YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17347
KARAR NO : 2023/1015
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/554 E., 2015/76 K.
SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılan …Ş. vekili , sanık … müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 02.12.2013 tarihli ve 2013/2007 sayılı iddianamesi ile sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesi delaletiyle ayrı ayrı;
a) Nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ile 53 üncü maddesi,
b) Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi,
Uyarınca Adana Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2. Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.03.2015 tarihli ve 2013/554 Esas, 2015/76 Karar sayılı kararı ile;
a) Cümle sanıkların nitelikli dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,
b) Sanıklar …, …, …, … ve …’in resmi belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,
c) Sanık …’in resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına,
Karar verilmiştir.
3. Tebliğnamede, sanıklar hakkındaki hükümlerin onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan …Ş. Vekilinin Beraat Hükmü Kurulan Sanıklar Hakkındaki Temyizi
Sanık beyanlarının çelişkili olması ve iştirak halinde atılı suçu işlemiş olmaları karşısında tüm sanıkların cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık … Müdafiinin Mahkumiyet Hükmü Hakkındaki Temyizi
Sanık müdafiinin yalnızca süre tutum dilekçesi verdiği belirlenmiş olup temyizi kurulan hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıklardan …’in Politek Basın Yayın… Limited Şirketi’nin ortağı, Şirketi de temsil ve ilzama yetkili olduğu, diğer sanıklar …, …, …, …’in ise şirket ortağı oldukları, diğer sanık …’e ait olan suça konu iki adet sahteleştirilmiş çeki iştirak halinde katılan bankaya kredi borcu mukabilinde vererek menfaat temin ettikleri, bu durumun katılan banka tarafından çeklerin muhatap bankaya ibrazında keşideci imzasının sistemdeki imza ile uyuşmaması nedeniyle ortaya çıktığı iddia edilmiştir.
2. Sanıklar …, …, …, … beyanlarında şirketin mali ve idari tüm işlerini sanık …’in yürüttüğünü, çekilen krediden haberlerinin dahi olmadığını belirtmişlerdir.
3. Sanık …’te şirketin yönetim kurulu başkanı olarak temsil ve ilzama yetkili bulunduğunu, suça konu çekleri önceden beri ticari ilişki içerisinde bulunduğu …’den hatır çeki olarak aldığını, zaman zaman çek alıp verdiklerini, …’in suça konu çekleri tanzim ederek kargoyla kendisine yolladığını, kendisinin de şirketin çektiği kredinin borcu için katılan bankaya verdiğini, sanık …’in bunu neden inkar ettiğini anlamadığını savunmuştur.
4. Sanık … ise; sanık …’i tanıdığını, başkaca çekleri alıp verdiklerini de kabul ettiğini, Politek… Şirketi’nin kendisine borçlu olduğunu, daha evvel farklı zamanlarda altı çeki kargoyla yolladığını, bunlardan üç adet çekin sanık … tarafından kullanılıp geri iade edildiğini, diğer üç çekin ödenmemesi nedeniyle kendisi tarafından ödendiğini, suça konu iki çeki ise asla vermediğini, Adana’ya sanık …’in şirketine gittiği zamanlarda çekleri düşürmüş olabileceğini, suça konu çeklerin muhatap bankaya ibraz edildiği 23.10.2012 ve 22.11.2012 tarihlerinden evvel noterlik aracılığıyla çeklerinin kaybolduğuna dair 12.10.2012 tarihinde bankaya ihtarname yolladığını belirtmiş, savunmasında geçen diğer altı adet çekin suretlerini dosyaya ibraz ettiği görülmüştür.
5. Bilirkişi incelemesinde suça konu çeklerin ön yüz yazı ve imzalarının sanık …’in eli ürünü olmadığı, Mehmet, Mustafa ve …’in imza ve yazı örnekleriyle de uygunluk tespit edilemediği belirlenmiştir.
6. Suça konu çeklerin mahkeme heyeti tarafından gözlemlendiği ve aldatıcılık niteliğini haiz olduğunun belirlendiği tutanağa geçirilmiştir.
7. Katılan bankanın 26.11.2014 tarihli cevabi yazısından, sanık …’in 01.03.2012 tarihinde çektiği 30.000,00 TL tutarlı kredi borcu için suça konu çekleri sonradan verdiği anlaşılmıştır.
8. Mahkemece sanıklar …, …, …, …’in kayden ortak olduğu, şirketi temsil ve ilzama yetkili olan ve mali işlerini yürüten kişinin sanık … olduğu anlaşıldığından iştirakı tespit edilemeyen sanıklar …, …, …, … hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından ayrı ayrı beraatlerine, sanık …’in ise suça konu iki çeki vermediğini ve kargo ile başka çekler yolladığını belirtip buna dair belgeler sunması, çeklerdeki imzaların ve yazıların kendisine ait olmaması, çeklerin muhatap bankaya ibrazından evvel çeklerin çalındığına veya kaybolduğuna ilişkin bankaya bildirimde bulunması karşısında eylemlere iştirakı kanıtlanamadığından nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından ayrı ayrı beraatine, sanık …’in ise nitelikli dolandırıcılık suçundan; katılan bankanın 26.11.2014 tarihli cevabi yazısında çeklerin borca karşılık verildiğini net bir şekilde belirtmesi nedeniyle suçun unsurları oluşmadığından beraatine, resmi belgede sahtecilik suçundan ise sanık …’a ait olan ancak ne şekilde ele geçirdiği net şekilde belirlenemeyen çek yaprağını sahte şekilde doldurup imzaladıktan sonra kredi borcu için katılan bankaya verdiği ve muhatap bankaya ibrazında keşideci imzasının …’e ait olmadığı ve sahteleştirildiğinin ortaya çıktığı gerekçesiyle mahkumiyetine hükmedilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar Hakkında Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
1. Katılan vekilinin temyizi yönünden, Olaylar ve Olgular Bölümünün 8. paragrafında da özetlenen Mahkemenin gerekçesi dikkate alındığında Politek… Şirketi’ne kayden ortak olan sanıklar …, …, …, …’in fiile iştirak ettiklerinin belirlenemediği, çeklerin asıl sahibi sanık …’in de çeklerini bilerek sahteleştirip Politek… Şirketi’ne katılan bankaya sunması için verdiğine dair delil bulunmadığı gibi bilirkişi raporlarının ve bankaya çekilen ihtarnamenin sanık …’in savunmasını desteklediği, ayrıca suça konu çeklerin önceden kullanılmış olan kredi borcu için sonradan verildiğinin katılan bankanın cevabi yazılarıyla sabit olduğu anlaşıldığından mahkemenin kurduğu beraat hükümlerinde isabetsizlik bulunmaması nedenleriyle hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Diğer temyiz sebepleri yönünden; yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
1. Sanık müdafiinin temyizi yönünden; sanığın ne şekilde ele geçirdiği tespit edilemeyen sahte keşideci imzalı çekleri kredi borcuna karşılık katılan bankaya verdiği sabit görülmüş ve sanığın beraat etmesi gerektiği yönündeki talep yerinde görülmemiştir.
2. Diğer temyiz sebepleri yönünden; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A) ve ( B) bentlerinde açıklanan nedenlerle Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/03/2015 tarihli ve 2013/554 Esas, 2015/76 Karar sayılı kararında katılan … A. Ş. vekili ve sanık … müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan … A. Ş. vekili ve sanık … müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2023 tarihinde karar verildi.