Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2020/283 E. 2023/1018 K. 27.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/283
KARAR NO : 2023/1018
KARAR TARİHİ : 27.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/303 E., 2015/105 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 17.07.2014 tarihli ve 2014/1231 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca Adana Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2. Adana 4 . Ağır Ceza Mahkemesinin 17.03.2015 tarihli ve 2014/303 Esas, 2015/105 Karar sayılı kararı ile resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi; suça konu çekleri ticari iş yaptığı temyiz dışı sanık …’a narenciye sattığı ve kim olduğunu hatırlamadığı müşterilerinin çeklerini verdirdiğine ve kendisinin bizzat vermediğine bu sebeple hakkındaki mahkumiyet kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın temyiz; dışı sanık …’a ismini Tolga olarak tanıtmak suretiyle Hatay’da bir narenciye fabrikasında eksper olarak çalışan bir iş insanı intibaını uyandırdıktan sonra Serapla ortaklaşa narenciye almak için Seraptan 2012 yılı içerisinde bir kısmı da dekontla ispat edilmiş olmak üzere peyder pey yaklaşık 400.000,00 TL para aldığı, ancak sanığın Serap’a hiç ödeme yapmaması üzerine Serap’ın verdiği paraları sanıktan istediği, sanığın suça konu üç adet 45.000,00, 48.500,00, 59.000,00 TL tutarlı çekleri Serap’a borcuna karşılık verdiği, Serap’ın eşi olan temyiz dışı sanık …’ın suça konu çeklerden iki adetini ciro ederek borcuna karşılık Teknofen…. Şirketi’ne verdiği, çeklerin sahte çıkması üzerine Hasan’ın Teknofen… Şirketi’ne borcunu ödeyerek çekleri alıp sanık hakkında suç duyurusunda bulundukları anlaşılmıştır.
2. Soruşturma aşamasında temyiz dışı sanıklar Serap ve Hasan ile sanık …’in sahte çekleri ne şekilde temin ettikleri hususunda çelişkili beyanlarda bulundukları gerekçesiyle cümle sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılmış, ancak yalnızca Öner hakkında sahtecilik suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş, diğer fiiller nedeniyle sanıklar hakkında beraat kararı verilmiştir .
3. Sanık …’in aşamalarda çelişkili beyanlarda bulunarak ilk beyanında kendisini narenciye eksperi olarak tanıtmadığını, çekleri temyiz dışı sanık …’a hiç vermediğini, adını ise çevresinde Tolga olarak bildikleri için Serap’a bu şekilde beyan ettiğini savunurken, sonraki beyanında kim olduğunu hatırlamadığı kişilerden sahte çeki aldığını ve Serap’a borcu nedeniyle sahte çekleri verdiğini ikrar ettiği ancak kimi beyanlarında bizzat verdiğini, kimi beyanlarında ise çekleri veren müşterilerin bizzat Serap’a çekleri ulaştırdığını belirttiği belirlenmiştir.
4. Temyiz dışı sanıkların suça konu çekleri sanık …’den aldıklarını belirttikleri, bu anlatımların tanık beyanlarıyla da doğrulandığı tespit edilmiştir.
5. Suça konu çeklerde keşidecilere atfen atılan imzaların keşidecilerin eli ürünü olmadığı ,çeklerin tümüyle sahte olarak üretildiği ve aldatma niteliğinin de bulunduğu ekspertiz raporuyla belirlenmiş, Mahkemece de suça konu çekler gözlemlenmiştir.
6. Mahkemece sanığın adını Tolga olarak belirtmesi, çekleri aldığı kişileri hatırlamadığına ve temyiz dışı sanığa verdiğine dair tevilli ikrarda bulunması, temyiz dışı sanıkların da tanık beyanlarıyla desteklenir şekilde suça konu çekleri sanıktan aldıklarını belirtmeleri, çeklerin sahte ve aldatma niteliğinin var olduğu konusundaki bilirkişi raporu ve mahkeme gözlemi dikkate alınarak sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan teşdit de uygulanmak suretiyle mahkumiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Olaylar ve Olgular Bölümünün 6 ncı paragrafında özetlenen Mahkemenin kabulü de nazara alındığında yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.03.2015 tarihli ve 2014/303 Esas, 2015/105 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.02.2023 tarihinde karar verildi.