakkında silahla tehdit suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği tespit edilmiştir.

9. Mahkemece, Hukukî süreç başlığı altında bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Meşru Savunma Yönünden
Kollukta susma hakkını kullanan sanık, diğer aşamalarda alınan savunmalarında katılanın kendisini çağırdığını, yanına gittiğinde saldırdığını savunmuş ise de katılan beyanı ile tanık H.U.’nun anlatımları ve katılan hakkında tanzim olunan adlî muayene raporunda belirtilen yaralanmaların adedi, isabet alan vücut bölgeleri, kullanılan suç aleti tabanca ile sanığın katılan tarafından yaralandığına dair sanığın soyut iddiası dışında herhangi bir somut delilin yokluğu karşısında olayda ilk saldırının sanıktan geldiğinin anlaşılması nedeniyle sanığın eyleminin meşru savunma hükmü kapsamında bulunmadığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Temel Cezanın Belirlenmesine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Sanığın birden fazla nitelikli hâl ihlâline neden olacak şekilde yaralama eylemini işlediği olayda, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanıkların kasıtlarının yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak sanık hakkında belirlenen temel cezanın sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

C. Haksız Tahrik Yönünden
Olayın tanığı olan H.U.’nun her aşamada istikrarlı anlatımları ile sanığın olay yerine geldiği gibi araç içerisinde oturmakta olan katılana hakaret edip araçtan çıkardığı ve daha sonra tabanca ile ateş ettiğini beyan etmesi karşısında eylemde, katılandan kaynaklanan ve sanık lehine haksız tahrik teşkil edebilecek herhangi bir söz veya davranışın bulunmadığı, kaldı ki Hukukî süreç başlığı altında (7) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmının gereği Mahkemece bu durum tartışılarak katılanın haksız eylemin bulunmadığı kanaatine varıldığı, Olay ve olgular başlığı altında (8) numaralı paragrafta anlatılan tehdit olayında sanığın, tanık olarak beyanının alınması dışında bu olayın tarafı olmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

D. Vesair
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.03.2022 tarihli ve 2018/563 Esas, 2022/197 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.04.2023 tarihinde karar verildi.