YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11849
KARAR NO : 2022/15002
KARAR TARİHİ : 28.11.2022
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
No :
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir
İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne dair verilen karara karşı, feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince feri müdahil vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi kararının feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı, davalı işverenin yanında geçen, Kuruma bildirilmeyen ve eksik bildirilen 15.05.1996 – 06.06.2015 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
II-CEVAP:
Davalı vekili, davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.
Feri müdahil Kurum vekili, davada fer’i müdahil olmaları sebebiyle aleyhe yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, iş yerinde yapılan denetimde davacının 1996/5-28.07.2007 devresindeki çalışmalarının tespit edilemediğini, davacı iddiasının kurum kayıtlarına eşdeğer belgelerle ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davacının davasının kabulü ile, 1-Davacının davalı şirkete ait iş yerinde 15/05/1996 – 06/06/2015 tarihleri arasında kuruma bildirilen hizmetler dışlandıktan sonra, hizmet akdi ve asgari ücret karşılığında kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesi, fer’i müdahil Kurumun istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Feri müdahil Kurum vekili, çalışma olgusu hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde kanıtlanamadığını, Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı, hatalı olduğunu belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. ve 5510 sayılı Kanunun 86/9. maddeleri olup anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
Somut olayda, mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar, 1066345 sicil sayılı işyerinin kapsama alındığı tarih olan 15.11.2001 sonrası dönem yönünden isabetli ise de; 15.05.1996 – 14.11.2001 arasında geçtiği iddia olunan fiili çalışmanın varlığı yöntemince araştırılmadan, … kırsalında bulunan imalathane işyerlerinde geçtiği beyan edilen dönem yönünden yeterli araştırma yapılmadan sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınarak, 2001 ve öncesinde çalıştığı yerlerin adresleri, nerede oturduğu, işyerine nasıl gidip geldiği davacıya açıklattırılmalı; bu adreslerde yer alan işyerleri saptanarak, bu işyerlerine ait işyeri tescil dosyaları ve talep konusu döneme ait dönem bordroları celp edilmeli, bordrolara geçmiş ve fiilen çalıştığı tespit edilen çalışanları ile davalıya ait araçlar ve şoförleri re’sen tespit edilerek bilgi ve görgülerine başvurulmalı, bordrolu çalışan bulunmaması halinde ise ilgili dönemde komşu işyeri çalışanları veya bu işyerlerinden bordroya geçmiş çalışanlar, muhtar, azalar re’sen tespit edilerek dinlenmeli, bu döneme ilişkin davacının fiili çalışmasının bulunup bulunmadığı hususları netleştirilmeli, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın kabulüne karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, feri müdahil Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. Maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 28.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.